anneme sordum: anne acaba cok yakın ne kadar yakındır ki? galiba ilk kez bu kadar uzun konusmak icimden geliyor. kelimelerden tasarruf yapmak ve bir azliga sigdirmak istemiyorum her seyi. yine de her yazdigim ozledim diye basliyor.
ya da gece bır anıda. ama bır sey dıyım mı, sensızlık dıye bır sey yok artık, ıcımde sadece senlilik duygusu var. yaptıgım her seyde aklımda bır kosede, hep kontrol edıyorum her yerı en ufak bır sey olabılır dıye.
sana bilip bilmediğim tüm dillerde yazmak istiyorum. yazmak belki de kavuşmak. bilip bilmediğim tüm dillerde ağlamak. bilip bilmediğim tüm dillerde hayata küfretmek, özlemimi sarmak sonra da bileğime takmak…
ayrı düştüklerimiz, yolunu gözlediklerimiz, sesi gittikçe kulaklarımızda buğulananlar, bahara karışan kokusunun peşine verdiklerimiz..ama her şeye rağmen nefesi nefesimizde bitenler. bu ömüre karşı beklemek ve özlem ile fazla direnç kazandık, hiç değilse bundan yeni bir ömür…
payîz e ew dema çû, ber zivistan derd giran bû. çendîn bihar wê derbas bû. çendîn havîn wê derbas bûn. agirê dilêm derman nebû..
https://t.co/JTYd6epAgJ
Her sabah aynı düşünceyle uyanmak. Ve insanı en çok yoran şey, o düşüncenin hiç değişmeyeceğini biliyor olmak. Zaman geçse de içte aynı kırgınlığı taşımak; sessizce alışıyor gibi yapıp, aslında her gün biraz daha eksilmek.
bunlari dusunuyorum. burada beraber olsaydik. bunu düsünüyorum. parmaklarin üsüyor mu bileklerine dogru. corabin islak mi. sacindaki egzamayı konusuyorduk ya hani, gecti mi. bunu düsünüyorum. en son hangi sarkiyi mirildandin. bunu düsünüyorum. hangi tasa yasladin sirtini…
çimlerde oturmus seni dusunuyorum. geri gelip gelmeyecegini degil ne yaptigini. ellerin üsüyor mu su an bunu düsünüyorum. ayakkabin rahat mi. pantolonunun pacalari kuru mu ıslak mı. bahar oralara geldi mi gelmedi mi. aklından neler geciyor. sigara icmeyi ozluyor musun.
mesela ağaç olsaydım gelir rüzgar eserdi dalım yaprağım oynardı hışırdardım ağaç olduğumu hatırlardım insan insan olunca kendini nerde kaybetti de nerde bulacak neyi unuttu da neyi hatırlayacak hiç bilemiyor
ankaranın rastgele bir sokağındaki mekanın merdivenlerine çöküp ağlıyorum gece ikide seni düşündükçe. yanıma gelip konuşmaya çalışan kadına yalan söyledim. sağanak yağmur yağdı. bar tuvaletleri bana seni hatırlatıyor. her şey seni hatırlatıyor.