Konya Gençlik ve Spor il Müdürlüğüne bağlı Hadim Yurdunda Nöbetçi Yurt Yönetim Memuru üyemizin görevi esnasında işçi personel tarafından fiziksel şiddete maruz kalması asla kabul edilemez. Gerçekleşen talihsiz olay ilgililer tarafından her detayıyla araştırılıp gereken yapılmalıdır.
Üyemizin yanında olduğumuzu, hukuki ve idari süreçlerin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.
@GSB_Konya@GSB_KYGM@TCKonyaValiligi@KonyaKYGM@gencliksporbak@OA_BAK
#memur #gsb
‘’GSB AİLESİYİZ’’
Bakanlık personelinin motivasyonunu artıracak , deniz ve kültür turizmi imkanı sunan yurtlarda konaklama duyurusu dört gözle bekleniyor. Personelin yıllık izin planlamasını yapması gerektiği bu süreçte konaklama tarihleri ve detayları gecikmeden ilan edilmelidir. @OA_BAK@gencliksporbak@GSB_KYGM
#memur #gsb
📌 KAMUOYUNA DUYURULUR
Siirt Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde Yurt Hizmetlerinden Sorumlu İl Müdür Yardımcısı / Yurt Hizmetleri Müdürü olarak görev yapan Mehmet Muhdi Eldemir hakkında; Adalet Sen üyesi kadın kamu görevlilerine yönelik mobbing, hakaret, tehdit, baskı, şikâyeti geri çektirme, disiplin tehdidi, görevlendirme iptali ve personelin özel haberleşme alanına müdahale iddiaları nedeniyle avukatlarımız aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.
Üyelerimizin beyanlarına göre; çalışma ortamında kamu görevlisinin saygınlığıyla bağdaşmayacak, kişilik haklarını zedeleyici ve aşağılayıcı ifadeler kullanılmış; kadın kamu görevlileri diğer personelin yanında küçük düşürülmüş; “ahmaklar”, “beyinsizler” ve benzeri onur kırıcı sözlerle hakarete uğramıştır.
Ayrıca aynı süreçte “sizi affetmem”, “intikamımı alırım” ve benzeri tehdit içerikli ifadeler kullanıldığı iddiaları da adli makamlara taşınmıştır.
Yine üyelerimizin beyanlarına göre; ilgili kamu yöneticisinin “üçünüzün yan yana gelmesini yasaklıyorum” şeklindeki sözlerle personelin birbiriyle iletişimini ve dayanışmasını engellemeye çalıştığı, toplantı esnasında hakaret içerikli ifadeler kullanarak personelin yerlerini değiştirdiği ve çalışma ortamında sistematik baskı oluşturduğu iddia edilmektedir.
Bununla da yetinilmemiş; şikâyette bulunan personeller hakkında mesnetsiz iddialarla tutanaklar düzenlenerek disiplin süreci başlatıldığı, personele şikâyetlerini geri çekmeleri yönünde baskı yapıldığı ve “şikâyetinizi geri çekin, tutanakları iptal edelim” anlamına gelen ifadelerle şikâyet hakkının pazarlık konusu yapılmaya çalışıldığı bilgisi tarafımıza ulaşmıştır.
Hakarete, tehdide ve mobbing iddiasına maruz kalan üyelerimizden biri, anne ve babasının sağlık sorunları nedeniyle Siirt’te süresiz görevlendirme ile görev yapan bir personeldir. Ancak şikâyet sürecinin ardından bu üyemizin görevlendirmesinin iptal edilerek binlerce kilometre uzağa gönderildiği bilgisi, idari işlem kisvesi altında mağdur personelin cezalandırıldığı ve sindirilmeye çalışıldığı yönündeki ciddi endişeleri güçlendirmiştir.
Tarafımıza ulaşan bir diğer ciddi iddia ise, ilgili kamu yöneticisinin bazı güvenlik görevlilerinin telefonlarını ellerinden alarak “sen kime mesaj atıyorsun?” şeklinde sorgulama yaptığı ve personelin özel haberleşme alanına müdahale ettiği yönündedir.
