Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
“Oğlum inşaat mühendisi, emlak danışmanı. Devletle bir işi yok. Piyasada bağımsız çalışan bir inşaat mühendisi.
Oğlumla ilgili haberler algı operasyonu, yalan. Buna ilişkin tekzip talebimizi ilettik.
Memur-Sen Başkanı olarak 2018 yılında aldığımız bir yönetim kurulu kararı var. Memur-Sen adına bir kooperatif kurulamaz.
Oğlumu ilişkilendirenler haysiyetsizdir, şerefsizdir. Oğlum devlet memuru değil, piyasada çalışan bir inşaat memuru. 28 yaşında oğlum.”
Alçaklık da zirve yapar.
Nasıl mı?
İşte böyle:
Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın oğlunun kurduğu kooperatif, TOKİ'den arsa almış. 1.300 villalık lüks bir site inşa ediyormuş!
Yalan. Yok öyle bir şey.
Doğrusu:
Ali Yalçın'ın oğlu, orada sadece çalışan. Bir de 2 artı 1 daire için üyeliği bulunuyor.
FETÖ var bu saldırının arkasında. Alçaklık onların en belirgin özellikleri.
Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın dün akşam TV100 isimli televizyon kanalındaki bir tartışma programının devamlı konuğu tarafından dile getirilen iddialar üzerine yanıt hakkını kullandı.
Program moderatörü tarafından yayına bağlanan genel başkanımızın yaptığı açıklamalar müfterilerin kumpasını çökertti.
Bu yayının ardından Gürsel Tekin yaptığı paylaşımı sildi.
Genel başkanımız katıldığı yayında yapılan iftira paylaşımları ile ilgili sadece CHP’li Gürsel Tekin’i aradığını ifade ederek, “sahte ve trol hesapların attığı iftiralarının peşine takılarak yaptığınız paylaşımdan büyük üzüntü duydum” dediğini söylemişti
🎙️ İTİBAR SUİKASTİ YAPAN VE HAYSİYET CELLATLIĞINA SOYUNANLARLA HUKUK YOLUYLA MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEKTİR !
Bazı basın-yayın organlarında çıkan, Memur-Sen’i ve şahsımı hedef alan, itibar suikastı maksatlı haberler; yargının verdiği tazminat kararlarına rağmen devam ettirilmesi kişilik haklarımıza saldırı niteliği taşımaktadır.
Kamuoyuna mal olmuş bazı isimlerin ise doğruluğunu araştırmadan bu tür karalama kampanyalarını paylaşmalarını ve yorumda bulunmalarını hayretle karşılıyorum.
.
Bu asılsız ve mesnetsiz, organize saldırılar karşısında hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
İSRAİL’İN ÖZGÜRLÜK VE SUMUD FİLOSU’NA YAPTIĞI TERÖR SALDIRISINA KARŞI TÜM DÜNYAYI HAREKETE GEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ
İsrail tarafından uygulanan soykırımın bir parçası olan ablukayı kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla Gazze’ye doğru yola çıkan, aralarında sendikamızın genel merkez ve şube yöneticilerinin de bulunduğu 345 katılımcıyı taşıyan Özgürlük ve Sumud Filosu, Akdeniz'de uluslararası sularda İsrail'in terör saldırısına uğradı.
Siyonist rejimin bu terör saldırısı, sadece Gazze’ye yönelik yardım çabalarını değil, aynı zamanda insanlığın ortak değerlerini hedef alan bir alçaklıktır.
Siviller, sağlık çalışanları ve yardım görevlileri gibi çatışmalara katılmayan kişilerden müteşekkil Özgürlük ve Sumud Filosu’nu hedef alan siyonist İsrail, Cenevre Sözleşmeleri’ni de ihlal etmiştir.
