Esnaf ve Sanatkârlarımız hükümetin seçim öncesi vaâdde bulunduğu bağkur emeklilik prim gün sayısının 7200 güne düşürülüceği sözünün yerine getirilmesini beklemektedir.
Haber; sıra dışı olanın, bilinmeyenin, beklenmeyenin kamuoyuna aktarılması olarak bilinir.
Konya'da her yağmur yağdığında aynı manzaralarla karşılaşıyoruz.
Alt geçitlerde mahsur kalan araçlar, göle dönen caddeler, çamur deryesına dönen sokaklar ve vatandaşların yaşadığı mağduriyetler artık ne yazık ki haber değeri taşımaz hale geldi.
İstisna değil, sıradanlaşmış olaylar haline geldi artık bu olaylar.
"Konya Modeli Belediyecilik" söylemiyle Türkiye'ye örnek olduklarını iddia edenlerin ise vurdum duymaz hale gelmeleri sadece güç zehirlenmesi şekliyle ifade edilebilir.
Aslında yetkililerin anlayışını yansıtan en iyi cümle "Ak Parti Konya Milletvekili'nin "Konya 'lı bize kızar kızar yine de oy verir "cümlesidir.
İnanın umurlarında bile değil Konya"lının çektiği çileler.
LGS sınavına girecek tüm öğrencilerimize zihin açıklığı, başarı ve kolaylıklar diliyor; evlatlarımızın yetişmesinde büyük fedakârlık gösteren ailelerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.
Esnaf ve Sanatkârlar Derneği (ESDER) Konya Şubemizin tertip ettiği ESDER Söyleşileri "Bir Konu Bir Konuk" programımızın konuğu, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcımız Hüseyin Saydam Bey oldu.
Ülkemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler ışığında “Milli Görüş’e Duyulan İhtiyaç” başlığıyla gerçekleştirilen programımızda; güncel siyasi, ekonomik ve sosyal gelişmeler değerlendirilirken, Milli Görüş’ün ortaya koyduğu adil düzen anlayışı ve çözüm önerileri ele alındı.
Programımız, soru-cevap bölümüyle daha da zenginleşerek son derece verimli ve faydalı bir atmosferde tamamlandı.
Kıymetli değerlendirmelerini bizlerle paylaşan Sayın Hüseyin Saydam Bey’e ve programımıza iştirak eden tüm misafirlerimize teşekkür ediyoruz.
KONYA YENİ SANAYİ SİTESİ'NDE ESNAFIMIZIN BEKLEYİŞİ DEVAM EDİYOR
15 Şubat 2021 tarihinde büyük bir törenle temeli atılan Konya Yeni Sanayi Sitesi Projesi'nde, dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı, bugünün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum; Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde büyük vizyon projelerine imza attıklarını, Konya Yeni Sanayi Sitesi'nin de bu vizyon projelerinden biri olduğunu ifade etmişti.
Ancak aradan geçen yıllar içerisinde proje; zemin çökmesi, imar hataları ve çeşitli teknik eksikliklerle gündeme gelmiş, kamuoyunda ciddi soru işaretlerinin oluşmasına neden olmuştur.
Tüm bu sorunlar henüz tam anlamıyla giderilmemişken, yine Sayın Murat Kurum'un katılımıyla 17 Şubat 2026 tarihinde 3. Etapta bulunan 568 iş yerinin kura çekimi gerçekleştirilmiştir.
Kura çekimi töreninde oluşturulan algı, söz konusu iş yerlerinin tüm eksikliklerinin giderildiği ve teslimata hazır hale geldiği yönünde olmuştur.
Ancak aradan aylar geçmesine rağmen, kura çekimi yapılan 568 iş yeri dahi hâlâ hak sahiplerine teslim edilmemiştir.
Esnafımızın yapacağı ödemeler netleşmemiş, teslim tarihi konusunda tatmin edici bir açıklama yapılmamış ve belirsizlik hâlen devam etmektedir.
O gün kürsülerden müjdeler verilmiş, objektiflere mutlu pozlar yansımış, sanki bütün sorunlar çözülmüş ve dükkânlar kısa süre içerisinde teslim edilecekmiş gibi bir hava oluşturulmuştur.
Ancak bugün gelinen noktada ortada teslim edilen dükkânlar da yoktur, esnafın önünü görebileceği net bir takvim de yoktur.
Ne yazık ki bazı esnaf temsilcileri de o gün yapılan töreni büyük bir başarı hikâyesi gibi sunarak esnafımıza pembe hayaller satmıştır.