Kamu görevlisinin telefonu, özel haberleşmesi ve kişisel verileri keyfi biçimde denetlenemez. Hiçbir yönetici, makam yetkisini personelin özel hayatına müdahale aracına dönüştüremez.
Dosyada ayrıca son derece önemli bir delil boyutu bulunmaktadır. Cumhuriyet Başsavcılığınca, hakaret ve tehdit suçlarının işlendiği iddia edilen toplantı odasına ait kamera kayıtları talep edilmiş; ancak tarafımıza ulaşan bilgilere göre, olay tarihini de kapsayan son 10 güne ait kamera kayıtları “sistem arızası” gerekçesiyle teslim edilmemiştir.
Bu durum kamu vicdanını ayrıca yaralamaktadır. Hakaret ve tehdit iddialarının aydınlatılması açısından kritik öneme sahip kamera kayıtlarının neden temin edilemediği açıklığa kavuşturulmalı; kamera sisteminde gerçekten bir arıza bulunup bulunmadığı, arızanın ne zaman başladığı, ne zaman fark edildiği, kimler tarafından tutanak altına alındığı ve bu süreçte herhangi bir ihmal, kusur veya delillerin ortaya çıkmasını engelleyen bir durum bulunup bulunmadığı titizlikle araştırılmalıdır.
Türkiye, Gülistan Doku dosyasında devletin koruması altında olması gereken bir genç kadının yalnız bırakılmasının ve kamu gücünün kullanımına ilişkin soru işaretlerinin toplum vicdanında nasıl derin yaralar açtığını görmüştür.
Bu nedenle Siirt’te gurbette görev yapan kadın kamu görevlilerine yönelik tehdit, hakaret, mobbing, baskı, şikâyeti geri çektirme ve yalnızlaştırma iddiaları asla sıradan bir kurum içi mesele olarak görülemez.
Devletin makamları kadınları korkutmak, sindirmek, yalnızlaştırmak veya susturmak için değil; kadınların güvenliğini, onurunu, çalışma huzurunu ve hak arama özgürlüğünü korumak için vardır.
Adalet Sen olarak açıkça ifade ediyoruz:
Gurbette görev yapan kadın kamu görevlilerine yönelik tehdit, hakaret, mobbing ve baskı iddialarının asla peşini bırakmayacağız.
Üyelerimizin haklı mücadelesinde, her ne pahasına olursa olsun, zerre geri adım atmadan sonuna kadar yanlarında olacağız.
Hiçbir kamu görevlisi, hak aradığı için disiplin tehdidiyle, tutanakla, görev yeri değişikliğiyle veya şikâyetini geri çekmeye zorlanarak sindirilemez.
Kadın kamu görevlilerinin iş yerinde bir araya gelmesini, iletişim kurmasını veya dayanışma göstermesini engellemeye yönelik her türlü baskıcı yaklaşım kabul edilemez.
Kamu kurumlarında disiplin mekanizması; mağdur personeli susturmak, şikâyet edenleri cezalandırmak veya yasal başvuru hakkını geri çektirmek için kullanılamaz.
Devletin gücü, gurbette görev yapan kadın kamu görevlilerinin üzerinde baskı aracı hâline getirilemez.
Buradan Siirt Valiliğini, Siirt Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünü, Gençlik ve Spor Bakanlığını, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünü ve Personel Genel Müdürlüğünü göreve davet ediyoruz.
Yurt Hizmetlerinden Sorumlu İl Müdür Yardımcısı / Yurt Hizmetleri Müdürü Mehmet Muhdi Eldemir hakkında ileri sürülen mobbing, hakaret, tehdit, baskı, şikâyeti geri çektirme, personeli birbirinden izole etme, görevlendirme iptali, disiplin tehdidi ve personelin özel haberleşme alanına müdahale iddiaları tüm yönleriyle araştırılmalıdır.
Şikâyette bulunan personel üzerinde baskı oluşturabilecek tüm tutanaklar, disiplin işlemleri, görevlendirme iptalleri ve idari tasarruflar incelenmelidir.
Toplantı odasına ait kamera kayıtlarının neden teslim edilemediği ayrıca incelenmeli; “sistem arızası” gerekçesinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, arızanın ne zaman başladığı, kayıtların neden muhafaza edilemediği ve delillerin ortaya çıkmasını engelleyen herhangi bir ihmal veya sorumluluk bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.