Uluslararası hukuku ve bütün insani değerleri ayaklar altına almayı politika haline getirmiş siyonist rejimin bu terör saldırısı karşılıksız kalmamalıdır. Tüm devletler ortak hareket ederek, İsrail’i uluslararası toplumdan dışlamalı, bu yapının yöneticisi kılığında bulunan eşkıyalar, uluslararası hukuk karşısında yargılanmalıdır.
Hukuk dışı müdahale ile alıkonulan Özgürlük ve Sumud Filosu’nda, aralarında Sendikamızın genel merkez ve şubelerinden 10 yöneticisinin de yer aldığı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı tüm aktivistlerin ülkemize sağ salim getirilmesi için devletimizin başlattığı girişimleri takip ediyor ve ivedilikle sonuçlanmasını bekliyoruz.
Tüm dünya devletlerini, siyonist rejimin uluslararası sularda gerçekleştirdiği terör saldırısına karşı somut adımlar atmaya ve uluslararası hukuku korumaya çağırıyoruz.
#Gazze #SumudSaldırıAltında
İLKSAN YÖNTİMi SUÇ İŞLİYOR!
MUHALEFET ŞERHİNİ GİZLEYEREK GERÇEKLERİ ÖRTEMEZSİNİZ..,
İLKSAN Denetleme Kurulu’nun üç üyesinden biri olan üyemiz, yönetim kurulunun usulsüz, hukuksuz ve keyfi uygulamalarını tespit ederek bu durumu muhalefet şerhi ile kayıt altına almıştır.
İLKSAN’ın 83 yıllık tarihinde daha önce yalnızca iki kez muhalefet şerhi yazılmıştır. Bu şerhler, faaliyet raporuna eklenerek mali genel kurul öncesinde tüm il temsilcilerine denetleme kurulu raporuyla birlikte gönderilmiştir.
Ancak bu yıl:
Muhalefet şerhi il temsilcilerine gönderilmemiş,
Denetleme kurulu raporu ise şerh yokmuş gibi düzenlenerek temsilcilere iletilmiştir.
Bu durum açık bir hukuksuzluk ve usulsüzlüktür.
📌 Muhalefet şerhi, denetim raporunun ayrılmaz bir parçasıdır.
📌 Denetleme kurulu, yönetim kurulunun onay mercii değildir.
📌 Raporun bu şekilde delegelere gönderilmesi açıkça hukuka aykırıdır.
📌 Muhalefet şerhinin gizlenmesi, şerhte yer alan tespitlerin ciddiyetini artırmaktadır.
📌 İLKSAN, muhalefet şerhini yayımlamayarak usulsüzlükleri ve hukuksuzlukları gizlemeye çalışmıştır.
📌 Bu hâliyle denetleme kurulu raporu ibra edilse dahi dava konusu olacak ve iptal edilmesi kuvvetle muhtemeldir.
📌Denetleme kurulu raporu muhalefet şerhi, şerh koyan denetleme kurulu üyesinin, raporun genel sonuçlarına veya belirli maddelerine katılmayarak, gerekçeleriyle birlikte rapora eklediği karşı görüş yazısıdır. Bu şerh, denetlenen faaliyetlerde usulsüzlük, eksiklik veya aykırılık iddialarını resmiyete döker ve ileride açılabilecek iptal davaları için hukuki dayanak oluşturur. Sandık yönetimi, usulsüzlük, eksiklik ve aykırılık teşkil eden eylemleri gizlemek, üyenin dava açma hakkını engellemek istemektedir.
📌 Milyarlarca liralık iştirak yatırımı olan İlk Yatırım A.Ş. denetim dışı bırakılmıştır. Bu şirketin denetleme kurulu tarafından denetlenmemiş olması, şaibeyi daha da güçlendirmiştir.
📌 Muhalefet şerhini gizlemek evrakta sahteciliktir, TCK’ya suçtur
Bu durum;
Resmî belgeyi gizleme evrakta sahtecilik suçuna sebebiyet verir.
Görevi kötüye kullanma suçu kapsamına girer,
Yöneticilerin şahsi sorumluluğu kapsamında mali sorumluluk ve tazminat yükümlülüğü doğurur.
