Dolandırılıyoruz, zehirleniyoruz, sömürülüyoruz. Birkaç haysiyetsiz daha da zengin olacak diye görevi bizi korumak olan yetkililer olanlara göz yumuyor.
Türk milleti İsviçre’de gibi para ödüyor, Hindistan’da gibi yaşıyor.
Kolay ölümler ülkesi!
Askere gidersin, ölürsün.
Ormana gidersin, ölürsün.
Sokağa çıkarsın, pazara gidersin, ölürsün.
Başımız sağ olsun da,
Bir insan kolay mı doğuyor, kolay mı yetişiyor…
Yazık ülkemin insanına…
engin geçtan'ın insan olmak kitabındaki şu alıntı muhteşem:
"bir insanı sevmek, onun gerçeklerini anlamaya çalışmayı da içerir." (s. 43)
bu çağın en zor çabası da bu olsa gerek: anlamak ve sevmek için çabalamak.
nietzsche ağladığında kitabında geçen muhteşem bir cümle var:
“benim “biz” haline gelebilmem için önce “ben” olmam gerek.” (s. 315)
günümüz ilişkilerinin de sorunu tam olarak bu: henüz "ben" bile olamamış milyonlarca insan "biz" olmaya çalışıyor.
iletişimin en çok evrimleştiği ve yazmak istediğimiz kişiye 1 saniyede bile ulaşabildiğimiz bir çağdayız. ama en büyük iletişimsizlikler de yine bu çağda yaşanıyor. ne büyük çelişki ama...