🔴 ŞİMDİ ÖZÜR DEĞİL, BELGE ZAMANI ZAFFER ARAPKİRLİ
Zafer Arapkirli, kamuoyuna verilen algı neydi?
“CHP figüran topladı.”
“Gürsel Tekin organize etti.”
“Kılıçdaroğlu ekibi parayla salon doldurdu.”
Şimdi açıklama yapan Merss Production ise organizasyon desteğini kendi iradesiyle, arkadaşı Samet Özkaş’a destek amacıyla verdiğini; CHP Genel Merkezi’nden veya CHP İl Başkanlığı’ndan hiçbir ücret almadığını ve herhangi bir parti makamından talimat gelmediğini söylüyor.
Bu açıklama, CHP’nin veya Gürsel Tekin’in figüran siparişi verdiğini kanıtlamıyor. Tam tersine, kurulan siyasi bağlantıyı tartışmalı hâle getiriyor.
O hâlde özür dilemesi gereken kim?
Henüz siparişçiyi ortaya çıkarmadan Kılıçdaroğlu’nu ve Gürsel Tekin’i suçlu gösterenler mi?
Yoksa sipariş, talimat ve ödeme zincirini soranlar mı?
Ajansın organizasyonda görev aldığını açıklaması başka şeydir.
Bu organizasyonu CHP’nin yaptırdığını kanıtlamak başka şeydir.
Şu soruların hâlâ cevabı yok:
Samet Özkaş kimdir?
Hangi sıfatla bu organizasyonun içindedir?
Ajans desteğini kendisi mi istemiştir?
Kişi başı 950 TL olduğu iddia edilen ödemeleri kim yapmıştır?
Servis araçlarını kim kiralamıştır?
Masraflar kimin hesabından karşılanmıştır?
Sözleşme, fatura ve banka kayıtları nerededir?
Haberde sözü edilen diğer iki ajans hangileridir?
Bu ajansların müşterisi kimdir?
Merss Production “CHP’den para almadım” diyor. Peki masrafı kim karşıladı?
Ajansın kendi kasası mı?
Samet Özkaş mı?
Bir iş insanı mı?
Başka bir siyasi çevre mi?
Bunların hiçbirini açıklamadan “tarihî gazetecilik başarısı” ilan etmek, sonuç ortaya çıkmadan kendi kendine madalya takmaktır.
Kimse gazeteciliğin suç olduğunu söylemiyor.
Fakat özgür basın, eleştiriden muaf basın değildir.
Gazetecilik kimliği, eksik delille siyasi hüküm kurmanın zırhı olamaz.
Savcılık telefon görüşmelerini, banka hareketlerini, şirket muhasebesini, servis kiralama kayıtlarını, WhatsApp yazışmalarını ve ajanslar arasındaki bağlantıları incelesin.
CHP yaptırdıysa belgesi ortaya çıksın.
Gürsel Tekin talimat verdiyse kaydı yayımlansın.
Kılıçdaroğlu ekibi ödeme yaptıysa dekontu gösterilsin.
Başka biri organize ettiyse onun da adı açıklansın.
Ama önce şu sorulara cevap verin:
HANİ CHP YAPMIŞTI?
HANİ GÜRSEL TEKİN ORGANİZE ETMİŞTİ?
HANİ KILIÇDAROĞLU EKİBİ PARAYI ÖDEMİŞTİ?
Belgeniz varsa yayımlayın.
Belgeniz yoksa özür talep ederek gazetecilik gösterisi yapmayın.
Çünkü figüranı görüntülemek başka, figüranın siparişçisini kanıtlamak başkadır.
ŞİMDİ ÖZÜR DEĞİL, FATURA VE SİPARİŞ KAYDI ZAMANI.
Son günlerde Sayın Kılıçdaroğlu’nun ofis giderlerini bir dert, bir mesele haline getirenlerin aslında ne kadar derin bir şeffaflık aşkıyla yanıp tutuştuklarını görüyoruz.
Ne büyük tesadüf ki, kendi partilerini kurarken veya siyasete yön verirken gösterdikleri o inanılmaz kaynak bulma becerisini, sadece başkalarının bütçesini sorgularken kullanıyorlar.
Madem Kılıçdaroğlu’nun şeffaf ofis çalışmalarını sorgulama cesaretini gösteriyorsunuz, o zaman gelin "Gönüllü Şeffaflık Beyannamesi" imzalayalım.
Eğer siyaset yapacaksanız, bunu başkalarına çamur atarak değil, kendi finansal karnenizle yapın.
