Ahh be Denizcim...O alaturka tuvalet var ya...Yaşlılar, hamileler, engelliler için öyle bir dert ki...Benim üç ayım alaturka tuvalet mücadelesiyle geçti.Sonunda çözüm olarak bana ortası delinmiş bir plastik koltuk verdiler. Bu çözümünde delik hizalama ve stabiliteyi sağlama sorunları vardı... Dilekçelerimden bıkmış olacaklar ki sonunda klozet olan bir hücreye geçtik...Bu arada o koltuk kuyruk sokumu kırığım için çok kullanışlı oldu...Sağolsunlar...
İyi olmana çok sevindim...
Nedendir bilmem içerde günler geçmek bilmiyor da haftalar aylar çok çabuk geçiyor...Geçiyor yani...Geçecek...Kitaplar, defterler, kalemler (bize renkli kalem yasaktı teröristiz diye) ve de boncuklar en iyi dostlar...Bu arada dışarıda o güzel annen babandan gayrı bir sürü anan, baban, kardeşin, teyzen, amcan, arkadaşın, yoldaşın oldu...Hepimiz seni çok seviyoruz...Sayende herkes biraz dilini yumuşattı...Toplumun mizah duygusu geri geldi sanki...Toplu terapi etkisi yaptın...Umudu,gülerek direnmeyi, cesareti hatırlattın...
Sırf bunun için bile sağolasın Deniz'im...💜💜💜 @idgoktas
Ana muhalefet partisine zorla girildi. Utanç verici bir gün. Bu ülkeye yapılmış çok büyük bir kötülük. Yüz yıllar geçse bile tarihin sayfalarından hiç silinmeyecek kapkara bir leke.
Değerli yol arkadaşlarımız,
“CHP İletişim” hesabımız artık “Özgür Özel İletişim” (@ozgurozeliletsm) adıyla yoluna devam ediyor. Sesimizi daha güçlü duyurmak, dayanışmamızı büyütmek için hep birlikte takip edelim, çevremize de ulaştıralım.
Birlikte daha güçlüyüz.
#Lider
Siz bakmayın Özgür Özel şunu yanlış yaptı bunu yanlış yaptı diye yumuşak sedirinde kıçından ahkam kesenlere. Özgür Özel tek başına müthiş bir demokrasi mücadelesi veriyor. Genel merkezden çıkması bile partiyi korumak için yaptığı bir hamle parti binasına polis yollayan utanmazlara karşı bir CHP lilik gösterisi.
Ben Kemal Kılıçdaroğlu olsam Özgür Özel'in elini tutarak kameraların karşısına geçer istifa ettim dedikten sora Özgür Özel'in elini havaya kaldırırdım. Bugüne kadarki bütün başarısızlıklarımı, yanlışlarımı unuttururdum. Şanım yürürdü. Güzel bir emekliliğe ayrılma olurdu.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Girdiğiniz 13 seçimi kaybetmekle kalmayıp bir de memleketin bu hale düşmesine vesile oldunuz. Sorumluluk kabul etmeyip halen gündemde kalmanız aslında “King Baby” sendromunun ta kendisidir. Genellikle bağımlılarda sık karşılaştığımız bir klinik durumdur. Siz, güç ve koltuk bağımlısı olmuş bir müptelasınız ve acilen tedavi olmanız hem kendiniz hem ülkemizin geleceği için şarttır. Size en ufak bir sempatim olmadığı gibi CHP içinde sizden medet uman kifayetsiz muhterislerle beraber kendinize bir parti kurup boyunuzun kaç mm olduğunu görmek isterim.
Hatta teklifim şu… gelin ikimiz yarışalım. 5 aylık bir siyasetçi ben ile 50 yıllık tecrübeli siyasetçi siz. Ben partisiz bu yarışa girerim… yer mi?"
“Dün Silivri’de dehşet bir şeye tanık olundu.
İddianamede İmamoğlu’nun kasası olarak görülen ve itirafçı olarak duyurulan Murat Kapki dün mahkeme salonunda adeta çığlık attı.
Dedi ki: ‘Savcılar beni karımla tehdit etti.’
Dedi ki: ‘Eşimi gözaltına alıp tutuklanacağını ima ettiler. Ben de karımı kurtarmak için ne derseniz evet diyeceğim dedim. Önüme konan her şeyi de imzaladım. Savcı o gün Roma’yı da sen mi yaktın deseydi yine evet diyecektim.
Halbuki değil Ekrem İmamoğlu’nun kasası olmak, değil suç örgütünde bulunmak, suç örgütünün yöneticisi olmak; Ekrem Bey’le hayatımda bir kere bile konuşmadım.’ dedi.
Evet İmamoğlu yargılamalarında en büyük dayanak yapılan Murat Kapki dün mahkemede bunları söyleyerek adeta iddianameyi paramparça etti, davayı bitirdi.
Şimdi anladınız mı İmamoğlu duruşmaları neden televizyonda canlı yayınlanmıyor?
Canlı yayın olsaydı ‘karımla beni tehdit etti’ ifadesi millet tarafından duyulup öğrenilecek ve büyük tepki yaratacaktı.
Bakın yakın tarih, yakın geçmiş ortada.
AKP’lilerin tamamının zulüm mahkemesi dediği 1960 Yassıada yargılamalarında bile o dönem televizyon olmadığı için radyodan naklen yayın yapıldı.
Evet, darbeciler bile mahkemede olanları milletten saklamayı düşünmediler.
Bugün ise tam tersi yapılıyor. Her şey saklanıyor. Çünkü orada edilecek sözlerden korkuyorlar.
Emin olun bilseler mahkemede İmamoğlu rezil olacak, AKP fayda sağlayacak; vallahi 15 kanal canlı yayın yapar.”
(Sabahattin Önkibar)
Emekliye kaynak yok, Rusya’ya para çok!
AKP’nin, Rusya’ya, Akkuyu Nükleer Güç Santrali İşinde verdiği yatırım teşviki kapsamında;
Devasa bir vergi indirimi yaptığını tespit ettik.
Rusya’ya yapılan vergi indirimi tutarı:
9 Milyar 819 Milyon Dolar❗️
Güncel kurla:
425 Milyar Lira❗️
Bunun adı, emekliye verilmeyen paranın, yabancı bir ülkeye peşkeş çekilmesidir❗️
İşte belgesi ⬇️
Kaynak: Ekonomi Bakanlığı-Akkuyu Nükleer A.Ş. Teşvik Belgesi