Bayramlar, aile birlikteliğinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Bu vesileyle tekrar gündeme getirmekte fayda var.
2023 eylül atamasıyla göreve başlayan sözleşmeli öğretmenler, ailelerinden ayrı görev yapıyor.
Aile birliği hakkının gündeme alınmasını ve seslerinin duyulmasını istiyorlar.
2023 ataması öğretmenlerin en büyük temennisi, bu yaz ailelerine kavuşabilmek.
2023 yılında atanan sözleşmeli öğretmenlerimizin yaz tatilindeki mazeret atamalarına başvurmaları sağlanırsa kıyamet kopmaz.
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2023 yılında atanan ve 3 yıllık zorunlu hizmet süresini henüz tamamlayamayan öğretmenlerin bu yaz yapılacak eş durumu atamalarına dâhil edilmesinin mevcut yasal düzenleme çerçevesinde mümkün olmadığını açıkladıktan sonra “Kanuna aykırı olmamak koşuluyla bir şey yapabilir miyiz, bakacağız.” diyerek konuyu değerlendireceklerini söyledi.
Peki uygulamada durum nedir?
Söz konusu bu talepler, güvenlik soruşturmaları vs. sebeplerle öğretmenlerin kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerle 30 Eylül tarihinden sonra göreve başlamaları nedeniyle her yıl sürekli olarak gündeme gelmiş ve bugüne kadar Bakanlığımız mevzuata aykırı olarak bu talepleri olumlu karşılamıştır.
Örneklendirecek olursak,
2025 YAZ TATİLİ ÖĞRETMENLERİN İLLER ARASI MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞTİRME DUYURUSU’nun “A. GENEL AÇIKLAMALAR” başlıklı bölümünün 1. maddesindeki, “Bakanlığımız kadrolarında görev yapan öğretmenler bu duyuru kapsamında başvuruda bulunabilecektir. Sözleşmeli öğretmen olarak görev yapmakta iken kadrolu öğretmenliğe atananlar 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla sözleşmeli ve kadrolu toplam üç yıllık çalışma süresini tamamlamaları hâlinde bu duyuru kapsamında başvuruda bulunabileceklerdir.” açıklamasıyla Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde “Çalışma sürelerinin hesabında yer değiştirme yapılacak yılın 30 Eylül tarihi esas alınır.” şeklindeki hükümlerine göre çalışma sürelerinin hesabında 30 Eylül tarihi esas alınır kuralına aykırı olarak bu duyuruda 31 Aralık tarihinin baz alınacağını açıklamıştır.
Yani Bakanlık bu konuda yıllardır kuralsızlığı kural hâline getirmiştir.
Şimdi ise getirmeyeceğim demektedir.
Fakat 2023 yılı Mayıs ayında sözleşmeli öğretmen olarak atanan ancak kendi iradeleri dışında göreve 2023 Eylül ayında başlayan öğretmenlerimiz bulunmaktadır.
Bu öğretmenlerimiz göreve başladıkları gün itibarıyla kadrolu öğretmenliğe atanacaklardır.
Dolayısıyla bu öğretmenlerimiz kendi iradeleri dışında gerçekleşen çok kısa bir süre nedeniyle 2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin Mazerete bağlı Yer Değiştirmelerinde başvuruda bulunmayacaklardır.
Yani bu öğretmenlerimiz sağlık veya eş durumu nedeniyle yer değiştiremeyeceklerdir. Aile kutsaldır. Sağlığımız çok önemlidir. Dolayısıyla bu öğretmenlerimizin haklı ve yerinde olan bu talepleri dikkate alınırsa kıyamet kopmaz.
Bu nedenlerle, mazeret durumuna bağlı yer değiştirmelere ilişkin 2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin İller ve İlçe Grupları Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu’nda 2023 Eylül ayında göreve başlatılan sözleşmeli öğretmenlerimizin durumunun dikkate alınarak mazeret başvurularında bulunulmasının sağlanması ve bu tür taleplerin sürekli olarak gündeme gelmesi ve bu talepleri Bakanlığımızın olumlu karşılaması yerine tüm personelin her türlü atama ve yer değiştirme işlemlerinde çalışma sürelerinin hesabında; yani mazeret, il içi-il dışı yer değiştirme, yönetici atama, çeşitli okul ve kurumlara atama, sınavlara başvurma vb. işlemlerde 31 Aralık tarihi esas alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir.
Bir aylık süre farkı dolayısıyla, on binlerce öğretmenimiz mazeret tayini hakkından yararlanamıyor.
Bu durumda öğretmenlerimiz aile bütünlüğünü sağlayamıyor, gelecek planlaması yapamıyorlar.
Bu mağduriyet bir an önce giderilmelidir.
''Atama tarihleri kendi tercihleri değildi.''