Oysa gerçekler, verilen sözlerle örtüşmemektedir.
Diğer taraftan her fırsatta "Konya Modeli Belediyecilik" söyleminde bulunanlar, Konya'yı "Türkiye'ye örnek şehir" olarak takdim edenler olmuştur.
Ancak gelinen noktada bırakın dev projeleri, sıradan bir sanayi sitesini dahi zamanında tamamlayıp esnafına teslim etmekte acziyet gösterilmiştir.
Esnafımızın alın teri üzerinden siyaset yapılmasını kabul etmediğimiz gibi; makamlarını, koltuklarını ve siyasi gelecek hesaplarını esnafın haklı taleplerinin önüne koyanları da kabul etmiyoruz.
Milletvekilliği veya farklı siyasi makamlar elde etme umuduyla sessiz kalan, esnafımızın umutlarıyla oynanmasına göz yuman kişileri esnaf temsilcisi olarak görmüyoruz.
Bizler de esnaf ve sanatkârlarımızın temsilcileri olarak yıllardır bu sürecin içindeyiz. Belki de sizlerle tek ortak noktamız, ellerimizin yorulmuş olmasıdır.
Ancak aramızdaki fark şudur:
Siz, kürsülerden süslü cümleler kuran siyasetçileri elleriniz patlarcasına alkışladınız; biz ise yıllardır bitmeyen mağduriyetleri anlatan basın açıklamalarını yazmaktan ellerimizi nasırlaştırdık.
Siz alkışladınız, biz uyardık.
Siz teşekkür ettiniz, biz esnafın sesini duyurmaya çalıştık.
Siz her yeni vaat karşısında umut dağıttınız, biz verilen sözlerin takipçisi olduk.
Bugün dönüp baktığımızda ne yazık ki haklı çıkan alkışlar değil, yapılan uyarılar olmuştur. Çünkü alkışlarla çözülen bir sorun olmadığı gibi, fotoğraf kareleriyle teslim edilmiş bir dükkân da yoktur.
Bugün gelinen noktada esnafımız; verilen sözlerin tutulmasını, sürecin ��effaf bir şekilde yürütülmesini ve iş yerlerinin ne zaman teslim edileceğinin açıkça ilan edilmesini beklemektedir.
Buradan Sayın Murat Kurum'a ve Sayın Uğur İbrahim Altay'a açık çağrımızdır:
Esnafın umutlarıyla oynamaktan vazgeçin. Çıkın ve bugüne kadar yapmadığınız şeyi yapın; hatalarınızı kabul edin, sorumluluktan kaçmayın. Gerçekleri hem esnaf ve sanatkârlarımızla hem de kamuoyuyla cesaretle paylaşın.
Otuz yıllık bir geçmişe sahip bir esnaf kuruluşu olarak, Konya Yeni Sanayi Sitesi'ndeki imar hatalarının ve teknik eksikliklerin gün yüzüne çıkarılması, sorumluların hesap vermesi ve mağduriyetlerin giderilmesi konusunda yalnız bırakılmış olsak da bilinmelidir ki biz asla susmayacağız.
ESDER Söyleşileri – Bir Konu Bir Konuk
Esnaf ve Sanatkârlar Derneği (ESDER) Konya Şubemiz tarafından tertip edilen ESDER Söyleşileri “Bir Konu Bir Konuk” programımızın konuğu, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Saydam Bey olacaktır.
“Ülkemizde ve Dünyada Yaşanan Gelişmeler Işığında Milli Görüş’e Duyulan İhtiyaç” konusunun ele alınacağı programımızda güncel siyasi, ekonomik ve sosyal gelişmeler Milli Görüş perspektifiyle değerlendirilecektir.
📅 Tarih: 10 Haziran 2026 Çarşamba
🕗 Saat: 21.00
📍 Yer: ESDER Konya Şubesi
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Hüseyin Saydam Bey’in katılımlarıyla gerçekleştirilecek programımıza tüm hemşehrilerimiz davetlidir.
Konuşmanın tamamını dinledim.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aynı konuşmasında merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızdan da bahsetti.
Buradan Sayın Erdoğan'a sormak istiyorum:
Erbakan Hocamızın idealleri arasında faize hizmet etmek var mıdır?
Garibanın, emeklinin, işçinin, memurun yetimin,esnaf ve sanatkârların hakkının bir avuç faizci ve rantiyeci sermaye sahibine aktarılması var mıdır?
