Türk Hekimleri uzmanlık kadro sorunlarıyla boğuşurken, yabancı hekimlere daha fazla uzmanlık kontenjanı açıldığı bir dönemde Sağlık Bakanlığı skandal işler yapmaya devam ediyor maalesef…
Aile Hekimliği Yönetmeliği adı altında çıkarılan ve ne olduğu anlaşılamayan bir yönetmelikle binlerce sağlık çalışanı büyük bir belirsizliğin ortasına atılmaktadır.
Bu yönetmelik hastanın neye göre olduğu belli olmayan memnuniyetini önceleyip, sağlığını önemsemeyen ve hekimlerin ve aile sağlığı çalışanlarının iş ve gelir güvencesini ortadan kaldıran bir yönetmeliktir.
Hazırlanan yönetmeliğe göre;
Vatandaş 6 ay boyunca Aile Sağlık Merkezi’ne (ASM) uğramazsa doktorun ve hemşirenin maaşında kesinti yapılacaktır. Yani o ASM’ye kayıtlı kişi 6 ay hastalanmazsa, doğru duydunuz hastalanıp ASM’ye başvurmazsa sağlık çalışanlarının parası kesilecek…Yani vatandaşa illaki hasta olacaksın ve aile hekimine gideceksin deniliyor. Ya da aile hekimine; maaşında kesinti yapılsın istemiyorsan ne yap ne et, sorumlu olduğun kişilerin hastalanması için dua et diyorlar.
Yine hastalar doktora puan verecek ve bu puana göre maaş kesilecek. Yani, doktordan uygunsuz ilaç ya da rapor isteyen birinin istediği yapılmazsa “müşteri” şak şikâyet edecek ve düşük puan verecek ve doktorun parası kesilecek ve belki de sözleşmesi feshedilecek.
Hastaya bazı ilaçların yazılması kısıtlanmıştır. Böylece hekimin özgürce hastasını tedavi edebilmesinin önüne geçilmiştir. Ayrıca yazılamayan ilaçlar nedeniyle hasta sağlığı tehlikeye atılmıştır.
Karmaşık hesaplamalar ile ulaşılması mümkün olmayan, ulaşılsa bile halk sağlığı için faydasız performans kriterleri içermektedir. (hesaplama yöntemleri ektedir,bakın bakalım ne anlayacaksınız.)
Yapılan işin kalitesine değil sayısına değer vermektedir.
Hastalara ve koruyucu hekimlik uygulamalarına yeterli zaman ayrılabilmesine fırsat vermemektedir.
Kendi içinde taşıdığı çelişkili uygulamalar ile hekimlerle hastaları karşı karşıya getirerek şiddete zemin hazırlamaktadır.
Aile Sağlığı Merkezinde ebe, hemşire eksikliğini gidermemekte, çalışma koşullarını iyileştirmemektedir.
Entegre aile sağlığı merkezlerinde çalışma şartlarını zorlaştırmaktadır. İstenen acil nöbet saatleri olağanüstüdür.
Biz Zafer Partisi iktidarında ne yapacağız peki, kısaca ele alırsak;
Sağlık ocakları yeniden açılacak, (bu kurumlar mini mahalle hastaneleri gibi çeşitli laboratuvar imkanlarına sahip olacak.) Aile Hekimleri sağlık ocaklarında görevlendirilecek, ebe, hemşire, tıbbi sekreter ve acil tıp teknisyeni başta olmak üzere sağlık personeli kadroları arttırılacaktır. Ayrıca artan ruh sağlığı sorunları nedeniyle her sağlık ocağında en az bir psikolog görevlendirilecek, bu kurumlarda çalışanlara performanstan bağımsız sabit, yeterli maaşlar verilecek ve bunların emekliliğe sayılması sağlanacaktır. Böylece yeniden hasta-hekim ilişkisi tesis edilecek, insanlar müşteri olmaktan çıkarılacaktır.
Ayrıca olmazsa olmaz güvenlik sorunları için sağlık ocaklarında mutlaka polis görevlendirilmesi yapılacak, yapılan şikayetlere en yakın karakoldan hızlı müdahalede bulunulması sağlanacaktır. @saglikbakanligi
#ailehekimliğizulümyönetmeliği #ailehekimliği
Benim çizgim belli!
Atatürk’le, Cumhuriyet'le, bayrakla, vatanla sorunu olanlarla işim olmaz.
İstiklal Marşı’nda ayağa kalkmayanlar, milli takım zaferlerinde sevinmeyenlerle bir arada olmam.
