🚨Kemal Kılıçdaroğlu’nu kendi köylüleri bile dışlamışlar!
BBC Türkçe, Kayyum Kemal’in doğduğu köye gitmiş. Köyde 7 yaşındaki çocuktan 70 yaşındaki teyzeye kadar hepsi İLLALLAH etmişler:
“— Kendini rezil kepaze etti. Beş kuruşluk değeri kalmadı!
— Ne işi vardı da tekrar geldi oraya oturdu!
— Hiç kimse bu köyde memnun değil! Hepimiz üzgünüz. Huzursuzluk getirdi bize!..”
Şimdi anladınız mı neden bayramda köyüne gitmek yerine evinin önündeki bankta TEK BAŞINA 5 tane gazeteciye röportaj verdiğini?
Karneyi hiç değilse 1 hafta erken verin.
Okul dediğin bugünlerde kapanmalı.
Ay sonuna kadar uzatmak bir zulüm.
Yazılılar bitti, bitiyor, havalar ısındı.
Bu hafta son olmalı. Bir sonraki hafta herkes biliyor mi ders işlenmez.
Boş boş bekleme haftası.
Öğretmene, öğrenciye, veliye faydası yok.
Tatil erkene alınırsa herkese faydası var.
Turizm, hizmet sektörü kan ağlıyor.
Sadece deniz kıyısı olarak düşünmeyin. Sivas’ın köyündeki bakkal bile köy dolsun diye bekliyor.
İşin oluruna, fayda zararına bakalım.
Bir satır yazı ile neler oluyor.
Yazın, bitirin…
Geliyoruz!
Öyle böyle büyük gelmiyoruz,
çok büyük geliyoruz!
Ekmek için Ekmelettin
Adalet için Abuzittin
Şemsiye için Şemsettin
Muhtarlarımız için Muhittin
Tarak için Faik Öztrak
diyoruz!
Tahmini Sonuç : %1 Oy
🤣🤣🤣
Hukukçu Bülent Yücetürk’ten şok iddia:
🔺"Kemal Bey'in parti sözcüsü yaptığı, her gün 'Arınma' diyen Müslim Sarı, İş Bankası Yönetim Kurulu Üyesi iken bankanın olanakları ile il il gezdiği için Kemal Bey, Müslim Sarı'nın görevden ayrılmasını istedi."
Siyasi yaşamımın 9919. gününde ihraçla ödüllendirildim.
13 yaşında bir çocuk.
Elimde broşür, afiş, bayrak…
Reşit olmadan yakaya takılan müşahit kartı.
Ne mutlu ki mezunu olduğum
Gençlik Kolları okulu.
Anadolu kazan biz kepçe.
Bitmeyen bir mücadele…
Sonuç, ihraç istemi.
Siyasi parti tüzükleri, parti içi hukukun temel metinleridir. Partinin nasıl ve hangi usullerle yönetileceğini, üyelerin hak ve sorumluluklarını, adaylık ve yönetime katılım süreçlerinin temel ilkelerini belirler.
Dahası, tüzükler yalnızca partiyi ve üyeleri bağlayan kurallar bütünü değildir; aynı zamanda her bir üyeyi parti yönetimlerine karşı koruyan ve yönetimlerin üyelerine yönelik yükümlülüklerini kayıt altına alan temel güvencelerdir.
Bu çerçevede, dokuz arkadaşımızın; mutlak butlan kararı sonrasında oluşan CHP MYK’sı tarafından, partimizin yürürlükteki tüzüğünün açık hükümlerine aykırı biçimde disipline sevk edilmesini kabul etmiyoruz.
Bu sevk kararı aynı zamanda mevcut siyasi iktidarın aparatına dönüşmüş, bağımsızlığı neredeyse ortadan kalkmış, toplumsal güvenini kaybetmiş yargı düzenine arkadaşlarımızın teslimi anlamına da gelmektedir; reddediyoruz.
Bu bağlamda, dokuz arkadaşımız hakkında alınan disipline sevk kararının yalnızca parti tüzüğüne değil; hukuk devletinin evrensel ilkelerine ve Anayasa’nın koruması altındaki masumiyet karinesine de aykırı olduğunu vurguluyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin ihtiyacı, üyelerini suçlu ilan eden disiplin mekanizmaları değil; hukuku, parti içi demokrasiyi ve tüzük hükümlerini eksiksiz uygulayan bir yönetim anlayışıdır. Bunun yolu da vakit geçirmeksizin yapılması gereken olağanüstü kurultaydan geçmektedir.
Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.
Cumhuriyet Halk Partisi, yüz yılı aşan tarihinde hukuk devleti ilkesini, parti içi demokrasiyi ve seçilmiş iradeye saygıyı temel almıştır. Bu nedenle parti içi süreçlerin de tüzüğe, yetki kurallarına ve hukukun evrensel ilkelerine uygun yürütülmesi zorunludur.
Kamuoyuna yansıyan; milletvekillerimiz Ensar Aytekin, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Turan Taşkın Özer ve Burhanettin Bulut hakkında disiplin süreci başlatıldığına ilişkin açıklamalar, hem parti tüzüğü hem de hukuki meşruiyet bakımından ciddi soru işaretleri barındırmaktadır.
Parti tüzüğü açıktır. TBMM üyeleri hakkında disiplin sürecinin işletilebilmesi, Parti Meclisi'nin istemine bağlıdır. Parti Meclisi kararı bulunmaksızın, yalnızca MYK eliyle milletvekilleri hakkında kesin çıkarma istemiyle disiplin süreci başlatılması tüzüğe uygun değildir.
Öte yandan, tedbir kararı doğrultusunda görevine dönen yönetimin yetkileri, partinin olağan işleyişini sürdürmeye yönelik geçici niteliktedir. Esas hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmaksızın, seçilmiş organların yetki alanına müdahale edecek, parti iradesini kalıcı biçimde etkileyecek ve geri dönülmesi güç sonuçlar doğuracak işlemler tesis edilmesi; hukuki güvenlik ve demokratik meşruiyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Hukukilikten yoksun, tüzüğün açık hükümlerini görmezden gelen ve seçilmiş iradeyi yok sayan hiçbir girişim, Cumhuriyet Halk Partisi'nin köklü demokrasi geleneğiyle bağdaşmaz. Partimizin ihtiyacı; tartışmaları derinleştirmek değil, halkın gerçek sorunlarına çözüm üretmek ve ortak mücadeleyi büyütmektir.
Hukukun üstünlüğünü savunmak, önce kendi kurallarımıza ve tüzüğümüze bağlı kalmayı gerektirir. Milletvekillerimizin ve seçilmiş iradenin yanındayız!
@eczozgurozel@EnsarAytekin10@veliagbaba@alimahir@gunaydingokhan@nurhayataltaca@AKDOGANumut@eczburhan@ttaskinozer@OzgurKarabatCHP
Saray talimatı ve siyasallaşmış yargının kararları bahane edilerek partimizin başına kayyum gibi “TEDBİREN” getirilenlerin, bugün örgüt iradesini hiçe sayıp #CHP’nin seçilmiş kadroları hakkında ihraç talebiyle disipline sevk kararı vermesi açık bir siyasi gasptır.
Henüz üst mahkemeler nihai kararını vermemişken, geçici olarak işgal ettiğiniz koltuklardan kendinizi örgütün, üyelerin ve seçilmişlerin üstünde göremezsiniz.
#CumhuriyetHalkPartisi ne mahkeme koridorlarında kurulmuştur ne de siyasi mühendislik projelerinin ürünüdür. Bu partinin sahibi Saray değildir, onun atadığı geçici isimler hiç değildir.
CHP’nin gerçek sahibi örgütüdür, üyeleridir, milyonlarca yurttaştır. Yargı süreci sonuçlanmadan aldığınız bu kararlar bizim nezdimizde yok hükmündedir. Ne siyasi ne de ahlaki hiçbir meşruiyeti yoktur.
Bu partiye çökmeye çalışanlara açıkça söylüyoruz: CHP’nin iradesini teslim alamayacaksınız. Bu örgüt boyun eğmez, diz çökmez. Dün olduğu gibi bugün de partisine, tarihine ve geleceğine sahip çıkacaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi sahipsiz değildir.
Örgüt burada. İrade burada. Mücadele burada. Ve siz geçicisiniz.
KK'nın gözü dönmüş durumda.
Utanmadan, kul hakkına girmedim demişti.
Buyurun kul hakkına nasıl girilir.
Kendi seçtirdiği Parti Meclisinde, kendisini çoğunluğa getirmek adına, kendisine muhalefet edenleri mevzuata aykırı biçimde ihraç etme teşebbüsünde bulunmuş.
Ar damarı çatlayınca, kan kaybında sınır kalmıyormuş.
Kötü bir final.
Ama çok kötü.