Üretim yerine borçlanmayı, paylaşımda adalet yerine gelir dağılımında bozulmayı, alın teri yerine faiz gelirlerini teşvik etmek Erbakan Hocamızın ortaya koyduğu Milli Görüş anlayışıyla ne kadar bağdaşmaktadır?
Erbakan Hocamız ömrü boyunca "Faiz zulümdür" diyerek mücadele etmiş, kaynakların imtiyazlı kesimlere değil milletin tamamına aktarılmasını savunmuştur.
Bugün siyasette ve ekonomide esas olan söylemler değil, icraatlardır.
2026 yılının sadece ilk 4 ayında bütçeden faize ödenen tutar 1 trilyon 100 milyar liraya ulaşmıştır.
Bu parayla; tanesi 3 milyon lira olan 366 bin 666 araç, tanesi 4 milyon lira olan 275 bin konut alınabilirdi.
Faize karşı olduğunu söylemek elbette önemlidir.
Ancak millet söylenenlere değil, ortaya konulan icraatlara bakmalıdır.
Aslolan şey milletin alın terine sahip çıkmaktır.
İşin kolayı kürsülerden hamasi nutuk atmaktır.
Türkiye'nin ihtiyacı faize karşı gerçekci olmayan söylemler değil, faizi ortadan kaldıracak faizsiz adil ekonomik politikaların uygulanmasıdır ve bu da Milli Görüş iktidarıyla mümkündür.
"Esnafın nefes almaya ihtiyacı varsa, önce neden nefessiz bırakıldığını konuşmak gerekir."
Bugün TOBB tarafından "Nefes Kredisi" müjdesi veriliyor.
Ancak asıl sorulması gereken soru şudur:
Esnaf neden nefes kredisine muhtaç hale geldi?
Yıllardır yüksek faiz politikalarının, artan maliyetlerin, ağır vergi yüklerinin, enerji zamlarının ve daralan piyasanın altında ezilen esnafın sesi ne kadar duyuldu?
Bugün krediye erişim bir müjde gibi sunuluyor.
Oysa üreticinin, esnafın ve sanatkârın asıl ihtiyacı borçlanarak ayakta kalmak değil; üreterek, kazanarak ve yatırım yaparak ayakta kalabilmektir.
Daha da düşündürücü olan ise, iş dünyasının, esnafın temsilcilerinin esnafı bu noktaya getiren yanlış ekonomik uygulamalar karşısında yeterince güçlü bir itiraz ortaya koymamış olmasıdır.
Esnaf nefessiz kalırken sessiz kalanların, bugün "nefes kredisi" açıklaması yapması ister istemez bazı soruları beraberinde getirmektedir.
Esnafın ihtiyacı geçici kredi paketleri değil; adil, üretim odaklı, faiz yükünü azaltan ve reel ekonomiyi güçlendiren kalıcı çözümlerdir.
Çünkü mesele esnafa nefes vermek değil, onu nefessiz bırakmamaktır.
Sonuçları değil, nedenleri konuştuğumuz günler gelecek mi acaba ?
Dijital dünyadaki Ahilik hareketimiz olan ESDER Mobil uygulamamızı hâlâ cep telefonlarınıza indirmediniz mi?
Esnaf ve sanatkârlarımızı aynı çatı altında buluşturacak, dayanışmayı güçlendirecek ve ticari iletişimi artıracak bu platformda sizleri de aramızda görmek istiyoruz.
Ahilik kültürünün kardeşlik, güven ve dayanışma anlayışını dijital ortama taşıyan ESDER Mobil'i hemen indirerek bu büyük ailenin bir parçası olun.
Birlikte güçlüyüz, birlikte bereketliyiz.
ESDER Mobil'i indirin, dijital Ahilik hareketine siz de katılın.
Filistin konusunda zamanla duyarsızlaşan, yaşanan zulmü günlük haber akışının sıradan bir parçası gibi görmeye başlayan; sağcısı, solcusu, muhafazakârı, milliyetçisi, hangi görüşten olursa olsun tüm kardeşlerime samimi bir tavsiyem var:
Merhum Hasan Bitmez'in, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde Filistin için yaptığı ve hafızalara kazınan yaklaşık 22 dakikalık konuşmasını yeniden izleyin.
Çünkü bazen uzun uzun tartışmalardan, sosyal medya paylaşımlarından ve siyasi polemiklerden daha etkili olan şey; vicdandan gelen samimi birkaç cümledir, en azından ben öyle düşünüyorum.
Merhum Hasan Bitmez ağabey'in konuşması da tam olarak böyledir.
