"İşçiye değil patronlara barikat!"
DİSK'e bağlı Nakliyat-İş Sendikası (@Nakliyatsendika) öncülüğünde gerçekleşen TÜVTÜRK grevinin 177. gününde işçiler şirketin grev kırıcılığına karşı, sermaye devletinin kolluk güçlerinin barikatlarına rağmen mücadelelerine devam ediyor.
Biz patronların ve patronların yanında saf tutanların bu işçi düşmanı tavrını çok iyi tanıyoruz.
İşçilerin örgütlü mücadelesine engel olamayacaksınız!
10'uncu Kadıköy Kitap Günleri bugün başladı.
Derleniş Yayınları'nın da yer aldığı Kadıköy Kitap Günleri'nde bugün İstanbul İl Başkanımız Av. Pınar Akbina Karaman, MYK üyelerimiz Safiye Arslan ve Av. Doğan Çıngı Derleniş Yayınları'nın standını ziyaret ettiler.
10'uncu Kadıköy Kitap Günleri'nde 52 numaralı Derleniş Yayınları standında, Türkiye Devrimi’nin Önderi Hikmet Kıvılcımlı Usta’mızın ve Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Nurullah Efe’nin birbirinden değerli eserlerine ulaşabilirsiniz.
Derleniş Yayınları standına tüm halkımızı bekliyoruz.
#DerlenişYayınları
Bugün Şanlı 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişinin 56. yıldönümü. Yaşasın Şanlı 15-16 Haziran Direnişimiz! Parababaları düzenine ve tüm sömürüye karşı nasırlı ellerin yumruğudur bugün!
Derleniş Yayınları, 10. Kadıköy Kitap Günleri'nde Türkiye Devrimi'nin Önderi Hikmet Kıvılcımlı ve Genel Başkan'ımız Nurullah Efe'nin eserlerini halkımızla buluşturmaya devam ediyor.
Okuyucuların ilgiyle karşıladığı Derleniş Yayınları Standını bugün Genel Başkan Yardımcımız Dr. Mustafa Şahbaz ziyaret etti.
Siz de Derleniş Yayınlarını, 21 Haziran'a kadar Kadıköy Belediyesi bahçesi no 52'de, 10.00-21.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.
@derlenisyayin
Bir geçmiş olsun bile dilemediler!
“Kaymakam bey buraya gelmek istemeyip bizi makamlarına çağırdılar. Bize grevin yasal olmadığını söylediler. Günlerdir maaşlar, İşkur ödenmeyenleri, reddedilenler konuşuluyor. Bir geçmiş olsun bile dilemediler!”
Cumhurbaşkanı, vali, kaymakam ne derse desin. Biz onurumuz için direniyoruz, kaybetmeyeceğiz!
#KiremitçiyeHuzurYok
14 Haziran 2013:
TTB Merkez Konsey Başkanı Prof.Dr. Özdemir Aktan, başlatılan karalama kampanyasına karşı Gezi Parkı merdivenlerinde açıklama yaptı: "Gezi Reviri'nde ben de varım, onur duyarım" #GeziDirenişi
Kardeşlerimiz yerin 1200 metre altında 30 saati aşkın süredir aç susuz direniyorlar. Tek bir madencinin dahi kılına zarar gelirse bunun hesabını kimse veremez. Bizi daha fazla sınamayın, hakkımızı verin!
#KiremitçiyeHuzurYok
🔴 CHP'den gözaltındaki öğretmenler için çağrı
Mülakat mağduru ve özel sektörde çalışan öğretmenlerin TBMM önünde yapmak istediği eyleme polis sabah saatlerinde müdahale etti, aralarında sendika başkanının da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.
CHP'li Suat Özçağdaş, öğretmenlerin hak arama mücadelesine destek vererek gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.
https://t.co/QigkPj9jBE
Siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel idarecilerin sessiz kaldığı çevre katliamına, Bursa'nın Orhangazi ilçesi Fındıklı Mahallesi’nden 15 cesur vatandaş dur dedi.