45 bin sözleşmeli öğretmen ataması, Ağustos ayındaki aile birliği tayinlerine ''sözleşmeli'' statüsünde olacakları için başvuru yapamayacaklar.
Bu öğretmenlerimiz Eylül ayında kadroya geçecekler.
Bunun için kanun değişikliği gerekse de ek bir tayin hakkı getirilmesi sorunun çözümü için yeterli olacaktır.
Öte yandan, MEB’de norm sıkışıklığı her geçen yıl tayin süreçlerini daha da zorlaştırıyor. Bakanlığı bu noktada anlamak gerekiyor. Koşullar gerçekten karmaşık. Ancak bir çıkış yolu bulunabilirse bu konuda da adım atılacağına inanıyoruz. Temennimiz, umudumuz ve mücadelemiz bu yönde olacak.
1 Eylül 2023 ve sonrasında göreve başlayan öğretmenler, 2026 yılına gelindiğinde üç yıllık çalışma süresini tamamlamış olmalarına rağmen, mevcut kılavuz hükümlerinin belirsizliği nedeniyle aile birliği mazeret tayininden yararlanamama riskiyle karşı karşıyadır. Bu durum, öğretmenleri ailelerinden uzun süre ayrı kalmasına, aynı çalışma süresine sahip meslektaşlarıyla arasında uygulama farklılığı oluşmasına ve gereksiz mağduriyetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Bu sorunun çözümü için 2026 Ağustos aile birliği mazeret tayini kılavuzunun 1 Eylül 2023 ve sonrasında göreve başlayan öğretmenleri kapsayacak şekilde güncellenmesi, başvuru döneminde başvuru ekranının bu öğretmenlere açılması ve kılavuza şu ibarenin eklenmesi büyük önem taşımaktadır:
“ 31 Aralık 2026 tarihi itibarıyla 3 yıllık çalışma süresini tamamlamış sözleşmeli veya kadrolu öğretmenler başvurabilir. ”
Bu düzenlemenin yapılması, hem hak kayıplarını önleyecek hem de aile bütünlüğünü koruma ilkesine uygun, adil ve uygulanabilir bir süreç oluşturacaktır.
#AileBirliğiHaktır
#MEBdenAdilDüzenleme
✍️Milli Eğitim Akademisi adı altında yapılan yatırımların odağına bakıldığında, eğitimsel ihtiyaçlardan çok inşaat ve vitrin odaklı tercihler dikkat çekiyor.
✍️Ekonomik sıkıntılar gerekçesiyle vatandaşı ek vergilerle zorlayan, tasarruf çağrısı yapan @memetsimsek ile; mevcut onlarca eğitim fakültesi varken yeni bina projelerine yönelen @Yusuf__Tekin’in politikaları ne kadar tutarlı?
✍️Sormak gerekiyor:
Bu yatırımlar eğitim sisteminin gelişimine mi, yoksa yine birileri için kazanç ve rant alanına mı hizmet ediyor?
✍️İnsanların maddi durumu belli. Bir ile gitmek, günlerce kalacak yer ayarlamak, yol masrafını karşılamak kolay mı sanıyorsunuz? ✍️Aynı branştan binlerce adayı tek şehirde toplamak, hangi mantıkla objektiflik getirecek? Bu hangi uzmanın görüşü, hangi vicdanın ürünü?
❗️@Yusuf__Tekin’in mülakat inadı her açıdan yeni mağduriyetler yaratacaktır.
✍️Ve bu mağduriyetlerin asıl sorumlusu, onu o koltuğa oturtan ve hâlâ görevde tutan Sn. @RTErdogan’dır.
#AcıAmaGerçek
#YusufTekinİstifa
Öğretmenlerin maaşlarından yapılan kesintileri bir izleyicimizin ağzından aktarıyorum:
"Ben 7. kademede olan bir devlet memuruyum. Bize maas iki kalemden yatıyor. Her ayın 15'i, 43 bin küsür maaş yatıyor. Küsür diyorum çünkü çoğumuz kesintilerden sebepli aldığımız net maaşı hiç ögrenemiyoruz bile. Bir de ek ders ödememiz var. O da girdiğim ders sayısı, ekstra pansiyon nöbeti ücretleriyle 14bini buluyor. Maaştan 4 bin, ek dersten 4 bin kesinti yaşandı. Toplamda 50 binin 8 bini yok. Maaş hesabıma geçmeden devlet bizden emeğimizi çalıyor. Daha çok derse giren ya da kademesi ya da unvanı daha yüksek olan öğretmenlerin 10bin ve 10bini aşan kesintileri de oldu bu ay. Ne kadar çok calisiyorsak o kadar cezalandırılıyoruz maalesef. Bu durumu sendikalara da bildirmemize rağmen bilhassa yetkili sendika "en üst seviyeden tepki verdiklerini" söyleyip kenara geçiyor. Derdimizi kadıya anlatıyoruz, kadı yine bildiğiniz gibi..."