Öğretmen atamalarında büyük mağduriyet yaşanıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın getirdiği “Milli Eğitim Akademisi” uygulaması, öğretmen adaylarımızı belirsizlik içinde bırakmıştır. Üniversitelerde alınan eğitim yok sayılmakta, atamalar bilinçli olarak ertelenmektedir.
Gençlerimizin eğitim hayatı 1,5 – 2 yıl uzatılmakta, yaşam planları altüst edilmektedir. Öğretmen açığının milyonlarla ifade edildiği ülkemizde kadrolu atama yapmak yerine ücretli öğretmenlik dayatılmaktadır.
Resmî olarak 1 Eylül’de başlaması gereken akademi hâlâ açıklanmamıştır. 2025 yılı için açıklanan kontenjan sadece 10.000’dir. Bazı branşlarda sınav sonuçları açıklanmasına rağmen sıralamalar hâlâ duyurulmamıştır.
Anayasanın 42. maddesi eğitim hakkını güvence altına almaktadır. Bu hakkı sağlayacak olan da nitelikli öğretmenlerdir. Öğretmenlerimizin önüne yeni bariyerler konulması, eğitim hakkının fiilen engellenmesidir.
Buradan çağrımı yineliyorum:
Atama bekleyen öğretmenlerin önünü açın, sınav ve sıralama sonuçlarını derhâl açıklayın, ihtiyaca uygun kapsamlı atamaları gerçekleştirin.
Öğretmen atamaları bir lütuf değil, devletin anayasal yükümlülüğüdür.
Yıllarca önce ODTÜ Fizik mezunu bir öğretmenimiz KPSS’de Türkiye 1. olmasına rağmen o atama döneminde Fizikçilere kadro açılmadığı için atanamadı!
Bu durumu ne siyasilere ne de ailesine anlatabildi!
Hepsi şunu diyordu:
Başarılı olsaydın atanırdın!
Aileler anladı,siyaset direniyor
Görev süren boyunca eğitim sistemi berbat oldu. Mülakat sistemi kalkacaktı, kaldırmadın. Gençler hayata küstü. Hakkımız helal değildir Yusuf Tekin! #YusufTekinİstifa
✍️Atamasını yapmadığı, özel sektörde düşük maaşlara mahkûm ettiği, ücretli statüsünde güvencesiz çalıştırdığı ve kendi işini yaparak ayakta kalmaya çalışan öğretmenlere küçümseyici bir dille yaklaşan @Yusuf__Tekin beye soruyorum:
🔸️Aşağıdaki sözleri söyleyen kişi Eğitim Fakültesi mezunu mudur?
🔸️Kaç yıl sınıfta, devlet okullarında, öğrencilerin karşısında öğretmenlik yapmıştır?
🔸️Akademisyense bugüne kadar kaç öğretmen yetiştirmiştir?
🔸️Eğitim bilimi, yönetimi ve denetimi alanında kabul gören bir tezi, makalesi, araştırması var mıdır?
🔸️Pedagojik formasyon eğitimi almış mıdır? Aldıysa, KPSS’ye girip bilgisi ve emeğiyle bunu kanıtlamış mıdır?
🔸️Bir gecede özel kararlarla rektör yapılmış mıdır?
🔸️Profesörlük süreci şaibeler barındırmakta mıdır?
🔸️Bugün küçümsediğiniz öğretmenler; öğrencileri için sabahlara kadar ders çalışan, düşük maaşla ayakta kalmaya çalışan, ülkenin geleceğini omuzlayan insanlardır.
Asıl soru şu: Öğretmeni küçümseyen bir bakandan eğitime dair nasıl bir adalet, nasıl bir liyakat bekleyelim?
Garip bir düzen var:
📌 Sağlık Bakanı → Hep doktor kökenli. Çünkü “doktor olmayan sağlık bakanı olur mu?” anlayışı hakim.
📌 Adalet Bakanı → Hep hukukçu/avukat. Çünkü adalet, doğrudan hukuk bilgisini ve pratiğini gerektiriyor mantığı var.