Mahkeme; Nadir, Pınarbaşı, Gedelek ve Erenler kaynaklarını tehdit eden taş ocaklarının çalışmaya devam etmesini sağlayan yürütmeyi iptal etti. Bölgedeki tüm madencilik faaliyetlerinin tamamen durdurulması gerekiyor.
https://t.co/0kFI4Ozs0t
Maden işçilerinin eyleminde silah sesleri
Bağımsız Maden İş Sendikası, "Patron Bekir Kiremitçi’nin adamları tarafından işletme içerisinden direnen işçiler ve aileleri üzerine silahla üç el ateş edildi. Yaralımız yok. İşçiler ve ailelerle madeni işgal ettik. Buradan dönüş yok ölümse ölüm" açıklaması yaptı.
@bagimsizmadenis
Tayyip'in ABD Emperyalist Haydutlarından aldığı "meşruiyet"le CHP'ye saldırmasının BOP hizmetkârlığı yanında en önemli nedenlerinden biri de din alıp satarak, Allah'la aldatarak kandırdığı kitlelerin artık bir ölçüde uyanmaya başladığını ve kendinden uzaklaştığını görmesidir.
Tayyipgiller, yaklaşık çeyrek yüzyıldır süren zulüm iktidarları boyunca Halkımızın kanını kuruttular. Açlığa, yoksulluğa, işsizlik ve pahalılık cehennemine sürüklenen insanlarımız, can havliyle umutlarını Yeni CHP'ye bağladılar. Ve Tayyip, Allah'la aldattığı kitle tabanının artık önemli ölçüde kendisinden nefret ettiğini çok iyi biliyor. Tayyip, aynı zamanda normal şartlarda yapılacak dürüst bir seçimde kazanma şansının sıfırlandığını da çok iyi biliyor.
İşte bu yüzden işlediği binbir suçtan hesaba çekilmeksizin ölünceye kadar saltanatım sürsün, ben ölünce de yerime veliahtım Bilal Oğlan geçsin, diyor.
Biz de diyoruz ki o hesap tutmaz Hafız...
Vatan satıcılık dahil, yaptığın trilyonlarca dolarlık vurgunlarla Halkımızın kanını kurutman dahil, işlediğin binbir suçtan dolayı er ya da geç ama mutlaka bağımsız ve tarafsız mahkemelerde hesaba çekileceksin. Ve eninde sonunda Çelik Bilezikle tanışacaksın.
Ernesto Che Guevara Yoldaş 98 yaşında!
14 Haziran 1928’de dünyaya gelen Che Yoldaş, ömrünü, başta insan soyunun en büyük düşmanı ABD olmak üzere dünya halklarını ezen, sömüren emperyalist haydutlara karşı mücadeleye adadı.
Fidel Yoldaş’la birlikte Şanlı Küba Devrimi’ne önderlik eden Che Yoldaş’ı 98'inci doğum gününde; 1967’de Havana’da toplanan Tricontinental-Üç Kıta Konferansı’na gönderdiği mektuptan bir bölümle anıyoruz:
***
Emperyalizmin bir dünya sistemi olduğunu, kapitalizmin son aşaması olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız ve o dünya çapında yenilgiye uğratılmak zorundadır. Bu mücadelenin stratejik sonu, emperyalizmin yıkılması olacaktır. Bize, bu dünyanın sömürülenlerine ve azgelişmişlerine düşen pay, emperyalizmin temellerini ortadan kaldırmaktır: biz ezilen uluslar, onlara sermaye, hammadde, teknisyen ve ucuz emek vererek ve onlardan yeni egemenlik araçları olan yeni sermaye, silah ve her çeşit materyal alarak mutlak bir bağımlılık içine sürüklenmekteyiz.
Bu stratejik hedefin temel unsuru tüm halkın gerçek kurtuluşu olacaktır. Pek çok olayda bu kurtuluş silahlı mücadeleyle gerçekleşecek ve Bizim Amerika’da sosyalist devrim kaçınılmaz olacaktır.
