In Madrid on a tumultuous day for Spain. Citizens are right to demand housing as a human right and the foundation of everything else. Not as an asset class for speculation.
Spain is not alone. We need a different economics and economy: one that sets the objective first and builds the tools and relationships to reach it.
Speaking about this tonight at the Spanish launch of my new book “Bien común” at Fundación Rafael del Pino in Madrid.
More on Bien Común: https://t.co/SrB8G8en89
@dg_gocmen Marks'ın tersine soyutlama kavramı bu fikir geliştirme ekzersizini açıklamaya çok uygun. Dünyaya ilişkin gözlemlerden soyut kavrama gidiş değil de, kafadaki fikri doğurlamak için fizik düyayı kullanma. Arapça kelimenin kök olarak seçilmesi başka bir değerlendirmenin konusu tabi.
İnsan sosyal bir varlıktır. İçinde bulunduğu ortamın değerleriyle hareket etme eğilimindedir. Herhangi bir aktörü günah keçisi yapmakta abatılı olmayalım. Böyle yaparsak ortama egemen norm ve değerlerin aldığı hali gözden kaçırız.
Felsefe serimizden iki kitap.
Parmenides ve Sokrates-Öncesi Felsefe, John Palmer,
(çev.) Eser Yavuz
Felsefe ve Doğanın Aynası, Richard Rorty,
(çev.) Funda Günsoy
🔗 https://t.co/eShYgW2SOj
demokrasi insanların birbirlerini eşit görmesidir. "halkın kendi kendini yönetmesi" biçimindeki tanım demokrasiye su katmaya, onu şeyreltmeye çok elverişlidir. "öncelikli olan eşitlik mi, özgürlük mü" biçimindeki soru hatalıdır. ağaç tek köklü olmak zorunda değil.
#KrizNotları döndü!
Şimşek programına OVP ile gelen "yeni devletçi" revizyonu konuştuk.
Sanıyorum OVP'yi ya da resmi metinleri artık kimse okumuyor. Aksi olsa bunları bir tek biz tartışıyor olmazdık. İlgilenenlere:
https://t.co/lxlLufuUl0
zotero kullanmıyorsanız boşuna yaşıyorsunuz. diğer özelliklerinin yanında, en güçlü pdf okuyucu. hesabınıza pdfleri gönderin, sonra telefonunuzdan açıp okuyun. okurken beğendiğiniz ama yorum yapmaya üşendiğiniz yerleri boyayın. gelen ilhamlerı kaynağı ile birlikte kenar not
Devlet memuru olan akademisyenlerin Youtube ve X üzerinden para kazanmaları hukuki bir yorumla fiilen engellenmiş oldu.
Oysa 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, memurların telif, bilirkişilik, hakemlik, mütalaa ve ayrıca kira geliri, tarım geliri, şirket ortaklığı geliri, huzur hakkı gibi gelirlerine izin veriyor. Akademisyen devlet memuru ise ayrıca projeden, argeden, danışmanlıktan, editörlükten gelir elde edebiliyor.
Youtube ve X yayınları ciddi hazırlık gerektiriyor, zaman ve prodüksiyon maliyetleri var. Ve en önemlisi akademik bilgiyi aracısız kitlelere ulaştırabiliyorlar. Bu kadar faydasız içerikler arasında, akademik ve popüler bilim içerikleri aksine desteklenmeli, aksine daha da teşvik edilmeliydi.
"E burası telif geliri değil, reklam gelirinden pay alıyorlar" denilerek Youtube ve X üzerinden yapılan yayınları "ticari faaliyet" olarak değerlendirmek de oldukça dar ve keyfi bir yorum gibi duruyor. Youtube'dan elde edilen gelirin adı reklam payı değil de telif geliri olsaydı ne olacaktı.
Bu durumdan sadece içerik üreten akademisyenler etkilenmeyecek, yine sosyal medyada içerik üreten ve özünde devlet memuru olan tüm kişiler etkilenecek: Öğretmenler, mühendisler, doktorlar, yazılımcılar vs.
Son söz: Son günlerin yeni modası, Anayasal birer hak olan ve ifade özgürlüğünün ayrı birer dalı sayılan "bilim" ve "sanat" özgürlüğünü daraltmak. Çağı geriden takip eden bu şekilci yorum, dijital dünyada bilginin önüne örülen bir duvardan farksızdır.
Bu marketlerde kasiyerlerin sandalyesi olmaması, oturmanın yasak olması kadar geri zekalıca bir uygulama olamaz. Çok mu zor oraya bir yüksek döner ergonomik sandalye koymak? Oturmak niye yasak? Nasıl bir psikopatsınız siz?