“Zamanın kaybolmuşu yoktur. Yaşanan her şey, müspet, menfi, bizi inşa eder. Yalnız bizi değil, bizden sonraki kuşakları da…
Yaşadıklarımızı anında belki en iyi şekilde inşa edemeyiz. Ama, onları değerlendirdiğimiz vakit; gelecek daha emin olur.
Hayat “gemi”mi bilmiyorum; “gemicilik” olduğu gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz.
Herkes kendi talihinin mimarıdır.
Yaşadıkları, anbean insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer. Kader, gaipten yazılmaz. İnsan, kaderini kendi yazar.”
İLBER ORTAYLI
Sonra oturursun nemli bir toprağa. Öyle bir haldesindir ki hasta olmak bile senin için hayat konforunu arttıran bir lüks anlamını ifade eder. Ardında dünyanın yükü, sırtında en az üç naaşın kamburu... Kaşların çatılır, ellerinin çatlağı dişlerini sıkmana sebep olur. Üzerine ter ve barut kokusu sinmiştir. İki tepe sonra seni neyin beklediğini bilmeden birazdan kalkıp gideceğini düşünürsün.