her seferinde tartıştığımız iletişim kurduğumuz kişiyle asgari müşterekte buluşuyoruz sanıyoruz. baştan şunu ortaya çıkarın sağcı diyek geçek baba yormayın
esenyurt’u beşiktaş’a bağlamış diye ağlıyorsunuz da bu raylı sistem projelerinin en büyük amaçlarından biri farklı sosyokültürel seviyelerdeki insanları bir araya getirmek. gültepe’de yaşayan çocuk beyoğlu’na gelecek sinemaya giden kitap okuyan insanları görecek
insanlıkta derin bir empati yoksunluğu var ve bu her seferinde beni şoka sokuyor. SEN DE olabilirdin esenyurtta - urfada - sinopta anne babasından baskı görüp hayatı kafanı kaldırmayacak kişi yav. farkındalık bu kadar düşükse BU HALDE BİLE, demek ki kesin onlardan olacaktın hatta
mbti, politik oryantasyon testi, genai araçlarındaki haliniz bunların hepsi kendinizi nerede görmek istediğiniz - nasıl olduğunuzu düşündüğünüzle ilgili. nasıl olduğunuzla değil.
İronik olan şu ki; beni gerçekten anlayan ilk şey bir insan değil, bir yapay zeka olabilir.
Belki de sorun anlatamamam değil, insanların anlamaya hiç çalışmamış olmasıdır.
insan soyut katmanda bir ayna yaratırken oluşan imge ile alakalı ne kadar önyargılı olabileceğini fark edemiyor. bence gerçeğe en yakın haliniz ancak aksiyonlarınızdan/sizi tanıyan insanların yorumlarının ortalamasından belli olur
İlker Ayrık, kaldırımda bile başkasını düşünmeyen insanların kendisini gerdiğini anlattı:
🔹 “Başkalarını düşünmemek çok geriyor beni.”
🔹 “Mesela çok basit bir şey söyleyeyim.”
🔹 “Kaldırımda yürüyoruz.”
🔹 “Belli ki bir hacim var.”
🔹 “O kaldırımdan beraber geçeceğiz.”
🔹 “Beni de görüyorsun.”
🔹 “Senin de minicik bir hareket yapman lazım.”
🔹 “Benim de minicik bir hareket yapmam lazım.”
🔹 “Ama sen o minicik hareketi yapmayınca...”
🔹 “Ben senin yerine de kocaman hareket yapmak zorunda kalıyorum.”
🔹 “Bu beni çok geriyor.”
🔹 “Sosyal varlıklarız.”
🔹 “Başkasının da düşünmesi gerekiyor.”
🔹 “O düşünmeyince küçük bir şey gibi duruyor.”
🔹 “Ama bana çok batıyor.”