Kel olduğu için randevunun ortasında terk edilen adamın isyanı:
• Kızlar bu terbiyesizlik mi değil mi?
• Bir haftadır taş gibi bir hatunla mesajlaşıyoruz.
• Sonra kızla buluşalım dedik.
• Oturduk, bir yerde yemek yedik.
• Kız ben bir lavaboya kadar gideceğim dedi, buraya kadar okey.
• Yarım saat bekledim.
• İyi misin, bir sorun yok değil mi diye mesaj attım.
• Mesaj iletildi.
• Kız bana ne dese beğenirsin?
• Ben seni saçlı biliyordum.
• Demek ki şapkalı fotoğraflarının sebebi kel oluşunmuş.
• Ben kellerden hoşlanmıyorum.
• Ben bıktım.
• Bak, bu kafayı söküp atayım mı?
• Neden bizi ötekileştiriyorsunuz?
• Ben ağlamak istiyorum artık.
• 1.90 boy, fit vücut, son model arabam var, ev var, iş güç var, hepsi var.
• Karakterimde de sorun yok.
• Mesele saç olunca kapılar kitleniyor.
• Midyeci Ahmet bile o boyla evlendi.
• Ben kapılara sığmıyorum.
• Kızlardan gördüğümüz muameleye bak.
• Tutmuyor, tutmuyor.
• Üç seans ektirdim.
• Anneannemin un eleğine döndü kafam.
• Ben kesip atayım mı bu kafayı ne yapayım?
bir ilişkide alma verme dengesi bozulduğunda ilk yapman gereken şey karşı tarafın vermesini beklemek değil, senin ne kadar verdiğine bakmaktır. sürekli yazan, arayan, açıklayan, toparlayan ve ilişkiyi ayakta tutmaya çalışan taraf sensen enerjini geri çekmen gerekir. verdiğin kadar karşılık görmek için mücadele etmek zorunda kalmamalısın. biraz geri çekildiğinde ilişkinin kendi kendine ayakta kalıp kalamadığını görürsün. eğer her şeyi sen bıraktığında hiçbir şey kalmıyorsa, zaten uzun zamandır tek başına taşıdığın bir ilişki vardır.
Bir insanla ilişkinde seni rahatsız eden bir konuyu en fazla 3 kez sakince ve tatlı dille gündem edeceksin. Tekrarladığı anda hayatından çıkaracaksın. Kararını sorgulasan dahi haklıysan geri dönmeyeceksin. Hayat kalitenizi %90 artıracak bana güvenin.
Merecemos a alguien emocionalmente disponible, que sepa comunicarse, que no desaparezca, que nos cuente lo que hace, que se disculpe si tarda en responder y que nunca nos deje adivinando cuál es el lugar que ocupamos en su vida.
İnsanlara gereksiz yere sabır ve nezaket göstermeyin. Eşek kadar olmuş insanlar size yanlış yapmayı göze alıyorsa, sonuçlarıyla karşılaştıklarında kusura bakmayacaklar. Değer verdiğiniz insanlar size sıradan bir insan muamelesi yapamaz ve yapmamalıdır.
Bana göre bir erkeği değerli kılan şey ne sesi ne de dış görünüşüdür. Kadınlar gösterişli sözlere ya da dış görünüşe değil, her şartta yanında dimdik duran adama âşık oluyorlar. Çünkü kadınlar kusursuz görünen erkeklere ya da güce değil, o gücü besleyen kararlılığa âşık olur.
Mesaj atıyorsun, tüm gün telefonu elinde olmasına rağmen cevap vermiyor, aradan 4-5 saat geçiyor mesaja yeni cevap veriyor. İşi vardır yalanını başkalarına saklayın. Bu sadece sosyal becerileri zayıf, olgunlaşmamış, hala çocukça kaprislere sığınan zavallı insan özelliğidir.
ben biraz gözü kara sevgiyi seviyorum galiba. sevdiği için cesaret edeni,risk alanı,gerektiğinde alıştığı düzenin dışına çıkabileni.hiçbi şeyinden vazgeçmeden,hiçbi şeyi göze almadan da sevebilir insan tabii. sadece benim romantik bulduğum sevgi biraz insanı yerinden oynatacak
İyileşmenin en belirgin işaretlerinden biri, artık kendi değerini kanıtlama ihtiyacının azalmasıdır. Kendini sürekli açıklamayı bırakırsın. Seni yanlış anlayan insanların peşinden koşmazsın. Sevilmek için kendini göstermek ya da olduğundan fazlasını vermek zorunda hissetmezsin. Seçilme ihtiyacının yerini yavaş yavaş huzur alır.
bişey diyeyim mi? çoğu zaman daha en başından sonunun nasıl olacağını biliyorsun. bir yerde hissediyorsun ama işine gelmediği için o sesi kenara itiyorsun. sonra zaman geçiyor ve hayat sana yeni bir şey öğretmiyor; en başından beri bildiğin şeyi doğruluyor