Bir gün Halife Hz. Ömer ganimet olarak gelen kumaşları Medine halkına eşit şekilde paylaştırır.
Herkese birer parça düşer.
Ertesi gün hutbeye çıkar. Üzerinde uzun bir elbise vardır.
Cemaatten biri ayağa kalkar ve şöyle der:
“Seni dinlemiyoruz ey Ömer!”
Herkes şaşırır.
Hz. Ömer sakinlikle sorar:
“Neden?”
Adam cevap verir:
“Bize birer parça kumaş düştü.
Ama senin üzerindeki elbise bir parçadan çıkmaz.
Demek ki kamu malından fazladan aldın.”
Yani: Halifeyi yolsuzlukla suçlar.
Ve bunu devlet başkanının yüzüne, camide söyler.
Hz. Ömer savunma yapmaz.
Oğlu Abdullah bin Ömer’i çağırır:
“Anlat oğlum.”
Abdullah der ki:
“Babam uzun boyludur. Kendisine düşen kumaş yetmedi.
Ben de kendi payımı ona verdim. Elbise bu yüzden uzun.”
Bunun üzerine adam şöyle der:
“Şimdi konuş ey Müminlerin Emiri, artık seni dinleriz.”
Bu olay 4 temel ilkeye işaret eder:
*Yönetici hesap verir
*Kamu malı kutsaldır
*Toplum korkmadan konuşur
*Meşruiyet şeffaflıktan doğar
Dışarıda bir arabadan son ses al eline kalemi yaz Allah'ın adını ilahisi çalıyordu az önce. Daha 3 ay önce hav hav çalıyordu arabalarda. Adam tek başına ülkenin sanat seviyesini muasır medeniyetler seviyesine çıkardı
Aylin aradı sabah, “Ahmet bıçaklanmış” dedi, bir korkuyla “Ne diyosun sen be” dedim. Sonra teyzeme, annemin hasta olduğunu, hazırlanması gerektiğini söyledik. Onu aldık. Yolda sürekli sakinleştirmeye çalıştım. “Kaykayını istemiştir, vermemiştir, çizik atmışlardır, iyidir” dedim.
Gazze’de bebekler açlıktan ölürken, Bekir Develi isimli şahıs uçakta dönerken “domates yatağında mozarella” yediğini anlatıyor!
Ben hayatımda bu kadar utanmaz bir insan görmedim!
#SumudFlottilla#SumudForGaza#FreePalestine
Günlerdir soykırımcı İsrail tarafından alıkonulan Sumud Filosu aktivistleri Türkiye’ye döndü.
Sumud Filosu Marinette teknesi kaptanı #EmineGüneş:
"Ailemle kavuşmak çok mutlu etti ama böyle abartılı karşılama da ağır geldi; Gazze’de soykırım devam ediyor.
İsrail'i yalnızlaştırmamız gerekiyor.
İsrail’e yaptırım uygulamamız gerekiyor.
Filistin'e özgürlük, İsrail'e yaptırım!
Bu abluka kırılacak!
Bu abluka kırılacak
Nehirden Denize Özgür Filistin"
karşımda bir grup isveçli genç var. boy ortalamaları 1,80'e yakın. fiziksel görüntülerinde, hareketlerinde, ruh hallerinde uzun soluklu bir refahın yansımaları görülüyor. bu adamlar dünyanın kendilerini kıskandığını düşünmüyor, fetih rüyaları görmüyor, hayatın tadını çıkarıyor. iç anadolu bozkırında geçinemediği aşağı dudullu'daki gecekondudan bozma eve taşınan, elma yiyince dişleri kanayan, vitaminsizlikten 40'ını devirmeden cildi buruşan adam, bütün dünyanın kendi ülkesini kıskandığını düşünüyor ve ömrünü öfke ve nefret içinde tüketiyor. çok garip...
Bombalamalar başladıktan sonra yüzlerce, binlerce fotoğraf gördüm, video izledim, çok sarsıcı olaylara bu ekranın ardında şahitlik ettim.
10 yaşında bir çocuğun kendini asması bütün bu sürecin özeti oldu, en sarsıldığım görüntülerden biri ona ait, bir ömür unutulacağını sanmıyorum, aşmanın mümkün olduğunu da....
Öyle aciz, öyle duyarsız ki insanlık- hiç kimseden bir yardım ulaşmayınca- "Masumiyet" kendisini astı.
Böyle algıladım, bunu hissettim.
Çok üzgünüm... çok...
Takip ettiğim İslamcı arkadaşlar var. Edebiyatı çok seviyorlar, şiiri, fotoğrafı ve Filistin'i. Filistin için adalet istiyorlar. Ne güzel. Metin Lokumcu'ya adalet geçiniz. Çorlu geçiniz. Soma geçiniz. Hapiste haksız yere çürüyenler geçiniz. Filistin uzakta ve adalet istiyorlar.