@gusholderhaber Türkiye'de kadar çok gerizekâlı insan var, n'olacak yani eski bir padişah ismi koyunca. Elinde telefon tabletle Age of Empire oynar artık.
Zengin de fakir de, yenilikçi olduğunu iddia eden de etmeyen de aynı telefon ekranına bakıyor, aynı AVM’de yürüyor, aynı sentetik trendlerin peşinden koşuyor. Kültür, yerini popüler tüketim endüstrisine bıraktığında ortaya işte o bahsettiğim "asalak topluluk" çıkıyor.
Bu dijital uyuşturucu ve sunduğu konfor, insanları tamamen teslim alana kadar bu çürüme devam edecek. Çünkü dışarıdaki o plastik, birbirine yabancılaşmış asalak dünyadan kaçıp nefes alabileceğimiz tek yer hafızam��zdaki o organik geçmiş.
Bugünün yeni nesil aydınları insanı sadece sanal profillerinden, Instagram hikayelerinden ibaret sandıkları için gerçek dünyadaki bir bakışın, bir ses titremesinin ne anlama geldiğini okuyacak o duygusal zekâya sahip değiller... +
Bugün insanlar tarihin en korkak, en çekingen ve birbirine en yabancı topluluğuna dönüştüler.
Yan yana oturup birbirinin gözünün içine bakarak iki kelâm edemeyen insanlar, telefonda tanımadığı binlerce kişiden beğeni toplama ya da pervazsızca eleştirme kölesi olmuş durumda.
İnsanoğlu binlerce yıl boyunca doğayla, vahşi hayvanlarla, kıtlıkla ve düşman boylarla savaşarak hayatta kaldı. Biyolojimiz ve psikolojimiz "zorluk aşmak" üzere tasarlandı. Bugün modernleşme adı altında her şeyi bir tıkla ayağımıza getirip insanı hapsettiğimizde, ruh hastalanıyor
Ortada uğruna ölünecek büyük idealler kalmayınca, insan da o devasa anlamlandırma mekanizmasını alıp cüce nesnelere; AVM’lere, latte bardaklarına ve dijital beğenilere yönlendiriyor. İşte sığlık tam olarak burada başlıyor.
Bugünün modern insanı gittiği kafedeki kahvenin çekirdeğine, sosyal medyadaki takipçi sayısına, giydiği markaya ya da hafta sonu gideceği eğlence mekanına kozmik bir anlam yüklüyor. Çünkü insanın doğasında "bir şeye tapınma ve onu yüceltme" ihtiyacı var.
Modern dünya, insanın içindeki o çiğ ve gerçek hayatta kalma güdüsünü elinden alıp yerine "faturaları ödeme stresi" gibi sentetik bir korku koydu. Hakiki acıyı tatmayan insan, sahte konforun içinde çürüyor.
@gusholderhaber Kendi düşen ağlamaz kimsenin bu duruma düştüğü için şikâyet etmeye hakkı yok!
Kaç yaşıma geldim ne benim, ne ailemden birinin hiç bir dönem kredi kartımız olmadı. Varsa yeriz, yoksa aç yatarız. Keza zamanında yattık da, pazardan çürükleri toplayıp ayıklayıp kendimize aş ettik.
@canbyeq bilarer değil, bilâder yazdım 🙂 gün içinde ki konuşma üslûbum, jargonum nasılsa sanal ortamda da aynı üslûpla yazıyorum.
Turuncu artık hayatında 1 tane dişi ile iletişim kuramamış ya da cebine bir kahve parası olmayanların bedavaya am bulamadık göt sikelim dediği bir yere döndü
@serdar_ykn34 Ya ne boş yapmışsın bilâder, dünyada bir sürü fakir ailede doğan genç var onlar kendi mi hayata 2-0 geride başlamayı seçti. Ortaya bir lâf atıyorsun içi boş etkileşimden başka bir de değil. Erkeklere mastürbasyon mâlzemesi olmaktan ileri gitmeyi dene bence.
@canbyeq Duygusal ve cinsel eğilimini sosyâl alanlarda insanların gözüne sokarcasına, hatta çoğu zaman pervasızca bağıra bağıra yaşayan tiplere neden saygı duymak zorundalar ki? Metroda "ayh ne var ayolh" diye bağıra bağıra konuşan birisine saygı duyulmaz.
Ülkede ne proje yapıp ödül alan ve üniversitelere davet edilen pırıl pırıl gençler var vize sorunu yüzünden gidemiyorlar, bu eleman sırf tipi erkeksiz kalan dişiler tarafından popüler edildi diye elini kolunu sallaya sallaya vasıfsız bir şekilde gidip geziyor. Yazıklar olsun...