Kamburdan kurtulma böcekten insana evriliş:
Eğri kambur durmak bir insanı maymundan ayıran tek özellik falan olabilir, hayatta herşeye karşı dik durun sevgili takipçilerim, ihtiyacınız olan tek şey günde 15 dakika bu tekniği denemek .
@turkervurgun11@hulyakarakas Tabiki var bugün kazandığı sey toplum sayesinde. Seninde topluma borcun var askerlik vergi vb şeyler bazı insanların daha fazla var
Steven Spielberg tarafından yönetilen Savaş Atı (War Horse, 2011) adlı film
I. Dünya Savaşı'nın yıkıcı gölgesinde, Devon kırsalında yaşayan genç Albert Narracott ile sıra dışı bir sadakat ve zekaya sahip olan asil atı Joey arasındaki sarsılmaz bağı konu almaktadır. Albert'ın alkolik babasının borçlarını ödeyebilmek için Joey'yi İngiliz süvari birliğine satmasıyla başlayan bu epik hikaye, her iki kahramanın da savaşın acımasız çarkları arasında hayatta kalma mücadelesini anlatır. Joey; cephede Yüzbaşı Nicholls'ın asil bineği olmaktan Alman ordusunda ağır topları çeken bir iş atı olmaya, Fransız bir dede ile torununun çiftliğinde sığınak bulmaktan iki düşman siperinin arasındaki "No Man's Land" (Sahipsiz Bölge) tellerine takılmaya kadar uzanan, savaşın tüm taraflarına dokunan trajik ve umut dolu bir yolculuğa çıkar. Bu süreçte Joey, milliyet farkı gözetmeksizin karşılaştığı her askerin ve sivilin hayatında insanlığı, şefkati ve umudu simgeleyen bir fener haline gelir. Aynı esnada orduya katılacak yaşa gelen Albert da can dostunu bulmak ve eve geri getirmek arzusuyla Somme Muharebesi'nin dehşet verici siperlerine adım atar; gaz saldırıları, kayıplar ve büyük yıkımlarla dolu bu cehennemde Joey'ye olan inancını asla kaybetmeyerek izleyicilere dostluğun, sadakatin ve yaşam mücadelesinin savaşın mutlak karanlığını bile aydınlatabileceğini gösteren epik bir dram sunar.
Denis Villeneuve’ün yönettiği 2013 yapımı psikolojik gerilim başyapıtı Tutsak (Prisoners) adlı film
Şükran Günü'nde altı yaşındaki kızları Anna ve onun arkadaşı Joy'un gizemli bir şekilde ortadan kaybolmasıyla sarsılan iki ailenin trajedisini ve adaletin sınırlarını sorgulayan karanlık bir hikayeyi konu alır. Soruşturmayı üstlenen takıntılı ve başarılı Dedektif Loki (Jake Gyllenhaal), kızların kaybolduğu saatlerde olay yerinin yakınında görülen eski bir karavana odaklanır ve zihinsel engelli sürücü Alex Jones'u (Paul Dano) gözaltına alır ancak yeterli delil bulunamadığı için adam yirmi dört saat sonra serbest bırakılır. Polisin sistemi içinde kalmasına ve yasal süreçlerin yavaşlığına öfkelenen acılı baba Keller Dover (Hugh Jackman), Alex'in suçlu olduğundan ve bir şeyler sakladığından emin olarak adaleti kendi elleriyle aramaya karar verir; onu kaçırıp terk edilmiş bir binaya kapatır ve kızının yerini öğrenmek için günlerce vahşi işkenceler uygular. Bu süreçte Keller, ahlaki değerlerini ve insanlığını yavaş yavaş kaybederek kızını kaçıran canavarlardan birine dönüşürken, Dedektif Loki ise kasabadaki diğer pedofili şüphelilerini, şifreli labirent çizimlerini ve geçmişteki gizemli intihar vakalarını birbirine bağlayan karanlık bir yapbozu çözmeye çalışır. Filmin dehşet verici ve sarsıcı finalinde, Alex'in aslında masum bir kurban olduğu, onu evlat edinen ve kendisini tanrıya karşı savaş açmış bir "labirent kurucusu" olarak gören koruyucu annesi Holly Jones'un (Melissa Leo) kasabadaki çocukları kaçırıp ailelerin inançlarını yok eden asıl suçlu olduğu ortaya çıkar. Keller, gerçeği keşfettiğinde Holly tarafından vurularak gizli bir yeraltı çukuruna hapsedilir; yaralı ve çaresizce kurtarılmayı beklerken, Dedektif Loki suçluyu etkisiz hale getirip çocukları kurtarır ancak final sahnesinde, olay yerini incelerken Keller'ın çukurun derinliklerinden umutsuzca çaldığı küçük düdüğün sesini rüzgarın arasında belli belirsiz duyarak büyük bir ikilemde kalır.
@devefitratliogl Halk kin ve nefret teşvik etmek bunun adı deve firatlioglu bu tarz paylaşımları sonucu insanlar ölebilir savcıları göreve davet ediyoruz