Bir öneri vermeye gerek yok. Gerçek, güneşin her gün doğudan doğması kadar çıplak! Biz, bugün istesek de istemesek de Kürdün özgürlüğüne açılacak kapı kanlı ellerle olacak. Ulusal kurtuluş için ya Ghassan Kanafani ve Sinwar gibi olacağız ya da Mahmud Abbas gibi entegre olacağız.
Bu süreci beğenmeyebilir, ‘ne uğruna nelerden vazgeçildi’ eleştirisini yapabilir, “Kürtler bu işin kaybedeni olabililir” diyebilir, hatta bizleri bu süreci destekleyerek Kürt kazanımlarının önünü tıkamakla da eleştirebilirsiniz.
Ama bir yerden sonra sizlere sorulan “Peki ama sizin öneriniz ne? Siz ne olsun istiyorsunuz tam olarak” sorularına da yanıt vermeden, sıklıkla ortaya koyduğunuz “Bu barış böyle kuru kuruya olacaktıysa neden savaşıldı” vurgunuzun bir yerde “kazanana kadar savaşa devam” anlamına geldiği eleştirilerine değinmeden bu yolda yürümeye devam edemezsiniz.
Kaldı ki hiçbiriniz olası bir savaş durumunda silahlanıp alana gidecek değilsiniz, evlatlarınızdan, sevdiklerinizden de “Ben savaşırım” diyen yok. O hâlde siz neyin peşindesiniz? Bir anlatın hele, öğrenelim.
Duydunuz mu?
Sevcan ve İdil, Kapitalizmin
Yozlaşmış, İnsan Sağlığına Zararlı Modasına Karşı
Sosyalist Moda Anlayışını Savunduğu
Bunu Pratiği ile Hayata Geçirdiği İçin TUTUKLANDILAR!
İdil ve Sevcan'a ÖZGÜRLÜK!
Çok iyi transfer. Amedspor, transferlerde popülizm yapmadan çok mantıklı ve geleceği de planlayacak isimlere gidiyor. Belçika’dan Hoca transferi bunun ilk adımıydı. Her Bijî Amedspor!
Karşı devrimciler, Sverdlov’a “devrimin kara şeytanı” ismini takmışlardı. Lenin’in yanında olmanın gururu ve kendi karizmasıyla, ona takılan ismin hakkını vermiş Sverdlov (Andrey) yoldaş :))
"İdil can çiçek olmuş
Toprak ona tutunmuş
İdil can çiçek olmuş
Toprak ona tutunmuş
Hasreti vatan olmuş
Kavgasına tutulmuş
Hasreti vatan olmuş
Kavgasına tutulmuş"
26 Temmuz 1996 yılında Ayçe İdil Erkmen dünyanın ilk kadın ölüm orucu şehidi olarak ölümsüzleşti.
Dergimizin emekçilerindendi, kültür-sanat alanındaki emperyalist kuşatmayı yarmak için nasıl yazıları, tiyatro oyunları ile mücadele ettiyse,tecrite karşı da mitralyöz olup savaştı
Zaten retro forma ve eşofman koleksiyonuma Boca Juniors’u eklemiştim ama artık baştan aşağıya topçu olan kaptan Paredes’in Boca formasını almak da farz oldu.
🦾 4 gün önce Dünya Kupası finalinde oynayan Paredes dün akşam Boca Juniors-O'Higgins karşılaşmasında 90 dakika forma giydi ve maçı kazandıran asisti yaptı.
"Defend the Indian Revolution!
Long live the Communist Party of India (Maoist)!
Long live the People's Liberation Guerrilla Army!
For the continuation of people's war!"
Hatice Alankuş |
Hatice Alankuş, üniversite yıllarında devrimci fikirlerle tanıştıktan sonra THKP-C’de örgütlendi. 1972’de Mahir’i, Ulaş’ı, Ömer’i, Cihan’ı ve Ziya’yı hapishaneden kaçtıklarında evlerinde sakladı.
Vur emriyle aranan devrimcileri hiçbir tereddüt göstermeden, kararlılıkla evinde saklamıştı. Daha sonra tutuklanan Hatice, THKP-C davasından yargılandı. Hapishanedeyken hastalandı. Gözaltı sürecinden cezaevine kadar pek çok işkenceden geçirildi ve tutuklandıktan sonra da tedavisi engellendi.
Hatice Alankuş, maruz kaldığı ağır işkenceler dolayısıyla sağlığı kötüleşti. Temmuz 1973'te durumunun kötüleşmesiyle hastaneye götürülse de herhangibir tedavi uygulanmadı. Hatice ile birlikte gözaltına alınan fakat tutuklandıktan sonra tahliye olan annesi Akgül Yulkarslan'ın hastanede kızını görmesi engellendi, kızını bir daha ancak 24 Temmuz 1973'te cenazesini teslim alırken gördü. Hatice Alankuş, Türkiye hapishanelerinde hayatını kaybeden ilk kadın devrimci olarak tarihe geçti.
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Yol arkadaşlarımız aziz milletimizdir. Pusulamızın gösterdiği yön iktidardır.
Bundan sonra durmadan, yorulmadan iktidara kadar yürüyeceğiz. Hayırlı olsun.”
📢 THE SOPRANOS ÖZEL
😳 Bada Bing'e gittik
🎬 Goodfellas
👏 Little Italy
👑 LeBron James bölümü
🎥 @inanozdemir, @ruhatakkus ve Sefa Karatekin ile The Sopranos özel vlog yayında.
👉 İzlemek için: https://t.co/S1AmEptvzS
İspanya kupayı aldı, 1 günde unutuldu. Hikaye yok, aura yok, heyecan verici bir şey yok, oyuncular sıradan ve görevini yapan birer robot gibi..
Halen bir yerlerde Dünya kupaları konuşuluyor ise her zaman olduğu gibi Messi ve Arjantin başrolde. 2014 finali, haksızlıklar, hayal kırıklığı ve göz yaşları... 2022 finali gelmiş geçmiş en iyi final maçı, heyecanın stresin zirvesi ve sonunda inanç ve yetenekle gelen kupa. Günlerce haftalarca konuşulan kutlama görüntüleri ve saf şölen... 2026 yine en olağanüstü en sıradışı hikaye Messi ve arkadaşları tarafından yazıldı. İmkansız denilen yerlerden görkemli dönüşler, heyecan kan ter ve gözyaşı. Futbola dair ne varsa en saf hali ile sundular bize. Ve 1. veya 3. değil " 2." konuşuluyor.
Futbol halen sokaklarda ücra yerlerde seviliyor ve insanlara umut aşılıyorsa bunun başrolünde Messi ve Arjantin var. Birileri istediği kadar bu şöleni bu şenliği karalamaya bozmaya çalışsa da futbol hiçbir zaman sokaklardan çıkmayacaktır. 1986 Maradonalardan 2026 Messilere.!