Söz konusu sürece dahil olan İLKSAN yöneticileri müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu usulsüzlük ve hukuksuzluk, cezai sorumluluk doğurur.
Anastatüye göre, Denetleme Kurulu görevlerinin ifası sırasında Sandığın yönetim işlerine ait olmak üzere öğrendikleri noksanlık ve yolsuzluklar ile kanuna aykırı gördükleri hususları Temsilciler kuruluna
bildirmek ile mükelleftir. Bu yetki ve hak, muhalefet şerhi koyan Denetleme Kurulu üyesinin elinden alınmaktadır.
📌 Denetleme kurulu ve faaliyet raporu bu haliyle eksik, sansürlü ve yanıltıcıdır.
📌Türk Ticaret Kanunu’nun 437 ve 445. maddeleri yok sayılmıştır.
SONUÇ İTİBARİYLE;
Bilgi alma hakkı gasp edilen bir delegenin ibra konusundaki irade beyanı hukuken geçersizdir.
Muhalefet şerhi gizlenerek temsilcilerin bilgi edinme hakkı ihlal edilmiştir.
Eksik ve sansürlü rapora dayanılarak verilen ibra oyu yok hükmündedir; mutlak butlanla batıldır.
@ilksangovtr Yönetim Kurulu muhalefet şerhini gizleyerek evrakta sahtecilik yapmış ve suç işlemiştir.
Memur-Sen Genel Başkanımız Ali Yalçın, Türkiye Buluşmaları kapsamında düzenlenen 67. Eğitim-Bir-Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda şube başkanlarıyla bir araya gelerek önemli değerlendirmelerde bulundu.
Eğitimi yalnızca bir meslek alanı değil, bir medeniyet inşası olarak gören bir anlayışla hareket ettiklerini vurgulayan Yalçın, hakkı, emeği ve geleceğimizi savunma mücadelesini Eğitim-Bir-Sen ile birlikte kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti.
Gerçekleştirilen Türkiye Buluşması’nın güçlü bir birlik ve istişare zemini sunduğunu belirten Yalçın, “Heybetli bir buluşma icra ettik. Genel çerçeveyi, içinde bulunduğumuz coğrafyanın dinamiklerini bütüncül bir bakışla ele aldık. Şimdi bu çerçeveye uygun, sahadan beslenen, çözüm odaklı adımlar geliştirme zamanı” dedi.
Teşkilatın büyüme iradesine dikkat çeken Yalçın, üye sayısında yeni hedefler ortaya koyarak, “İnanıyorum ve iddia ediyorum; 450 bin üye sayısına en kısa sürede ulaşacak, hatta bu hedefi aşacağız. Yeter ki inanalım, birlikte gayret edelim. Bu teşkilat, nice başarıların altına imza atacak güç ve iradeye sahiptir” ifadelerini kullandı.
Teşkilatın motivasyonunu diri tutmanın önemine işaret eden Yalçın, “Çok büyük bir teşkilatız ve çok büyük başarılara imza attık” diyerek, bu güçlü mirası daha ileriye taşıma kararlılığını yineledi.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye #TürkiyeBuluşması
@EgitimBirSen@_aliyalcin_
Farkımız; Özgün ve özgür oluşumuzdur diyen Ali Yalçın:
Farkımız; Katılımcılığa fırsat verişimiz ama vesayete asla müsaade etmeyişimizdir. Beraberliğimizi birliğimizle güçlendirmek, kardeşliğimizle pekiştirmektir. Sendikacılığı ikbal kapısı görenlerden bizi farklı kılan; Sendikayı ideoloji taşeronu değil bir medeniyet hâmili olarak görmemizdir.
