Farkındasın değil mi? Hislerini kaybediyorsun. Eskisi gibi derinden hissedemiyorsun artık hiçbiri şeyi. Bir zamanlar içini titreten, seni coşkuyla dolduran ya da canını yakan o duyguların yerini koskoca bir hissizlik aldı. Ruhun hayata karşı nasır tuttu; artık ne tam anlamıyla üzülebiliyorsun ne de gerçekten sevinebiliyorsun. Her şey yavaş yavaş griye dönüyor, her duygu sadece yüzeyde kalıyor. İçindeki o derin, yaşayan bağların teker teker kopuşunu ve kendi içine bir yabancıya dönüşünü sessizce seyrediyorsun...
Birisiyle ne yaşarsanız yaşayın, bir insanda bıraktığınız son iz, çoğu zaman bütün hikâyenin önüne geçer. İnsanlar yılları değil, vedadaki tavrınızı hatırlar. Son anda kırmak da mümkündür, sarıp sarmalamak da. Çünkü bazen bir ilişkinin özeti, son cümlesidir…
Sabah saçma bir neden yüzünden hanım beni her yerden engellemiş, instagramdaki tüm hesaplarına varana kadar. Biz de onu engellemedik, gittik gönlünü aldık, tüm engelleri kaldirttik. Dünyanın en kolay işi seni seven insanın gönlünü almak.
Gönül almayı bilmeyene ömür emanet edilmezmiş. Nişan, flört döneminde bile gönül almıyorsa uzak durun. Çünkü seni sevenin gönlünü almak çocuk oyuncağı.