Ortadoğu ve Balkanların en iyi sefiri, 21. yy.'ın son âlimi, entellektüel, kitap kurdu, şair, sanat simsarı, şeytanın yeryüzündeki gölgesi, kelimelerin efendisi
İstenmedim. Hem de hiç. İlk aldığım nefesten beri, hatta daha gelmemişken dünyaya. Herkes er ya da geç hiçleşir bu âlemde, ben şimdiden bir hiçim. Artık ben de istemiyorum.
Bir insan, bir diğerini öldürdüğünde ona ceza verilir ve katil ilan edilir. Savaşlarda binlercesini öldürdüğünde ise adına nâralar atılır, epikler yazılır, kahraman ilan edilir. Ne yaptığını yargılayan toplum, menfaat odaklıdır ve asla adil değildir
Alnı açık gözü toklar buyursunlar baş köşeye
Kula kulluk edenlerse ömür boyu taş döşeye
Halat gibi bileğiyle
Yayla gibi yüreğiyle
Çoluk çocuk geçindirip
Haram nedir bilmeyenler
Buyurun siz de buyurun
Buyurun dostlar buyurun
Halil İbrahim sofrasına
Manço.
Öyle bir devir ki ne düşündüğün ve ne hissettiğin değil, ne kadar harcadığın ve bunu ne kadar gösterdiğinle ilgileniyor sistem ve insanlar. Kapitalizmde harcadığın kadar varsın veya yoksun.
Kapitalizmin gölgesinde daha iyi bir kölelik için kendimizi paralıyor, insanları rakip olarak görüyor, zamanda kayboluyoruz. Oysa fikir çağıydı; sanat vardı, bilgi, edebiyat, estetik, aşk vardı. Yitiriyoruz her şeyi günlük telaşların yoğunluğunda.
Çamuru da sevmelisin yağmuru arıyorsan.
Bedelini ödemelisin dengeyi istiyorsan.
Madalyonun her iki tarafını bil de düşün.
Biri hülya diğeri kâbustur adları düşün,
Kaybetmeyi bil riskini de göze alıyorsan.
Pişmanlık duyduğum tercihleri yapmayıp diğer tercihleri deneseydim de pişmanlık duyacaktım. Her bir tercih yanında pişmanlık da getirir. “Ya diğeri olsaydı” demek için doğdu insan. Kierkegaard’ın da dediği gibi, hangi pişmanlıkla yaşayabileceğine karar verir insan.