📌 Milli Eğitim Bakanı → İşte burada istisna başlıyor. Eğitim bilimciler ya da öğretmenler yerine; farklı disiplinlerden akademisyenler, bürokratlar veya siyasetçiler atanıyor.
✍️Oysa eğitim, yalnızca teknik bilgi değil;
✅ Pedagojik deneyim,
✅ Sınıf pratiği,
✅ Öğretmen-öğrenci ilişkisini bilen bir bakış açısı ister.
✍️Bir doktorun öğrenciyi tedavi etmesi, bir avukatın sınıf yönetmesi nasıl mümkün değilse; eğitimci olmayanların “eğitimin rotasını çizmesi” de kırılgan bir sistem doğurur.
✍️Bu yüzden yıllardır öğretmenler ve eğitim bilimciler aynı şeyi söylüyor:
❗️ “Milli Eğitim Bakanı mutlaka eğitimcilerden seçilmeli!”
✍️Çünkü eğitim, bir ülkenin geleceğini inşa eden en kritik alandır.
✍️Ve bu alanın liderliğinde liyakat, sahadan gelen tecrübe ve pedagojik bilgi şarttır.
———— MEB Yusuf Tekin: “Çocuk nüfusu düşüyor bu nedenle öğretmen ataması azalıyor.”
Zekamızla dalga geçen, bilimden ve resmi açıklamalardan uzak bir bakan! Sokak ağzı ve sokak kültürü ile Milli Eğitimi yöneten bir bakan.
———— Yusuf Tekin: “40-50 binli öğretmen ataması artık mümkün değil .Sistemdeki öğretmenlerin yüzde 81’i AK Parti iktidarlarında atandı.”
Madem ihtiyaç yok neden bu ülkede 86 bin ücretli öğretmen çalışıyor?
İhtiyaç yok neden fakülteler hâlâ öğretmen yetiştiriyor?
Siz devrin en kötü, en iş bilmeyen, en manipülasyoncu, en kul hakkı yiyen bakanısınız!
Her yanlışınızı, her eksikliğinizi ya siyaset yaparak kapatmaya ya da manipülasyon yaparak örtmeye çalışıyorsunuz!
Evet 23 yıldır hükümette olan AKP elbette açıklığın çoğunu kapatmıştır ancak bu sizin döneminizde olmamıştır! Hâlâ siyaset yaparak katlettiğiniz eğitim sisteminin üstünü örtmeye çalışıyorsunuz. Bu sizin başarısızlığınız artık bunu kabul edin ve makamı devredin!
Maarif Modeli’nde değerler, bilimle harmanlanıyor.
Bu bütünlüğü öğrencilere aktarmak bizim görevimiz.
Sosyal bilgilere 2000 kontenjan, modelin ruhuna yakışır.
@tcmeb@Yusuf__Tekin#köklerdengeleceğe2000sosyale
Sosyal Bilgiler dersinde çocuk, özellikle içinde yaşadığı yakın ve uzak toplumsal çevresini; geçmişi, bugünü ve geleceği yakından tanıma imkanını bulur. Bu ders, toplumun ideallerini çocuğa kazandırmakla yükümlüdür.
@Yusuf__Tekin@RTErdogan#köklerdengeleceğe2000sosyale
Ortaokullarda norm açığı en fazla olan branşlardan biriyiz.
📚 2000 ve üzeri kontenjan adaletli atama için elzemdir.
👉 Geleceğimizi şekillendiren sosyal bilgiler öğretmenlerine hak ettiği atama sayısı verilmelidir!
#köklerdengeleceğe2000sosyale
Sosyal Bilgiler;
Etkin vatandaş olmamıza yardım eder.
Bağımsızlık ve egemenliği kavratır.
Millî kültür ve bilinci kavratır.
İnsan ve doğa çevre etkileşimini öğretir.
Özetle, Sosyal Bilgiler hayatın ta kendisidir.
#köklerdengeleceğe2000sosyale
Sosyal Bilgiler geleceğe yön veren bir derstir. Bizler öğrencilerimizle buluşmak istiyoruz. En az 2 bin Sosyal Bilgiler ataması istiyoruz!
#köklerdengeleceğe2000sosyale