İçimde solmayan bir izsin.
Ne zaman geçebildi, ne kalbim silebildi.
Sen en sessiz yerimde en çok kalan oldun.
“Sonunu boşver, başı çok güzeldi”…
İyi geceler…
«J'ai vu la trahison et j'ai appris la prudence, j'ai vu la cruauté et j'ai appris le silence, et j'ai vu l'ingratitude et j'ai appris à partir. Je n'ai rien appris gratuitement de la vie.»
➖️ Al Pacino
Robert De Niro bir gün şöyle demiş:
Eğer bir şey olmak istiyorsanız,
Doğru ve Güzel insan olun.
O kulvarda pek yarış yok.
Ve eklemiş
Daha fazla “sevgiliye” sahip olmak sizi daha erkeksi yapmaz.
Daha fazla “erkek arkadaş” edinmek sizi daha güzel kılmaz.
Pahalı şeyler sadece ‘ucuz’ insanları çeker.
Ve bu arada gençlik geçer.
Güzellik de öyle.
Geride kalan tek şey karakterdir.
Kadınlar, topuklu ayakkabı ve kısa etek giyen herkes olabilir; erkekler, pahalı takım elbiseler ve ayakkabılar giyen herkes olabilir.
Ama aslında gerçek kadınlar ve gerçek erkekler, zihinlerini, ruhlarını ve karakterlerini ‘giyinenlerdir.’
Ne istediklerini bilirler ve asıl zarafetleri tavırlarında gizlidir.
Hayatınızı “ucuz” duygularla harcamayın.
Çocuklarımıza, bir arabanın başarı göstergesi olmadığını ve yürüyerek gitmenin yoksulluk anlamına gelmediğini öğretmeliyiz.
“Nefsini şu üç şeye alıştır.” dedi Hâtimi Es'am: “Bir iş yaptığında Allah’ın sana baktığını düşün. Bir şey konuştuğunda, Allah’ın seni dinlediğini hatırla. Sükût ettiğindeyse, Allah’ın içindekileri bildiğini aklından çıkarma!”
Veren elin, alan elden üstün olduğunu bilen izzetli ecdâdımız; fakire sadaka verirken, vereceği parayı kendi avucunun içine koyar, sonra avucunu fakire doğru uzatır ve fakirin bu parayı yukarıdan almasını sağlarlarmış ki, alan el olmaktan dolayı incinmesinler…
O’nun hükmüne, kazasına,belasına
rıza gösteren ,nefs esaretinden kurtulup
Cum’a-nın hakikatine eren kullardan
olmak niyazıyla, Nûn ve Kalem hürmetine Cum’a’mız aşk-u muhabbet ola…