Öcalan’ı umut hakkı ile affedelim, TBMM’de konuşturalım, tabuları yıkalım diyen Devlet Bahçeli devam ediyor: “Sayın Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Yüzyılı’nın inşasının güvencesidir ve bir daha seçilmelidir.”
Bahçeli, kendisi ve MHP için Erdoğan için çalıştığı kadar çalışmadı. Rahmetli başbuğ Türkeş’e zerre kadar sevgisi ve saygısı olan bütün MHP’lileri Zafer Partisi’ne davet ediyorum. @zaferpartisi
@MGazete1283 Milliyetçilik kimsenin tekelinde değildir. Bırakın Oğuz Beki gibi dürüst, omurgalı, Atatürk milliyetçisi insanlara çamur atmayı da sizde Zafer Partisine destek olun ve ayrımcılık yapmayın
Ey Büyük Atatürk,
101 yıl önce çıktığın Zafer yolunda Türk Milleti için ortaya koyduğun ideallerin, gerçekleştirdiğin devrimlerin ve “en büyük eserim” dediğin Türkiye Cumhuriyeti #BizeEmanet
Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!
Ne mutlu Türküm diyene...
Türk oğlu Türk kızı
Bugün cumhuriyetimizin 101. Yılı. İlelebet payidar kalması için tüm yüreğimizle Türk milletinin her ferdini Zafer Partisi çatısı altında toplanmaya çağ��rıyoruz. Unutmayın ki Cumhuriyet bize emanet.
Nicelerine Zaferle…
@umitozdag @zaferpartisi
Güney Kore de havalaanında arkadaşımın valizine bir elektronik kelepçe takılmış. Sebebi çantasında elma olması. Ülkeye çekirdekli tarım ürünü girmesi yasak arkadaşlar. Tarım ürünlerinin genetiğinin değişmemesini sağlamak için gösterdikleri özene bakın. Bizim de ülkemizin demografik yapısını koruma konusunda gösterdiğimiz hassasiyete bir bakın.
@umitozdag@zaferpartisi
Özgür bey, genel başkan yardımcınızın çirkin üslubunu eleştirecek yerde benimsediğinizi, Zafer Partisi’ne “siyasi yankesici” dediğinizi görüyorum.
CHP’nin fedakar, vatansever seçmenini cebinizde bozuk para olarak gördüğünüz için şimdi bu seçmenin Zafer Partisi’ne sempati ile bakmasından ötürü gerilmiş olacaksınız.
Ben Bahçeli’nin size en ağır hakaretleri ettikten sonra yanınıza gelip “siyaseten dedim” demesi üzerine sizin verdiğiniz türden bir tepkiyi EMİN olun size karşılaşınca vermeyeceğim. İlk karşılaşmamızda cevabımı yüzünüze gereken şekilde vereceğim.
Sayın Özel, "Kürtler ve Aleviler kendini eşit yurttaş hissedene kadar mücadele edeceğiz" dediniz.
Özgür bey kelimesi kelimesine "Devlet Bey el yükseltti. El yükseltiyorum Devlet Bey, ben de Kürtlere bir devlet teklif ediyorum. Tam olarak kendilerini ait hissetmeyen bütün Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti devletinin sahibi olmayı teklif ediyorum" dediniz.
Sonra eleştiriler karşısında ezilince "Siyasi Yankesicilik" diye çemkirip duruyorsunuz.
Özgür bey, siyaset konusunda temel bilgi noksanlarınız var. Bakın Özgür bey, önce Anayasa 66'ncı maddeyi okuyup "Türk Vatandaşlığı" tanımıyla eğitime başlamalısınız. Çünkü "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür." Bu tanımda etnik köken veya inanç ya da mezhep gruplarına atıf yoktur.
Özgür bey anlıyor musunuz, devlet yapımız ve siyaset etnik/mezhep yapılarına göre yapılmaz! Yapmaya kalkarsanız, bölücü alanda yer alır ve Türkiye Cumhuriyetine büyük kötülük etmiş olursunuz. Bu konuda ısrarcı olursanız memleketi "Lübnan" veya "Yugoslavya" modeline sürüklersiniz. Bu model "iç savaş" ile bölünme demektir.
Özgür bey, Atatürk Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti devletini vermedi mi de siz “Ben vereceğim” diyorsunuz. Atatürk, bütün yurttaşlarımızı devletin sahibi yapmadı mı ki, siz yapacağım diyorsunuz? Özgür bey, gerçekçi olun, siz ancak eczane kurabilirsiniz, devlet değil. Ve kimin devletini kime veriyorsunuz?
