"Yağmur dünyanın her yerine aynı dilde yağar. Güneş hep aynı anlama gelir. Toprak daima topraktır. Fakat insan başkadır. Toprağı kıymetli yapan, yağmuru rahmet bilen, suya azizlik payesi veren insandır. Her birimiz bir âlemiz..."
| İbrahim Tenekeci
ya rabbim, senden dünya ve ahirette af, mağfiret ve daimî afiyet diliyorum. dinimde, imanımda, dünyamda, ailemde, sevdiklerimde, rızkımda ve bana emanet ettiğin her nimette afiyet ihsan eyle. beni, kalbimi senden uzaklaştıracak her türlü fitneden, musibetten ve gafletten muhafaza buyur. ey kusurları örten rabbim, ayıplarımı setrinle ört, hatalarımı mağfiretinle sil ve beni insanların önünde mahcup edecek hâllerden koru. korkularımı emniyete, endişelerimi sekînete, hüzünlerimi ferahlığa ve yalnızlığımı senin yakınlığına dönüştür. önümden gelecek belalardan, arkamdan kurulacak tuzaklardan, sağımdan ve solumdan yaklaşan fitnelerden, üstümden inecek musibetlerden beni muhafaza eyle. azametinin büyüklüğüne sığınarak, fark edemediğim her türlü gizli tehlikeden ve altımdan gelecek her türlü şerden sana iltica ediyorum. beni rahmetinle kuşat, himayeni üzerimden eksik etme ve ömrüm boyunca beni senin muhafazan altında, huzurun içinde ve rızana yakın bir hayatla yaşat. âmin.
beni bu tükenmişlikten çıkaracak olan şey ne hissettiğini bilen sağlam bir kalp, kesintiye uğramayan bir umut ve hâlâ ilerlemeye zorlayan güçlü bir istektir.
insan geleceği planlarken aslında sadece bugünkü mutsuzluğundan kaçmak ister. oysa yarın dediğimiz şey, bugünün telafisi değil, kendi sürprizleriyle gelen bambaşka bir rüzgardır. geleceğe dökülen onca hesap, hayatın kendi ritmi karşısında her zaman ufalır.
Allahım, içimde kırılan ne varsa rahmetinle onar, eksilen ne varsa lütfunla tamamla ve hayatımın her köşesine senden gelen bir huzur yerleştir. gönlüme, ruhuma ve bütün işlerime cebrini, sekînetini ve bereketini indir. bana varlığıyla kalbimi Allah’a yaklaştıran, sözüyle gönlüme huzur veren ve her hâliyle bana hayır vesilesi olan güzel insanlar nasip eyle. ey keremi sonsuz olan rabbim, bana aklımın kavrayamayacağı, hayalimin ulaşamayacağı ve kalbimin tasavvur edemeyeceği kadar büyük lütuflar ihsan eyle. bütün muratlarımı rızana, bütün hayallerimi afiyetine ve bütün nasiplerimi bereketine bağla. bana ve anne babama verdiğin nimetlerin kıymetini bilmeyi, sana hakkıyla şükretmeyi ve razı olacağın salih amellerle ömrümü güzelleştirmeyi nasip et. rahmetinle beni salih kullarının arasına kat. ya rabbi, yeryüzünü ve üzerindeki hayırları, gökyüzünü ve oradan inen rahmetini benim için kolaylaştır. karşıma çıkan işleri kolay, yollarımı açık, nasiplerimi güzel eyle. bana dünyanın ve ahiretin en hayırlı payını ihsan et. kalbimde gizlediğim bütün duaları, dilimden dökülen bütün niyazları ve gözyaşlarımın anlattığı bütün ihtiyaçları kabul buyur. bana telafini, mağfiretini, rızanı ve rahmetini lütfet. bu günlerimizi günahlarımızın affa, kusurlarımızın rahmete, kederlerimizin ferahlığa, bekleyişlerimizin müjdelere ve hayallerimizin senin izninle en güzel hakikatlere dönüştüğü günler eyle. ey kerîm, bize huzurla dolu kalpler, bereketle dolu ömürler, müjdelerle dolu günler ve sonunda rızana kavuşacağımız bir hayat nasip eyle. âmin.
Modern dünya bize kusursuz bir mutluluk vaat edip acıyı ve başarısızlığı bir "arıza" gibi pazarlıyor. Oysa olgunlaşmak, arzularımızın ertelenmesine ve hayal kırıklıklarına tahammül edebilmektir.
Ağzı kulaklarında yaşamak mecburiyetinde değiliz.
Hayatın kayıplarını göğüsleyebilen, ‘daha hüzünlü ama daha bilge’ bir benlik, toksik bir iyimserlikten daha gerçektir. 🎯
⚠️Önemli Destek Talebi!
Kutsalımızla alay etme cüretini gösteren bu hadsiz soytarı derhal tutuklanmalıdır!