Adalet Sen olarak, sorumlular hakkında gerekli adli ve idari süreçler tamamlanıp kamu vicdanını rahatlatacak sonuçlar ortaya çıkana kadar konunun takipçisi olacağız.
@SiirtValiligi@GSB_Siirt@SiirtKYGM@gencliksporbak@GSB_KYGM@OA_BAK@mustafakoctr06@ArtiSiirtHaber@sehrisiirt@Siirthabercii@SakirGazeteci@AkPartiSiirt@AvCanerOzturan@mervangul56@ChpSiirtil@mhp_siirt@Cengizhantukenm@iyiparti56siirt@OsmanAydar9
#AdaletSen #Siirt #GSB #KadınKamuGörevlileri #Mobbing #Hakaret #Tehdit #GülistanDoku #KamuVicdanı
Adalet Sen olarak, Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesindeki yurtların yaz döneminde bakanlık personeli ve ailelerinin konaklayabilmesine yönelik uygulamanın sürdürülmesini ,ek olarak tatil bölgelerinde ki gençlik kamplarının da uygulamaya dahil edilmesini talep ettik.
Geçtiğimiz yıl hayata geçirilen bu uygulama, çalışanlarımızın aileleriyle birlikte kaliteli zaman geçirmesine, sosyal yönden desteklenmesine ve kurumsal aidiyetin güçlenmesine önemli katkı sağlamıştır.
Bu doğrultuda, söz konusu konaklama imkânının önümüzdeki dönemlerde de devam etmesi ve kapsamının genişletilerek daha fazla personelin faydalanabilmesi için gerekli çalışmaların yapılmasını talep ediyoruz. @GSB_KYGM@gencliksporbak@GSBgenclik@OA_BAK
Bir gecede bürokrata 23.000 TL tazminat zammı yapan irade, yurtta nöbet tutan memurun nöbet hizmetine nöbet ücreti ödenmesine çare bulamıyorsa bu hal bir bütçe sorunu değil, bir tercih sorunudur.
Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren KYK yurtları, her gün binlerce öğrencinin yaşamını, güvenliğini, düzenini ve kriz anlarını ayakta tutan bir emek zinciriyle çalışmaktadır.
Bu zincirin en ağır halkasını ise yurtlarda nöbet tutan memurlar oluşturmaktadır.
Gece nöbetleri, hafta sonu görevleri, acil durum müdahaleleri ve öğrenci barınma yaşamını ayakta tutan bu kritik hizmet bugün hâlâ saatlik 64 TL’lik sembolik bir fazla çalışma ücreti ile karşılanmaktadır.
Tam da buna rağmen, dün gece yapılan düzenleme ile, üst kademe bürokratlara tek kalemde yapılan tazminat ve gösterge artışının yıllık bütçe maliyeti 2,5 milyar TL’ye ulaşmıştır.
Bir gecede…
Hiç “tasarruf” denmeden…
Hiç “bütçe yok” denmeden…
Hiç tereddütsüz…
Bu tablo, kamu bütçesinin yukarıya karşı son derece cömert,
yurtlarda 24 saat nöbet tutan memura karşı ise son derece cimri işlediğini acı bir şekilde göstermektedir.
---
🟦 Mevcut Durum: Devlet Zaten 195 Milyon TL Ödüyor
Bugün devlet:
“fazla çalışma” mantığıyla,
saatlik 64 TL üzerinden
yurtlarda nöbet tutan memurlara yıllık yaklaşık 195 milyon TL ödeme yapmaktadır.
Yani nöbet hizmeti hiç karşılıksız değildir, fakat tamamen yanlış bir adlandırma ve sembolik bir rakamla karşılanmaktadır.
---
🟧 Talep Edilen Düzenleme: 200 × MMK Esaslı Nöbet Ücreti
Sendikamızın makul, gerçekçi ve sürdürülebilir talebi şöyledir:
Saatlik nöbet ücreti: 200 × Memur Maaş Katsayısı (1,17) = 234 TL
Hafta sonu artırımı: +%50
Resmî ve dinî bayram artırımı: +%100
Bu düzenlemenin Türkiye genelindeki 850 yurtta toplam yıllık maliyeti 923 milyon TL’dir.
