"Sokaktaki köpekler toplanacak" dediler, ses çıkarmadınız.
"Kediler de toplansın" dediler, yine sustunuz.
"Barınaklarda bakılacaklar" dediler, inandınız.
Sonra gizlice öldürdükleri ortaya çıktı, yine sustunuz…
Her gün onlarca hayvan şiddete maruz kalıyor…
Sizin sessizliğiniz, onların cesareti oldu.
Siz sustukça merhamet yok edildi.
Sessiz kalmak masumiyet değil.
Sessiz kalmak, suçun ortağı olmaktır!
#HayvanKatliamınaDurDe #7527İptalEdilsin
Deprem olur madenci koşar, orman yanar madenci koşar. Her türlü afete karşı ilk onlar koşar gelir. Şimdi maden işçileri yapılan şu muameleye bakın. Yusuf Yerkel’in Soma’da attığı tekmeyi şimdi Anlara polisi atıyor. Ekmeği için mücadele eden maden işçisine yapılan bu işkencenin sorumlusu iktidardır, validir, emniyettir.
📍Rojin’in bedeninde işkence izleri var.
Rojin’in midesinde ve organlarına dağılmış anestezi maddesi var.
Rojin’in kafasında saçları yok.
Rojin’in sağ ayak bileğinde kırık var.
Rojin’in bedeninde 4 erkek, 1 kadın DNA’sı var.
Rojin’in kalp aort damarında 3 cm yırtılma var.
Rojin’in sağ kulağında kara larvalar var.
Rojin’in sağ tarafında ateşli silah bulguları var.
Rojin’in boynunda kıkırdak doku tahribatı ve kemikte ayrışma var.
Rojin’in sol el üstünde damar tahribatı var.
Bunca delile rağmen, Rojin Kabaiş’in kaybolduğu gün aramaları ısrarla göle yönlendirenler, intihar senaryosu yazanlar ve Rojin’in cansız bedenine ulaşıldığı saatlerde henüz otopsi yapılmadan “intihar” diyenler, bunu hangi gerekçeyle kamuoyuna yansıttılar?
Rektör @hsevli derhâl görevden alınmalı. Rojin Kabaiş cinayeti aydınlatılmalıdır. @abakingurlek
Okul saldırıları politiktir, tam da siyasetin gündemidir. Gelecek güvencesinin ortadan kalktığı, hukukun derinlere gömüldüğü, tarikat isimli terör örgütlerinin sokaklarda, okullarda cirit attığı, torbacıların, torbacı ocaklarının sokaklarda, okullarda salındığı, mesem adı altında çocukların kanlarının patronlara peşkeş çekildiği, eğitimin ticaret başlığı haline geldiği bir ülkede okul baskını zaten bunları yapan AKP-MHP'nin eseridir!
Laiklikle kavga etmekten eğitimle ilgilenmeye vakit bulamayan, mikrofon buldukça laiklik eleştiren, bir kez bile bilim ve fen konusunda bir çıkışını duymadı��ımız, Türkiye'nin gelmiş geçmiş en kötü Milli Eğitim Bakanı.
Binaları denetlemez, yıkılır inşaatçıları yargılamaz, yardıma asker göndermez, moloz altındakiler bulunmasın diye interneti keser, kendi selalarını dinletir, canlı yayında nefret kusar, hayattakilere su vermez çadır satar, kayıp çocukların araştırılmasını reddeder
Unutmayacağız
Depremin üzerinden koskoca 3 yıl geçti insanların hala suyu, elektriği, evi yok, toz ve asbest içerisinde temiz hava bile alamıyorlar bu insanları hala ölüme terk ediyorsunuz SENELERDİR MİSLİYLE ALDIĞINIZ DEPREM VERGİLERİ NEREDE
EPSTEIN DOSYALARI 1: “Burak Oğraş’a ne oldu?”
Epstein dosyalarını yayınlama kararı aldık. İlk olarak, Burak Oğraş’ın şüpheli ölümünü kamuoyuna aktaracağız. Epstein’ın dosyalarında adı geçen Antalya Rixos Otel’de stajyer olarak çalışan 16 yaşındaki Burak Oğraş, 15 yıl önce otelde gece yarısı şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Cansız bedeni havuz başında bulundu, telefonu ise yıllardır kayıp.
2011 yılından bu yana yürütülen soruşturmada ölümü aydınlatılmadı. Burak o gece neye şahit oldu? Epstein’in dosyalarında Antalya Rixos Otel adının onlarca kez geçtiği görülüyor. Kız çocuklarını kaçırıp adasına götürdüğü bilinen Epstein ağının, Antalya’daki Rixos Otel’i “masaj eğitimi” gerekçesiyle kullandığı; ödemelerin ise Epstein’in kişisel kredi kartıyla yapıldığı dosyalara yansıyor.
Burak Oğraş, tam da o dönem k*tledildi. Burak ne gördü, telefonu nerede ve ne oldu?
discorddan
paypaldan
yurt dışı alışverişinden
wattpadden
robloxdan
bookingden
oyunlardan
sanattan
insanlardan
paramdan
eğitimden
bireysel özgürlüklerden
elini çek
kadın cinayetleri politiktir, katilleri durdurmayan faillerin "aferin" dercesine sırtını okşayan her el ,her suskunluk, her 'ama' bu suça ortaktır, istanbul sözleşmesini kriminalize edenler, ayrıcalıklı konumlarından aldığımız nefese dahil parmak sallayanlar cinayete ortaktır.
Münevver Karabulut öldürülüp bir bavulla çöpe bırakıldığında yıl 2009’du, şu an 2026'dayız hala katillere caydırıcı cezalar verilmiyor , bu caniler artık katlettikleri kız kardeşlerimizi saklama gereği bile duymuyor, bu rahatlığı onlara siz verdiniz.
Daha kaç pırıl pırıl çocuğumuzu kaybedeceğiz? Her olayda “emsal karar çıksın” diye ülkece ses çıkarıp, hiçbir adım atılmamasını mı izleyeceğiz?
Ortada sistematik bir ihmal var ve bunun yarattığı sonucu kabul etmiyoruz. Bugün çocuklar korunamıyorsa, bunun nedeni suçluların cesareti kadar yetersiz yasalar ve göstermelik cezalardır. Cezasızlık, suçu teşvik eder. Devletin görevi, her kayıptan sonra üzülmek değil; bir daha yaşanmaması için cezai yaptırımları ve sokak denetimini artırmak, caydırıcılığı gerçek anlamda sağlamaktır. Her olay olduğunda dönüp dolaşıp aynı caydırıcısızlığı yaşıyoruz ve BU FAİLE GÜÇ VERİYOR!
Çocukların yaşam hakkı, siyasi hesapların ve “mevzuat yetersizliği” mazeretlerinin çok üzerindedir. Değişmeyen yasalar, suça ortak olur.
#AtlasÇağlayan
sinema politiktir
müzik politiktir
estetik politiktir
edebiyat politiktir
sessizlik politiktir
yaşamak da politiktir
yaşayamamak da politiktir
'apolitik' olmak da politiktir
özgür olana dek, zincirden kurtulana dek her şey politik kalacaktır
bugün 3 polisimiz şehit edildi.
bu yıl,
442 kadın hayattan koparıldı,
92 çocuk işçi iş kazasında hayatını kaybetti/öldürüldü,
80.000+ hektar arazi yandı,
1m 651k m² orman, arsaya dönüştürüldü,
50.000 suçlu tahliye edildi
hiçbirimiz güvende değiliz.