Bizi güçlü kılan;
Cesametimizden önce durduğumuz yer, yaslandığımız müktesebattır. Seçim süreçlerinde rekabet içindeyken bile refikliği öne çıkarmak, her seçimden daha güçlü bir dostluk ve kardeşlikle çıkmaktır. Bizi güçlü kılan toplu sözleşmelerde birlikte hareket edebilişimizdir. Eylemde, söylemde, mekânda, yürekte birliğimizdir.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması
"Örgütlü Kadın, Güçlü Toplum,
Güçlü Aile, Büyük Türkiye"
Eğitim Bir-Sen'imizin soylu mücadelesinin baştacı;
örgütlü Kadın gücümü;
Eğitim-Bir-Sen 9. Kadın Türkiye Buluşması programımıza başlıyoruz....
Eğitimi yalnızca bir meslek alanı değil, bir medeniyet inşası olarak gören anlayışımızla; bu büyük yürüyüşün en güçlü taşıyıcısı olan kadınların emeğini, iradesini ve dönüştürücü gücünü her zaman merkeze aldık.
Sınıflarda geleceği inşa eden, bilgiyi şefkatle yoğuran, emeğiyle topluma yön veren kadın eğitimcilerimizin azmi; yarınlarımızın teminatıdır. Kadınların varlığıyla güçlenen sendikal mücadelemiz, adaletin, hakkın ve insan onurunun daha gür bir sesle savunulmasına vesile olmaktadır.
Eğitim-Bir-Sen olarak; kadınların emeğini görünür kılan, sözünü güçlendiren ve karar süreçlerindeki etkisini artıran bir anlayışla yol yürümeye kararlıyız.
Kadın Komisyonumuzun örgütlenme bilincindeki artış, sendikal mücadelemiz kadar ülkemiz ve geleceğimiz için de önemlidir.
Çünkü biliyoruz ki; kadının emeği güçlendikçe toplum güçlenir, kadınların sesi yükseldikçe gelecek daha sağlam inşa edilir.
#1000SendikacıKadınLider
@EgitimBirSen@Sdka_Aydin@ebskadin
📍Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonları 9. Türkiye Buluşması
Kadınların Türkiye’deki en büyük ve en güçlü örgütü Eğitim-Bir-Sen’in Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, sendikacı kadın liderlerimizin 9. Türkiye Buluşması’nda açış konuşmalarını gerçekleştirdi:
▪️ Küresel güç odaklarının “özgürlük, modernlik” adı altında toplumlara empoze ettiği kimliği belirsizleştiren ve aileyi zayıflatan anlayışlar, basite indirgenecek bir mesele değildir. Doğrudan doğruya toplumu ve çocukları hedef alan bir ifsad projesidir.
▪️Cinsiyetin belirsizleştiren aile kurumunun kutsallığını ortadan kaldırıp zayıflatan bir zeminden sağlıklı ve geleceğe taşınan bir toplum çıkmaz. Aile kırmızı çizgimizdir! Fıtratı yok sayan, aile kurumunu zayıflatan hiçbir yaklaşım ve çalışmayı kabul etmiyoruz!
▪️Aynı evin içinde ama birbirlerinden uzak ebeveyn ve çocuklardan oluşan ailelerin sayısı, dijital dünyanın dayatmasıyla maalesef her geçen gün artıyor. Dijital dünyanın esiri değil, efendisi olmalıyız. Karanlık odakların ürettiği algoritmalara teslim olmayacağız, çocuklarımızı bu algoritmaların mahkumu yapmayacağız.
▪️Dijital platformlar, kültürel değerlerimizi koruyacak şekilde denetlenmeli; şiddet, zorbalık ve müstehcen içerikli platformlara karşın etkin, hukuki tedbirler alınmalıdır. Aile dostu dijital içerikler üretilmeli, ahlak dışı gündüz kuşağı yayınları tümden yasaklanmalıdır.
▪️Sosyal medya kullanımında getirilen 15 yaş sınırlamasına ilişkin mevzuatın çıkarılmasını önemsiyoruz. Bu düzenlemenin başarıya ulaşması adına atılacak adımlara destek vermeye hazırız.
