gerçekte azarlamıyordu ama, konuklarıyla kendisi arasına öyle bir kayıtsızlık duvarı örüyordu ki, az kimse kulağa anlamsız gelmeyecek şeyler söyleyebiliyordu.
Ortaya çıkan gerçeklere üstü kapalı bir şekilde dokunurken, anlattıklarımın bana inananları uyarmak yerine onların meraklarını kamçılamamasını ummaktan başka elimden bir şey gelmiyor.
H. P. Lovecraft / Delilik Dağlarında
insanları sevmiyorum
insan olduğum için kendimi de sevmiyorum
(bu tanımı sevgilimden alıntıladım)
10 yaşımdan beri bu "haldeyim". 10 yaşımda düşüp kafamı kırmış, öleyazmıştım. 10 yaş miladını ona bağlıyorum herhalde ama sırf kafiye olsun diye uyduruyor da olabilirim
insanlar tesadüfleri insanmasalar da seviyor
inansalar, masaların hakkı kalır
çünkü lisede felsefe öğretmenimiz idealar kuramına örnek olsun diye masa demişti ya da uyduruyorum yıllardır.
Gün boyu bardaktan boşanırcasına yağmur döken gri bulutlar, tiyatro perdesi şeklinde aralanacak, güneş olanca parıltısıyla tam da özene bezene cezvede yaptığım, telvesini tam kıvamında tutturduğum ancak şeker eklemeyi unuttuğum kahvemin acı tadını çıkaracağım anda sahne alacaktı.