Ancak mevcut sistemde zaten 195 milyon TL ödendiğinden:
🔵 Gerçek ek bütçe yükü yalnızca 728 milyon TL’dir.
---
🟥 Çarpıcı Karşılaştırma
Dün gece bürokratlara yapılan düzenlemenin yıllık maliyeti:
👉 2.500.000.000 TL
Yurtlarda nöbet tutan memurların talep ettiği ek maliyet:
👉 728.000.000 TL
Aradaki fark her şeyi anlatmaktadır:
🟣 **Bürokratlara bir gecede verilen artış =
Yurtlarda nöbet tutan memurların 3,5 yıllık nöbet ücretine eşittir.**
Daha açık söylemek gerekirse:
🔥 **Devlet bürokrata bir gecede 23.000 TL ekleyebiliyorsa,
24 saat nöbet tutan yurt memurunun hakkı olan nöbet ücretini elbette verebilir.**
Bu mesele bütçe meselesi değildir;
adalet, vicdan ve en önemlisi tercih meselesidir.
---
🟩 ADALETSEN OLARAK TALEBİMİZİ BİR KEZ DAHA YÜKSEK SESLE İLETİYORUZ
Yurtlarda nöbet tutan memurlara mevcut fazla çalışma ücreti adı altındaki sembolik ödemenin kaldırılarak:
✔ 200 Gösterge Rakamı × Memur Maaş Katsayısı tutarında NÖBET ÜCRETİ ödenmesi,
✔ Hafta sonlarında bu ücretin %50 artırımlı,
✔ Resmî ve dinî bayramlarda ise %100 artırımlı
şekilde uygulanması talebimizi,
AdaletSen olarak bir kez daha en yüksek sesle yineliyoruz.
Bu talep maliyet değil;
1961’den beri ödenmeyen EMEK BORCUDUR.
@MemurSenKonf Sizleri bir kez daha ; Gençlik ve Spor Bakanliginda görev yapan memurların vardiyalı çalışmasına dayanak sağlayacak düzenlemelere samimi ve gerçekçi bir tepki vermeye davet ediyoruz...
3289 sayılı Kanun değişikliğiyle ilgili Anayasa Mahkemesi süreci devam ederken çalışma saatlerine dair yeni bir düzenlemeye gidilmemelidir.
Mahkeme kararı beklenmeden yapılacak adımlar hukuki belirsizlik yaratacaktır.
Adalet Sen olarak, karar sonrası sürecin yeniden ele alınmasını talep ediyoruz. @GSYSEN
@GSYSEN@gencliksporbak Bakanlığımızın hazırlığını yaptığı yönerge için Anayasa Mahkemesinin kararını beklemesini öneriyoruz. Binlerce memurun çalışma hayatını derinden etkileyecek bu uygulama için acele edilmemeli.
@OA_BAK#memur#GSBYurtları
Anayasa Mahkemesi’nin Kararı Beklenmelidir”
Kamuoyuna,
3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nda yapılan değişiklikle, Bakanlığa bağlı gençlik merkezleri, yurtlar, kamplar ve spor tesislerinde görev yapan personelin günlük çalışma saatlerinin belirlenmesi konusunda Bakanlığa yetki verilmiştir.
Adalet Sen olarak, bu teklif ilk gündeme geldiği andan itibaren düzenlemenin doğurabileceği olumsuz sonuçlara dikkat çektik.
Personelin sosyal yaşamı, aile düzeni ve çalışma barışı üzerindeki riskleri ayrıntılı biçimde anlattık;
binlerce üyemizle birlikte dilekçe kampanyaları düzenledik, siyah giyinme eylemleri gerçekleştirdik ve Bakanlık önünde basın açıklaması yaparak kamuoyunu bilgilendirdik.
O dönemde “personel yararına” denilerek savunulan bu değişikliğe karşı uyarılarımızı kararlılıkla sürdürdük.
---
🟦 Bugün Gelinen Nokta
Son günlerde sosyal medyaya yansıyan “Usul ve Esaslar Taslağı”, o gün ifade ettiğimiz endişelerin ne kadar haklı olduğunu göstermektedir.