▪️ Eğitimcileri hedef alan şiddet, kadın eğitim çalışanlarının uykularını kaçırıyor. Fatma Nur Çelik öğretmenimizin iyi yetişsin ailesine milletine faydalı olsun diye çabaladığı öğrencisi tarafından katledilmesi içimizdeki çok taze ve büyük bir acı. Eğitimde şiddet yasasının tavizsiz uygulanması ve caydırıcılığının artırılması için atılması gereken tüm adımların takipçisi olacağız.
#1000SendikacıKadınLider
📍Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonları 9. Türkiye Buluşması
Genel Başkanımız Ali Yalçın, Türkiye’nin dört bir yanından 1000 sendikacı kadın liderimizin katıldığı büyük buluşmamızda hitaplarını gerçekleştirdi:
• Alın terini erdemle buluşturan, Türkiye’nin dört bir yanında emeğiyle iradesiyle dirayetiyle sendikamıza güç katan Eğitim-Bir-Sen’imizin sendikacı kadın liderleri var. Sizlere canıyürekten teşekkür ediyorum.
• Dünya değişiyor kadın teşkilatımızın önemi artıyor. Biz bugünlere kolay gelmedik. 28 Şubat darbesinin ayazını da 27 Nisan’ın e-muhtırasının aymazlığını da 15 Temmuz’daki işgal ve darbe kalkışmasının ihanet çemberini de birlikte yaşadık. Ama tek bir an bile yılgınlık göstermedik, karanlığı bahane edip azmi bırakanlardan olmadık.
• Kadının onurunu ve ailenin haysiyetini korumanın Eğitim-Bir-Sen’cesini çakma sendikalara da yedi cihana da gösterdiniz! 28 Şubat özlemi çekenlere karşı başörtüsü Anayasal güvence altına alınsın mücadelesini bayraklaştırdınız. Birileri aile kurumunun dibini oyarken “Anayasa Değişsin, Sapkın Akımlara Karşı Aile Korunsun” diyen ses oldunuz.
• Hamdolsun teşkilatçı kadın liderlerimiz, yereldeki aymazlara ve onların patronu olan küresel çetelere karşı ortaya koyduğumuz iradeyi Anadolu’nun her köşesinde yiğitçe omuzladılar.
•Sadece eğitimin istikameti için değil, Türkiye’nin geleceği, insanlığın selameti için mücadele ediyorsunuz. Sendikalılıktan sendikacılığa yükselen bilinciniz için, tarihin doğru tarafında, çağın vicdanı olduğunuz için, Gazze’de katledilen kadın ve çocukların acısını emek ve ekmek mücadelemizin bir parçası yaptığınız için, hepinizi tebrik ediyorum. Sıdıka Aydın başkanımız başta olmak üzere genel merkezimizden şubelerimize kadar kadın komisyonlarımızın tüm üyelerine yürekten teşekkür ediyoruz.
#1000SendikacıKadınLider
Bürokrata hediye çeki veren sendika, kendi üyesine selam dahi vermiyor. Üstelik üyeye değer veren sendikaları eleştiriyor. Şimdi ise aynı şeyi kendisi yapıyor. Demek ki bu sendikanın bir öz üyeleri, bir de üvey üyeleri var
https://t.co/mBuoWwmASR
-Demek ki neymiş?
+Almanlar bir sabah kalkıp Yahudileri toplama kamplarına almamış!
Bir değil bir çok nedeni varmış!
Hadi o sebepleri bize bu Haham sıralasın..
(Bu bir itiraftır)
Yöntemi farklı bir darbe: 28 Şubat…
28 Şubat darbesi büyük acılar yaşanmasına neden oldu. O günleri sadece bir daha benzer acılar yaşanmaması için hatırlamalıyız. Her ne kadar darbenin tüm aktörleri hesap vermese de darbeci generaller yargılandı ve rütbeleri söküldü.