O konuşmada sadece Filistin değil; adalet, insan hakları, insanlık onuru ve mazlumun yanında durma sorumluluğu ve harekete geçmesi gerekenlerin neden harekete geçmedikleri anlatılmaktadır.
Bugün Gazze'de yaşanan acılar aylarca ekranlarda yer aldığı için birçok insan farkında olmadan bir alışkanlık duygusuna kapıldı.
Her gün gelen ölüm haberleri, yıkılan evler, yetim kalan çocuklar ve çaresiz insanların görüntüleri üzülerek söylemek gerekirse maalesef bazı vicdanlarda ilk günkü etkisini kaybetmeye başladı.
Oysa zulüm devam ederken bizim hassasiyetimizi kaybetmemiz, yaşanan acıları azaltmıyor; aksine insanlık adına daha büyük bir eksikliğe dönüşüyor.
Filistin meselesi herhangi bir siyasi partinin, ideolojinin veya dünya görüşünün meselesi değildir, olmamalıdır da.
Bu mesele; haksızlığa karşı çıkabilen herkesin, vicdan sahibi her insanın ortak meselesidir.
Mazlumun kimliğine bakmadan onun yanında durabilmek, insan olmanın en basit gereğidir.
Bu sebeple, kendimizde bir yorgunluk, bir alışmışlık veya bir duyarsızlaşma hissediyorsak; Hasan Bitmez'in o tarihi konuşmasını yeniden dinleyelim.
Belki de unuttuğumuz bazı gerçekleri yeniden hatırlar, kaybetmeye başladığımız hassasiyetlerimizi yeniden kazanırız.
Çünkü Filistin sadece bir toprak parçasının adı değildir.
Filistin; adaletin, vicdanın ve insanlığın sınandığı yerdir ve bir turnusol kağıdıdır.
Bugün orada yaşananlara karşı sessiz kalmak, yarın vicdanımızın vereceği hesabı ağırlaştıracaktır.
Allah, mazlumların yanında duranlardan olmayı; zulmü normalleştirenlerden ve ona alışanlardan olmamayı hepimize nasip etsin.
Dijital dünyadaki Ahilik oluşumumuz olan ESDER Mobil, https://t.co/T2aX4I1bPZ� platformundan sonra artık https://t.co/gw7JoJUdW1�’da da aktif hale gelmiştir.
Esnaf ve sanatkârlarımızın dayanışmasını, ahlaklı ticaret anlayışını ve üretim odaklı vizyonunu dijital dünyaya taşıyan uygulamamızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.
Tüm esnaf ve sanatkârlarımızı, üyelerimizi ve vatandaşlarımızı ESDER Mobil uygulamamızı indirerek dijital Ahilik hareketimize destek olmaya davet ediyoruz.
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kıymetli komutanları, her yıl olduğu gibi bu bayramda da bizleri yalnız bırakmadılar.
Aziz milletimizin birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunun en güçlü teminatlarından olan kahraman ordumuzun değerli mensuplarına nazik ziyaretleri için teşekkür ediyor; milli birlik ve beraberliğimizin daim olmasını temenni ediyorum.
Saadet Partisi Konya İl Başkanlığımızın tertip ettiği bayramlaşma programına iştirak ettik.
Milli Görüş’ün birlik, kardeşlik, adalet ve ahlak anlayışının hâkim olduğu bir Türkiye ve yeniden büyük Türkiye ideali için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.
Bayramların; gönüllerin birleşmesine, kardeşliğin güçlenmesine ve ümmet şuurunun yeniden dirilişine vesile olmasını temenni ediyor, programda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Anadolu Gençlik Derneği Konya Şubemizin tertip ettiği bayramlaşma programına iştirak ettik.
Ülkesine sevdalı, milletine sevdalı, inancına bağlı gençlerin ve bireylerin yetişmesinde önemli bir liderlik vazifesi üstlenen Anadolu Gençlik Derneğimize, özelde ise Konya Şubemize programın tertibi dolayısıyla teşekkür ediyorum.
Birlik ve kardeşlik ikliminin güçlendiği nice hayırlı programlarda buluşmayı temenni ediyorum.
Başı boşluk ve denetimsizlik maalesef birçok alanda devam ediyor.
Kurban Bayramı dönemlerinde şehirlerimizin birçok noktasında, cadde başlarında, sokak aralarında ve çeşitli bölgelerde herhangi bir iş yeri düzenine tabi olmadan, gerekli şartları taşımadan faaliyet gösteren seyyar şekilde et çekimi yapan insanları görmekteyiz.