Biz, Kılıçdaroğlu’nun attığı her adımın ve harcadığı her kuruşun arkasındayız. Çünkü o, siyaseti şahsi ikbali için değil, ülkenin geleceği için yapıyor. Peki, sizler? Sizin kurduğunuz bu yeni düzen, gerçekten halkın mı, yoksa sizi finanse eden o malum çevrelerin mi çıkarlarına hizmet ediyor?
Şimdi asıl hesap verme sırası, "şeffaflık" diye bağırıp arkasında devasa soru işaretleri bırakanlardadır. Sahi, sizin hesaplarınızı kim tutuyor?
Bir yıl önce yazmıştım yine yazayım.
Sayın Kılıçdaroğlu'na ofis konusunda sorulması gereken tek soru şudur..
"Siz bu kadar namussuzsun içinde kendinize ait bir ofis alamayacak kadar namuslu kalmayı nasıl başardınız"
30 yıl ülkenin en büyük bütçeli kamu kurumunda en üst düzey bürokratlık, 20 sene milletvekilliği, 13 yıl genel başkanlık yapmış adama "kirayı nasıl ödüyorsun" diyorlar.
Çünkü adam çalıp çırpıp kendisine plazalar almamış.
"Nasıl aldın" diyemiyorlar "nasıl kiralarsın" diyorlar.
Alışmışlar kendilerini besleyen namussuzların milyon dolarlık ofislerinde takılmaya.
Yahu bu ülkede bana "kiralık ofis kullanan" kendine ait ofisi olmayan bir tane üst düzey siyasetçi gösterin.
Eleştirdikleri şeye bak "neden kiralık ofistesin"
Cevap çünkü sizi yemleyenler gibi şerefsiz değil.
Çünkü abi dedikleriniz gibi hırsız değil.
Çünkü kendine ofis almak için yetim hakkı yemedi.
Kiralık ofis kullanıyor çünkü ÇALMADI
Türkiye'de malı mülkü olmadığı için eleştirilen tek siyasetçi Kemal Kılıçdaroğlu
33 yıldır emek verdiğim, duvarlarında 6 Ok asılı evlerde doğup büyüdüğüm; seçmen-parti ilişkisinden çok daha güçlü bağlarla bağlandığım, baraj altında olduğu günlerde dahi kapısını açıp bayrağını gururla astığım partime, 103 yıllık çınarımıza ve bu zorlu süreçte desteğiyle beni zindanda dimdik ayakta tutan Cumhuriyet Halk Partisi aileme yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.
Savunma vermem nedeniyle hadsizce saldıran, pamuklara sarılı büyümüş ve düne kadar partinin önünden dahi geçmemiş dar bir çevreye en güzel cevabı; İnan Güney’in gençliğini, ilçe başkanlığını, 33 yıllık emeğini ve mücadelesini bilen gerçek parti emekçileri vermiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi aileme hizmet etmek, 103 yıllık çınarımızın bayrağını daha da yukarılara taşımak, bu yangın yerinde benim için hem bir görev hem de bir vefa borcudur.
"Garip Dede'de dün, gülümüzü kopardılar"
"Yıllarca dedik ki devletin Alevisi olmayacağız, onlar da gitti belediyenin Alevisi oldu.."
"Biz, Alevi hareketini bunlara meze ettirmeyeceğiz.."
"Çıkıp da arkasında provokatörlerini getirip kimse kizim dergâhımızda kendi çıkarı için, siyasi menfaati ve geleceği için bir başkasını linç edemez. Bizde linç kültürü yoktur. Akıllı olacaklar haddini bilecekler, buralara gelirken desturla gelecekler.. Özü budur canlar, eyvallah.."
Ufuk Emre Bektaş
Bahçelievler Cemevi Başkanı
Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Sekreteri
@herkesicinCHP@kilicdarogluk@ufukemrebektas
Bu konuyu hedefinden saptırmak yerine anlamaya çalışmalıyız. Bu karar Eşbaşkan olarak toplantıyı yöneten Demirtaş'ın bulunduğu MYK'da alındı. Grup yönetimi de gereğini yaptı. Tüm milletvekilleri gibi Eşbaşkanların da imzası var, başvuru evrakının ekinde.
Özgür Özel, dokunulmazlıkların kaldırılması için CHP içinde kurulan 3’lü komisyonun üyelerinden biriydi. Dokunulmazlıkların kaldırılmasını hararetli bir biçimde savunuyordu. @banuguven
Sezgin Tanrıkulu’nun “Özgür Özel dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşıydı” sözü gerçeği yansıtmıyor.