“Emperyalizmin yıkılması hedeflenirken, onun başını kimin çektiği kesinlikle belirlenmek zorundadır. Bu, ABD’den başkası değildir.
(…) düşmandan nefret etmeyen bir halk vahşi bir düşmanı yenemez.
Ve insanlığın kurtuluşu uğruna verilen savaşın bayrağı altında, uluslararası proleter ordularla gerçek bir proletarya enternasyonalizmi geliştirmeliyiz.
Eğer dünyada ölümün kendi paylarına düşen kısmıyla ve müthiş trajedileriyle, her günkü kahramanlıklarıyla, emperyalizme bitmez tükenmez darbeler indirerek, dünya halklarının artan nefretiyle emperyalizmin güçlerini parçalamak için iki, üç daha fazla Vietnam gün ışığına çıksaydı, geleceğe daha güvenli bakabilirdik!
Bizim her eylemimiz emperyalizme karşı bir savaş çağrısı ve insanlığın en büyük düşmanı ABD’ye karşı halkların birliği için bir savaş marşıdır.
***
Che Yoldaş ölümsüzdür!
¡Patria o muerte y venceremos!
İzmir'de yaşayan 47 yaşındaki arkeolog Mina Eroğlu, Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal tarafından konulan teşhisle zorlu bir mücadeleye başladı
Kendisine nadir görülen 'SOD1 gen mutasyonu'na yönelik güncel bir tedavi protokolü uygulanan Eroğlu, genetik haritasının erken çıkarılmasının önemini vurgulayarak, hayata sıkı sıkıya tutunduğunu belirtti. Hastalığın fıtık gibi rahatsızlıklarla karıştırılması nedeniyle dünyada tanı süresinin 10-14 ayı bulabildiğini ifade eden Doç. Dr. Uysal ise, ALS'de erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekti
https://t.co/GjspVAf4V9
ABD Büyükelçiliği önünde NATO Zirvesi protestosu: 'Ülkeleri bölüp parçalamak için geliyorlar'
Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) üyeleri, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde ABD Büyükelçiliği önünde açıklama yaptı
https://t.co/rkM0X35KDN
Tayyip, ağır bir suç işlemiş bir mücrimin sürekli kendisini masum göstermeye uğraşması gibi her yerde ve her konuşmasında; “Bizim CHP’nin içinde olanlarla hiç uzaktan yakından bir ilgimiz yok. Biz bunlarla ilgilenmiyoruz”, diyerek Butlan Darbesinin yereldeki baş patronu olduğunu gizlemeye, gözden kaçırmaya çalışıyor.
Eh, dedik ya; bu Tayyipgiller’in işi gücü yalan, dümen, hile, insanları “Allah’la aldatma” ve durup dinlenmeden kamu malı yağmalamaktır. Tabiî bunları yaparken de ABD’li efendilerinin, kuklacılarının kendilerine verdiği “BOP” adlı ihanet görevini; “Barış”, “Kardeşlik”, “Terörsüz Türkiye” masallarıyla maskeleyerek yerine getirmektir.
Yahu bunların güvenilir, dürüst, ahlâki ve insani değerlere uygun bir tek sözleri ve davranışları hiç olmamıştır, bundan sonra da olması asla ihtimal dahilinde değildir. Saygıdeğer İlahiyatçımız Yaşar Nuri Öztürk’ün tanımladığı gibi bunlar, 1071 Malazgirt Zaferi’mizden bu yana bu topraklarda peyda olmuş, halkımıza ve vatanımıza musallat olmuş en büyük felakettir, kötülüktür. Baştan ayağa kötülüktür bunlar.
İşte bu sebepten, biz Gerçek Devrimcilerin en öncelikli görevi, halkımız için ve vatanımız için ellerinde ABD’li efendilerinin verdiği ölüm tırpanını tutan bu hainler haini, kötüler kötüsü iktidardan kurtulmaktır.