Özellikle kurban eti çekimi gibi hem hijyen hem de halk sağlığı açısından son derece hassas olan bir konuda denetimsiz ve kuralsız uygulamaların ortaya çıkması çok vahim bir durum değilimdir?
Bir tarafta devletine vergisini düzenli
ödeyen, iş yeri açabilmek için kira yükünün altında ezilen, SGK primlerini yatıran, ruhsat işlemlerini yerine getiren, elektrik, su, personel giderleriyle mücadele eden ve tüm yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmeye çalışan kasap esnafımız bulunmaktadır.
Diğer tarafta ise hiçbir sorumluluk taşımadan, aynı yükümlülüklere tabi olmadan, herhangi bir kira maliyeti olmadan, vergi sorumluluğu olmadan veya gerekli standartlar sorgulanmadan günübirlik faaliyet gösteren bir yapı oluşmaktadır.
Burada mesele herhangi bir kişinin ekmek kazanmasına karşı olmak değildir
İnsanımızın helalinden rızık kazanma mücadelesine herkes saygı duyar.
Ancak mesele; aynı işi yapan insanlar arasında adaletin olup olmadığı meselesidir.
Eğer bir esnafımız dükkân açabilmek için büyük maliyetlere katlanıyor, her ay vergisini ödüyor, personel çalıştırıyor ve yasal sorumluluklarını yerine getiriyorsa; aynı işi yapan başka bir kişinin hiçbir yükümlülüğe tabi olmadan faaliyet göstermesi, haksız rekabetin en açık örneklerinden biridir.
Devletine ve milletine karşı sorumluluğunu yerine getiren esnafın mağdur edildiği bir sistemin sürdürülebilir olması mümkün değildir.
Bu noktada belediyelerimizin ve ilgili denetim birimlerinin sorumluluğu da büyüktür.
Allah aşkına şehir düzenini sağlamak, halk sağlığını korumak, haksız rekabeti önlemek ve kayıt dışılığı engellemek temel görevler arasında değilmidir.?
Ancak vatandaşlarımızın gözü önünde, şehirlerin ana noktalarında gerçekleşen bu faaliyetlere karşı yeterli denetimlerin yapılmaması ciddi soru işaretlerini beraberinde getirmektedir.
Soruyoruz:
Vergisini ödeyen neden cezalandırılıyor?
Kirasını ödeyen neden mağdur ediliyor?
Ruhsat alan neden dezavantajlı hale geliyor?
Kurallara uyan neden kaybediyor?
Esnafımız sadece kendi kazancını değil; aynı zamanda ekonominin kayıt altına alınmasını, istihdamın devamını ve toplumsal düzeni de ayakta tutmaktadır.
Esnafın ayakta kalamadığı yerde ekonomik düzen de zarar görür.
Yetkililerden beklentimiz; meseleye günü kurtaran bir anlayışla değil, adalet ve hakkaniyet çerçevesinde yaklaşmalarıdır.
Kuralları uygulayan, vergisini veren, devletine yük değil destek olan esnafımızın hakkı korunmalıdır.
Adalet; kurallara uyanı yalnız bırakmak değil, herkesi aynı kurallara tabi tutabilmektir.
Esnafımız ayrıcalık değil, denetim istemektedir.
#güçlüesnafgüvenlişehirler
#faizsizadilekonomikdüzen
Mübarek Kurban Bayramı’nın; başta kıymetli esnaf ve sanatkârlarımız olmak üzere aziz milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
Bayramlar; paylaşmanın, kardeşliğin, merhametin ve dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği müstesna zamanlardır.
Ancak bu bayram günlerinde gönüllerimiz yalnızca kendi sofralarımızda ve sevdiklerimizin yanında değildir.
Filistin’de, Gazze’de ,Doğu Türkistan’da dünyanın birçok noktasında zulüm, savaş, açlık ve gözyaşı altında yaşam mücadelesi veren Müslüman kardeşlerimizin acıları da yüreklerimizdedir.
Dualarımız; mazlumların huzura kavuştuğu, gözyaşlarının dindiği, adaletin hâkim olduğu bir dünya içindir.
Esnaf ve sanatkârlarımızın bereketli kazançlar elde ettiği, sorunlarının çözüldüğü ve kardeşliğin güçlendiği, insanlığın yeniden vicdanla buluştuğu nice bayramlara ulaşmayı temenni ediyorum.
Kurban Bayramımız mübarek olsun.