Bugün yaşanan PKK terörü, Şeyh Sait ve Seyit Rıza terörünün devamıdır. Siz Atatürk’ün kurduğu cumhuriyete karşı ayaklananları bile vatan haini kabul etmeyen bir siyasetçisiniz.
Ve şimdi Öcalan’ın istediklerini (bana Kürtlerin istedikleri demeyin sakın) vererek Türkiye Cumhuriyetini “Kürtlerin de devleti” yapabileceğinizi düşünüyorsunuz.
Özgür bey, bir yanda PKK gibi siyasi kürtçü bir terör örgütü, diğer yanda başta FETÖ olmak üzere Siyasal İslamcı terör örgütleri ulusal güvenlik için beka sorunu oluştururken, siz de etnikçi/mezhepçi anlayış ile bunu desteklerseniz, ana Muhalefet partisi olarak, terör yan yana konumlanır, beka sorununa ortak olursunuz. Hele İsrail-Gazze çatışması bölgesel bir savaşa evrilirken ve Türkiye için riskler oluşurken, siyasetin daha bilinçli ve dikkatli olması, küçük siyasi hesaplarla ulusal güvenliği riske etmemesi gerekmektedir.
Özgür bey, şunu da öğrenmenizde fayda var: Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşında, etnik/mezhepçi kökenli iç ayaklanmalara karşı milletin hukukunu milletin askeri ile ve silahla korudu. ABD Mandacıları ya da İngiliz Muhipleri ile Açılım yapmaya kalkmadı!
-Şimdi siz el yükseltip, Açılım gayretlerine ortak olup, bir etnik/mezhep grubuna hangi devleti vaat ediyorsunuz? Hangi hak ve yetkiyle böyle bir çağrı yapabiliyorsunuz?
-Şimdi siz Atatürk'ün görmediği neyi gördünüz ki, açılıma koşar adım katılıp el yükselttiniz!
-Özgür bey, mevcut anayasada olmayan hangi hakları veya ayrıcalıkları vaat ediyorsunuz ki, etnik/mezhep gurupları kendini daha eşit hissedecek!
-Özgür bey, siyaset bir devlet hizmetidir. Siyaset devlet ciddiyeti ve devlet terbiyesi ile yapılır. Devlet işleri öyle mikrofonu görünce heyecana kapılıp, motivasyon için, "devlet vaat ederek" ya da gayri ciddi bir tavırla "el yükseltiyorum" diyerek yapılmaz. Son olarak, haylaz yardımcınız Zafer Partisi AKP’ye çalışıyor demiş. AKP’ye sizin nasıl görev dağılımı yaparak çalıştığınızı milletvekiliniz anlatmış. @zaferpartisi@eczozgurozel@herkesicinCHP
Ümit Özdağ’dan “Milliyetçi cephe” yorumu:
“Parti ismi vermiyorum. Atatürk cumhuriyetine, kuruluş felsefesine bağlı olan, bütün parti, sivil toplum örgütleri, kişilerle; Atatürk cumhuriyetini savunmak için seve seve yan yana geliriz.”
Kürt sorunu diye kendini yırtan Siyasetçiler, akademisyenler, gazeteciler, aydınlar aşağıda bütün hayatları Allah devlete millete zeval vermesin diye geçen namusuyla askerliğini yapmış vergisini vermiş çocuğunu askere yollamış ve sonra onun şehit tabutu başında çaresiz duran Türk sorununu görüyorsunuz.
3 Afgan Erzurum’da bir Türk gencinin boğazını kesmiş. Doktor hiç bu kadar profesyonel bir kesik görmedim diyor. Bir Suriyelinin ayağı takılıp düştüğü zaman ırkçı Ümit Özdağ diyen Türk düşmanları sus pus. @zaferpartisi
Hadi oradan bu milleti aptal yerine koymayın. 22 senedir Sağlık Bakanlığı menzil cemaatinin kontrolunda. 22 yıldır bakanları, bütün bürokratları siz atıyorsunuz.
Sağlıkla ilgili yasaları siz çıkarıyorsunuz. Olay orta çıkınca “Siyonist yapılanma” Siyonistler Gazze’de benek ve çocuk öldürüyor. Buradaki çetelerden siz sorumlusunuz.
Allah size utanma duygusu versin. @zaferpartisi