Özel ilk günden beri dokunulmazlıkların kaldırılması için TV’lerde propaganda yaptı. Meclisteki konuşmalarının tutanakları da orada duruyor. İlgili arkadaşlar o videoları bulup twitin altına ekleyebilirler
Tarihi doğru aktaralım lütfen…
S... et bunlar cevaba değmez, diye düşünüyorum.
Olmuyor.
Çünkü yalanlarıyla, trolleriyle, Sözcü ve Halk tv destekleriyle beyin yıkıyorlar.
Bir sürüsünün beynini hamur yaptılar.
PKK'nın siyasal uzantısı Özgür Bey'i destekliyor ya...
O nedenle Eş Başkan ve "yetmez ama evetçi" Sezai Temelli çıkmış, dokunulmazlıklar konusunda Kılıçdaroğlu'nu eleştirmiş.
"Ziyarete gitmek isterse Demirtaş onu geri çevirmeli," demiş.
Siyasetin bu denli haysiyetinin yok edildiği bir dönem görmedim.
Ya hu!
Bizzat kendileri, parti olarak "dokunulmazlıklar kalksın" diye dilekçe bile vermişler iyi mi?!
Demirtaş ve Özgür Özel'in, ikisinin de dokunulmazlıklar kalksın, diye beyanları var.
👇👇👇👇👇👇
SÖZCÜ'YE BUGÜN ZABITA, YARIN POLİS:
PEKİ NE DEĞİŞTİ?
Meral Akşener'le birlikte @gazetesozcu (@szctelevizyonu)gazetesini ziyarete gitmiştik.
Başlangıçta Sözcü ekibi kalabalıktı.
GYY Metin Yılmaz, Uğur Dündar, İsmail Yılmaz, Aytunç Erkin de vardı.
Genel görüşmeden sonra dört kişi kaldık.
Ben, Meral, Metin Yılmaz ve İsmail Yılmaz.
O sırada duyduklarım, bende derin bir hayal kırıklığı yarattı.
İlk defa Ekrem İmamoğlu ile ilgili büyük bir soru işareti koymama neden oldu.
Genel Yayın Yönetmeni bize, Sözcü gazetesinin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu aleyhine yaptığı bazı usulsüz imar izni haberlerinin ardından...
İBB'ye bağlı zabıta ekiplerini güyadenetleme yapmaları için.. Sözcü'nün sahibi Burak Akbay'ın, -babası vefat ettiği ve kendisi de yurt dışında yaşamak zorunda kaldığı için- yalnız yaşayan annesinin evine göndermiş.
Bunu duyunca adeta şok oldum.
O zaman aklıma şu geldi...
Bugün basın özgürlüğünden rahatsız olup da zabıta gönderen zihniyet..
Cumhurbaşkanı olursa gazetecilerin evlerine polis gönderecek demekti.
Bu anımı Kemal Bey'e sözde ayar vermeyi gazetecilik zanneden kadın gazeteci aklıma getirdi.
Hani şu Ekrem Bey tarafından fırçalanan gazeteci.
@herkesicinCHP
SİVÇAĞDER( Sivas Çağdaş Dernekler Platformu ) olarak başlattığımız ve devam edecek olan aydınlanma toplantılarımızın ilk konuğu MİYASE İLKNUR. Dostlarımızı bekliyoruz.
Sizden bir ricam olabilir mi?! Filistin hakkında konuşmayı bırakmayın lütfen... Algoritmayı bozmak için nokta bırakın.
Destek için takip etmeyi unutmayın. 💔🇵🇸
@alihaydarfirat@gulcantrz03_03 Ali Haydar bey,maalesef işgali anlamakta geç kaldınız!İBB’de CHP’lilerin yıldırılıp istifa etmeleri veya emekli olmaları için nasıl zulüm gördüğünü anlattık! İl başkanlığı,CHPgen.Mrk,İBB Mec.üyeleri bize dönüş yapmaya bile cesaret edemedi,bir tek yönetici dahi bizi duymadı.
“PİR SULTAN ABDAL’ım Dünya Kovandır.Giden Adil Beyler, Gelen AVAM’dır.MUHAMMED DİVANI ULU DİVANDIR! Kalsın Benim Davam,DİVANA KALSIN! Sayın KILIÇDAROĞLU’na yapılan- yaptırılan saldırıların arkasındaki kişilerin amaçlarını biliyoruz Nokta