O gün “personel için avantaj olacak” diyen çevrelerin bugün aynı düzenlemelere itiraz etmesi, bu sürecin başından beri neyi savunduğumuzun en açık kanıtıdır.
Adalet Sen olarak bir kez daha hatırlatıyoruz:
Bugün tartışılan Usul ve Esaslar yalnızca bir sonuçtur.
Asıl tartışılması gereken, bu yetkiyi doğrudan Bakanlığa veren kanun değişikliğidir.
Bakanlık, kanunla kazandığı bu yetki sayesinde yalnızca 08.00–17.00, 17.00–01.00 veya 01.00–08.00 vardiyalarını değil,
hizmetin niteliğine göre gece 04.00’te, öğlen 12.00’de veya haftanın 7 günü sürekli çalışmayı içeren sistemler de belirleyebilir.
Fazla çalışma ücretlerinin kapsamı, telafi izinleri veya vardiya yoğunluğu da bu yetki çerçevesinde idarenin takdirindedir.
Dolayısıyla, bugün itiraz edilmesi gereken konu taslak değil, o yetkiyi doğuran yasal düzenlemenin ta kendisidir.
---
🟨 Anayasa Mahkemesi Süreci
Adalet Sen’in girişimleriyle hazırlanan gerekçeli dosya, siyasi partiler aracılığıyla Anayasa Mahkemesi’ne taşınmış ve hâlen mahkemenin gündeminde bulunmaktadır.
Yüksek Mahkeme’nin vereceği karar, hem çalışanlarımız hem de kamu yönetimi açısından bağlayıcı nitelikte olacaktır.
Bu nedenle, yargısal süreç tamamlanmadan yeni düzenleme veya uygulama hazırlıklarına gidilmemesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
Mahkemenin kararını beklemek, hem hukuki güvenlik hem de kurumsal istikrar açısından en doğru yoldur.
---
🟩 Adalet Sen’in Tutumu
Adalet Sen, her zaman yapıcı diyalog ve hukuk içinde mücadele anlayışını benimsemiştir.
Bugün de aynı noktadayız:
Amacımız, personelimizin haklarını korurken kurumumuzun itibarını ve hizmet düzenini sürdürebilmesidir.
Süreci dikkatle takip etmeye, gelişmeleri üyelerimizle şeffaf biçimde paylaşmaya ve gerektiğinde yeni hukuki girişimlerde bulunmaya devam edeceğiz.
---
📅 Kasım 2025
Gençlik ve Spor Bakanlığı personel maaş ve promosyon protokol resmi görüşmelerinde en son Ziraat Bankasının 91.000 tl teklifi ile sonuçlanıp görüşmeler tekrar yapılmak üzere komisyon tarafından ileri bir tarihe ertelenmişti. Geçtiğimiz günlerde resmi olmayan sosyal medya paylaşımları ile tutarın 99.500 tl nakit 13.500 tl para puan şeklinde güncellendiği şeklinde paylaşımlar yapıldı.
Ancak Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından bu konuyla ilgili hala resmi paylaşım yapılmamış olup çok önemli bir konuya dikkat çekmek istiyoruz.
Faizsiz kredi imkanı resmi görüşmelerde dile getirilmiş olup ihaleye katılan İş Bankası yetkilileri tarafından da bu imkanın sunulabileceği ifade edilmişse de son paylaşımlarda faizsiz kredi imkanı dile getirilmediğini görmekteyiz.
Binlerce personelin beklentisi ve talebi olan ayrıca bir çok kurumun emsal şekilde başlattığı 12-24 ay vadeli seçenekleri ile Faizsiz Kredi imkanının Bakanlık personeline sunulması çok önemli ve elzem bir konudur.
Personelin bu önemli beklentisine ve talebine Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Ziraat Bankasının kayıtsız kalmayacağını umut ediyoruz.
@OA_BAK@gencliksporbak@ziraatbankasi
#faizsizkredi
2025-2026 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BURS DUYURUSU
Adalet Sen Vakfımız, 2025-2026 Eğitim-Öğretim yılında yükseköğrenim düzeyinde öğrenim gören öğrencilerimize burs imkânı sağlayacaktır.
