Partimizin Genel Merkez ve İstanbul İl Başkanlığı X hesaplarına erişim engeli kararı verildiğini sosyal medya aracılığıyla öğrendik. Söz konusu kararlar ise henüz uygulamaya konmamıştır.
Yaptığımız incelemede, fon vurgununu ifşa ettiğimiz açıklama ve yayınlarımız için bu baskı ve sansüre maruz kaldığımız anlaşılmaktadır. Bir siyasi partinin sözünün engellenmeye çalışılması açıkça özgürlüklere ve hukuka aykırıdır, siyasi partilere dönük saldırı niteliğindedir.
Saray rejimi, derinleşen yönetim krizini ve toplumun farklı kesimlerinden yükselen itirazları baskı, sansür ve yasaklarla bastırmaya çalışıyor. Kendisine yönelen her eleştirel sesi susturmayı, halkın örgütlü mücadelesini görünmez kılmayı ve toplumsal muhalefetin sesini kısmayı bir yönetme pratiği hâline getiriyor.
Partimizin sosyal medya hesabına yönelik bu müdahale, yalnızca bir iletişim kanalının engellenmesi değil; halkın haber alma hakkına, düşünce ve ifade özgürlüğüne ve demokratik siyasete yönelik bir saldırıdır.
Erişimi de engelleseler; sansürle, baskıyla da gelseler halkımızın emek, özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesini susturamayacaklar.
Bu karanlık, ne olursa olsun bitecek!
Baskılarınız sökmeyecek, halkın mücadelesi kazanacak. Biz kazanacağız!
M. Yavaş, “seçilebilecek aday” olduğunu ispatlamak için ağaç kesiyor, insanların üzerine iş makinesi sürdürüyor, yol yapıyorum diyor.
Elinde olsa gençleri biber gazına da boğduracak herhalde.
Aslı varken bir de suretine gerek yok..
Haydut Trump ve arkadaşlarının NATO eliyle coğrafyamızda katliamlar düzenleyip, Ankara'da elini kolunu sallayarak gezmesine sessiz kalmayacağız!
Ankara İl Başkanımız Fırat Çoban polis ablukasından seslendi. Yoldaşlarımız gözaltına alınıyor, direnişimiz sürüyor.
Çocuğun davranışlarından sadece ebeveyni sorumlu tutmak liberal bir tutum. Çocuk toplumundur, esas soru 'ebeveynin yetemediği yerde yetecek kimse niye yoktu?' "Aile Yılı", Selçuk'ta yanan çocuklara da derman olamadı, bunlara da. Resmi belgelerde damga olarak kaldı sadece
ne diyordu sevgili Rakel Dink ;
yaşı kaç olursa olsun; 17 veya 27, katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz kardeşlerim
Kaybettiğimiz insan sayısı 9 olmuş. 8 öğrenci bir öğretmen… Bu Urfa saldırısından sonraki hali. Şu anda da bundan farklı olduğunu hiç sanmam. Rahatlığa bak… Delirttiniz hepimizi! Delirttiniz!!!
İşgal devleti İsrail, en büyük destekçisi ABD ile ortaklaşa şekilde bu sabah saatlerinde İran’a saldırı başlattı.
ABD Başkanı Donald Trump ve işgal devletinin Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun art arda açıklamaları, kapsamlı bir askeri saldırının düzenlendiğini gösteriyor.
Saldırılarda askeri tesislerin yanı sıra kimi bakanlıkların da vurulduğu, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve dini lider Hamaney’in konutunun çevresine de füzelerin atıldığı biliniyor.
İran’daki rejimin ve bölgedeki İsrail ve ABD varlıklarının “güvenliğinin” bahane edildiği bu saldırı açık bir emperyalist saldırganlıktır. İran’daki rejimle mücadele etmek İran halkının işidir. Bölgedeki halklara dönük en ciddi tehdit ise İsrail ve ABD askeri varlığıdır.
Maalesef ülkemiz dahil pek çok ülkenin iktidarları ABD ve İsrail yönetimleri tarafından yürütülen kanlı Ortadoğu operasyonuna ya destek veriyor ya da karşı çıkmıyor. Bu operasyon kapsamında yıllar boyunca Irak, Suriye, Lübnan, Filistin ve nihayet İran hedef alındı. AKP yönetimi de bu hamlelerin hepsinde rol kapmaya çalıştı.
Türkiye olarak, bu saldırganlık karşısında acilen yapmamız gerekenler açıktır;
- Hava, deniz ve kara sahamız ABD ve İsrail’in doğrudan veya dolaylı kullanımına derhal kapatılmalıdır. Başta Konya’daki 3. Ana Jet Üssü olmak üzere, İran’ı takip ve tehdit için kullanılan NATO üslerinin statüsü değiştirilmelidir. Ülkemizin toprakları bölgesel haydutluğun kullanımına bırakılamaz.
- ABD-İsrail öncülüğünde hazırlanan sözde “Gazze Barış Planı”na iktidar tarafından verilen destek geri çekilmelidir. Bu plan Filistin ve Gazze’nin köleleştirilmesini hedeflemektedir.
- ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Ortadoğu Temsilcisi Tom Barrack, bütün bu saldırgan politikanın ana uygulayıcılarından biridir. Epstein belgelerinden görüldüğü üzere, insanlık dışı bir çetenin de parçası olan Tom Barrack derhal ülkemizden sınır dışı edilmelidir.
- Ülkemiz, temmuz ayında yapılması planlanan NATO Zirvesi’nin ev sahibi olmamalıdır. Topraklarımız, dünya halklarının düşmanı olan bu örgüt ve başta Trump olmak üzere onun eli kanlı liderlerine kapatılmalıdır.
Yaşasın barış, kahrolsun emperyalistler ve işbirlikçileri!
500T’de bir amca “Bizim zamanımızda gençler böyle yaşamayı kabul etmez, isyan ederlerdi, isyan. Böyle iğrenç hayat mı yaşanır?” dedi.
Borçlu hissettik.