Etiketimize destek vermenizi rica ediyoruz
👉 #DenizGöktaşTutuklansın
Allahım, kalbimde taşıdığım korkuları, zihnimi meşgul eden endişeleri ve ruhumu daraltan vesveseleri sen benden daha iyi bilirsin. korkularımı rahmetinle emniyete, tereddütlerimi tevekküle ve kaygılarımı sana olan hüsnüzanna dönüştür. gönlümü, gelip geçici dünyanın sarsıntıları karşısında değil, yalnız senin kudretine dayanarak huzur bulan kullarından eyle. ey merhametlilerin en merhametlisi. kalbim ayrılıkların ve kayıpların yükünü taşıyacak kadar güçlü değildir. beni, senden uzaklaştıracak her türlü mahrumiyetten muhafaza buyur. sevdiklerimi bana, beni de sevdiklerime hayır ve bereket vesilesi kıl. içime gömdüğüm, dile getiremediğim dertleri, boğazımda düğümlenip kalan sözleri ve kimseye açamadığım kırgınlıkları senin huzurunda çözülüp giden bir yük eyle. bana öyle bir genişlik ver ki kalbim senin zikrinle ferahlasın, ruhum senin yakınlığınla huzur bulsun. ey rabbim, beni dünya ve ahiret saadetini kazanan kullarının arasına kat, yeryüzünde salih kullarının muhabbetine, semada ise meleklerinin duasına mazhar eyle. beni sevdiğin kullarla beraber yaşat, sevdiğin kullarla beraber haşret ve nihayetinde beni senin rızana ulaştıracak yollardan ayırma. âmin.
Hala önemli bir vazifede bulunan bir hocamız anlatmıştı: "Genç yaşta hastalandım. Doktorlar başarı ihtimali düşük bir ameliyata karar verdiler. Ameliyata gireceğim ama beni ölüm korkusu sardı. Öyle ya hasta olarak yattığımız ameliyat masasından kalkamama ihtimali çok yüksek. Bir aile büyüğümüz benim telaşlı halimi fark edince bana: 'Korkma evlat! Hasta olan değil vadesi dolan ölüyor' dedi. Onun sözü beni kendime getirdi."
Kaderimizin bize ne hazırladığını bilmediğimizden elimizden geldiğince, olabildiğince tedbirlere, sebeplere sarılacağız elbette. Ama hasta olmanın ölmek anlamına gelmediğini de bileceğiz.
Korku tabiidir ve aynı zamanda insanidir. Utanılacak bir tarafı da yoktur. Ancak unutulmaması gereken; "Allah, eceli gelince hiç kimsenin ölümünü ertelemez" (Münafıkun,11) hakikatidir. Uhud’da savaşın seyri Müslümanların aleyhine dönünce bir grup münafık "Bizim sözümüze itibar edilseydi bu hale gelmezdik"; "Yanımızda olsalardı ölmezlerdi’’ gibi cümlelerle fesat çıkarmaya çalışıyorlardı. Rabbimiz "Evlerinizde dahi olsaydınız, yine haklarında ölüm yazılmış olanlar ölüp düşecekleri yere geleceklerdi." (Al-i İmran,154) buyurmak suretiyle takdir edilenin değişmeyeceğini anlatmıştı.
Hayatın kalitesi büyük oranda bize bağlıdır. Vücut emanetini nasıl kullandığımız hem sorumluluk hem de saadetimizle ilgilidir. Maddi ve manevi açıdan hesabı verilebilir bir hayat yaşadıktan sonrası bizim irademizin dışındadır.
Korkularımız kabusumuz olmamalı… Ölüm korkusu cennete daha çok hazırlanmaya vesile olmalı… Dünya hayatımız bir akşam ya da kuşluk vakti kadarken, ahiretimiz sonsuz ve sınırsızdır.
Ahiretin tarlası olan dünyadan ayrılma zamanımızı tayin eden Allah’tır. Evet, "Hasta olan değil, eceli gelen ölüyor." Rabbim sağlıklı, huzurlu ve rızasını kazandığımız bir hayat nasip eylesin…(28.9.2020)
#ölüm #hesabıverilebilirhayat
Bana kalırsa kalpteki sıkıntıların çoğu görece halledilebilir sıkıntılar. Zamanı faydalı kullan, ömrün andan ibaret olduğunu unutma, şikayet etme, seni alâkadar etmeyen konulara dadanma, oku, olanda hayır vardır de, duadan geri kalma.
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun...
Son yıllarda ölümü yöremden, yüreğimden, zihnimden uzak etmeyen "el-Hakîm" olan Rabb'ime hamdederim
“Ölümsüz ve daima diri olan Allah’a güvenip sığın!” Furkân sûresi (25), 58
Telaşın bulaştığı sevgi, dikkat, derinlik, sevinç sessizce yok olur. İyi olan her şey emek, bekleyiş ve sabır ister. 'Çok zamanımız olsaydı keşke' diye dertleniyoruz, sen orada olmadıktan sonra, zamanın ne önemi var?
Sahip olduğun zamanın içinde mevcut olmaya bak.