Burs başvuruları 10 Ekim 2025 – 31 Ekim 2025 tarihleri arasında il başkanlıklarımız veya şube başkanlıklarımız aracılığıyla yapılacaktır.
Başvuru formu ve gerekli belgeler il/şube başkanlıklarımızdan temin edilebilir.
Detaylı bilgi ve destek için ilgili başkanlıklarımızla iletişime geçebilirsiniz.
BASIN AÇIKLAMASI
Tarih: 07 Ekim 2025
Konu: GSB Banka Promosyon Süreci
---
💬 Süreç Nasıl Başladı?
Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde yürütülen banka promosyon görüşmeleri, personelin uzun süredir merakla beklediği bir süreçtir.
Ancak yapılan teklifler, GSB personelinin emeğini ve beklentisini karşılamaktan uzaktır.
---
🏦 Teklifler ve Belirsizlik
Promosyon sürecine 13 banka davet edilmiş, bunlardan sadece 4’ü katılım göstermiştir.
İlk teklifler 60.000 TL seviyesindeyken, açık artırmanın sonunda İş Bankası 90.000 TL’ye çıkmıştır.
Maaş ödemelerini yürüten Ziraat Bankası ise çekildikten sonra 91.000 TL teklif vererek yeniden sürece dahil olmuştur.
Komisyon bu teklifi yeterli bulmamış, oturum ertelenmiştir.
Şu anda bakanlık merkezinde Ziraat Bankası ile yeni görüşmeler yürütülmektedir.
---
🧾 Süreç Şeffaf mı?
Banka promosyonları, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında değildir.
Ancak Sayıştay raporları ve etik ilkeler gereğince açık artırma sonrası yapılan kapalı görüşmeler,
şeffaflık ve rekabet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Bu durum hem kamu vicdanını hem de personel güvenini zedelemektedir.
---
🪙 Sessiz Sendikalara Eleştiri
GSB personelinin ekonomik beklentisi açıkken,
yetkili sendikanın sessizliği ve sadece “protokole şerh düştük” demekle yetinmesi kabul edilemez.
Gerçek sendikacılık, masadayken hakkı yükseltmektir.
---
🤝 Adalet Sen’den Net Çağrı
Adalet Sen olarak, Gen��lik ve Spor Bakanlığı’nı ve Ziraat Bankası’nı
GSB personelinin emeğini ve ekonomik koşullarını dikkate alarak mevcut teklifi artırmaya,
ellerini taşın altına koymaya ve promosyonu hak edilen seviyeye yükseltmeye davet ediyoruz.
---
🕌 Faizsiz Kredi Modeli
Son dönemde bazı kurumlarda, dini veya kişisel hassasiyetleri nedeniyle promosyon almak istemeyen personele
bankalar tarafından faizsiz kredi imkânı sunulmaktadır.
Adalet Sen olarak, bu uygulamanın GSB personeli için de hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
Bu kapsamda, promosyon sürecinde faizsiz kredi alternatifi gündeme gelecekse,
GSB personeline bir defaya mahsus; tercihe göre 250.000 TL (24 ay vadeli) veya 500.000 TL (12 ay vadeli) faizsiz kredi seçeneği sunulmalıdır.
Bu model, BDDK kurallarına uygundur ve bankalar açısından da peşin promosyonlarla maliyet açısından denk bir alternatiftir.
---
📢 Eylem Çağrısı
Bu süreç neticelenene kadar:
👉 GSB personeline, maaş bankalarındaki otomatik ödeme talimatlarını iptal etmeleri
ve
👉 14 Ekim’de işçilerin, 15 Ekim’de memurların maaşları yatar yatmaz tutarları diledikleri başka bir devlet bankasına (Vakıfbank / Halkbank) aktarmaları tavsiye edilmektedir.
Bu bireysel bir tercih hakkıdır ve tamamen yasal sınırlar içerisindedir.
Bu tutum, GSB personelinin sessiz ama kararlı biçimde emeğine sahip çıkmasının en etkili yoludur.
@OA_BAK @gencliksporbak @ziraatbankasi