İstanbul, güzelliği sarı filtrelerle örtülemeyecek kadar eşsiz bir şehir… Fethinin 573. yılı kutlu olsun.
Yüzyıllar boyu medeniyetin beşiği olmuş bu şehri tarihimize kazandıran Fatih Sultan Mehmet’i ve onu işgalden kurtararak bu büyük mirası baki kılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmet ve minnetle anıyorum
Kurban Bayramı’nın ülkemize huzur, adalet ve esenlik getirmesini temenni ediyorum.
Ayrışmanın değil birlik olmanın, gerginliğin değil kardeşliğin hakim olduğu yarınlara kavuşmak dileğiyle…
Kurban Bayramımız mübarek olsun.
Kuvvayi milliye ruhuyla Ankara'da buluşan bağımsız Türkiye partisi gençlik kolları 19 Mayıs şöleni mesaj vererek bu ülkenin umudunun gençlik olduğunu gösterdiler
Bugün dünya, yalnızca bölgesel krizlerin değil, küresel güç mücadelesinin de en sert, en kritik dönemlerinden birini yaşamaktadır.
ABD ile İran arasında yaşanan çatışma ve perde arkasındaki pazarlıklar, aslında yeni dünya düzeninin nasıl şekilleneceğini açıkça göstermektedir. Çünkü mesele yalnızca İran meselesi değildir. Mesele; enerji yolları, petro-dolar sistemi ve küresel hâkimiyet mücadelesidir.
Uzun yıllardır dünyayı dolar üzerinden kontrol eden Amerikan sistemi artık ciddi şekilde sarsılıyor. Çin’in ekonomik yükselişi, Rusya’nın artan etkisi, BRICS ülkelerinin genişlemesi ve milli paralarla ticaretin yaygınlaşması ABD merkezli düzeni zayıflatıyor.
Gelinen noktada İran; Çin ve Rusya ile kurduğu ilişkiler nedeniyle bu yeni güç denkleminde çok kritik bir yerde duruyor. Bu nedenle bugün yaşanan süreç sadece bir Ortadoğu gerilimi değil, küresel güç merkezleri arasındaki büyük paylaşım mücadelesidir.
İsrail güdümündeki ABD ise eski gücünü koruyabilmek adına daha sert ve daha saldırgan politikalar izliyor. Çünkü artık dünyanın tek patronu olmadığını görüyor. NATO içindeki çatlaklar, Avrupa’nın yeni arayışları ve doların alternatiflerinin konuşulması bunun en açık göstergeleridir.
Dünya yeni bir güç dengesine doğru ilerlerken Türkiye’nin nasıl bir yol izleyeceği de hayati önem taşımaktadır.
Bugün ülkemiz, ya yıllardır sürdürülen Batı merkezli ekonomik anlayışlara mahkûm olmaya devam edecek ya da kendi milli tezleriyle yeni dönemin güçlü aktörlerinden biri olacaktır.
Çünkü bugün görüyoruz ki liberal ekonomi modeli artık insanlığa refah üretmiyor. Türkiye’de milyonlarca insan çalıştığı halde yoksullaşıyor, üretim düşüyor, gelir adaletsizliği büyüyor. Bunun adı ekonomik kriz değil, yanlış sistem krizidir.
Bu nedenle Milli Ekonomi Modeli bugün her zamankinden daha büyük bir ihtiyaç haline gelmiştir. Devletin ekonomide güçlü ve otorite olduğu, milli kaynakların millet yararına kullanıldığı, milletin alım gücü ve refahının arttığı, milli kalkınmanın esas alındığı bir anlayış, artık yalnızca Türkiye için değil, dünya için de önemli bir çıkış yolu haline gelmiştir.
Türkiye’nin tarihi misyonu başkalarının projelerine eklemlenmek değil; kendi medeniyet perspektifiyle adalet merkezli yeni bir yol ortaya koymaktır.
Ve bu noktada en önemli görev şüphesiz yine yüce Türk milletinin olacaktır.
İnanıyoruz ki bu kritik süreçte ülkemizin geleceğini emperyal baskılar ve oyunlar değil, milletimizin bu gerçekleri görüp buna göre tavır alması belirleyecektir.
2025-2026 sezonu Türkiye Süper Ligi’nde şampiyonluğa ulaşan Galatasaray’ı tebrik ediyor, bu büyük başarıda emeği bulunan futbolcuları, teknik heyeti ve tüm Galatasaray taraftarlarını kutluyorum.
#Galatasaray
Güçlü bir toplum, güçlü annelerin omuzlarında yükselir. Dünyayı güzelleştiren, emeğiyle ve sevgisiyle geleceği inşa eden tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyorum.
Değerli Gazeteci Ali Çağatay ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Nazik daveti ve hoş sohbeti için teşekkür ediyorum. @AliCaatay
Türkiye’nin gündemine dair önemli başlıkları değerlendirdiğimiz yayını izlemenizi tavsiye ediyorum 👇
https://t.co/OjeNLR3vlp
Parti Sözcümüz Lütfullah Önder Türkiye Cumhuriyetinin nasıl bir hukuk devleti haline getirildiğini anlatıyor.
Partimiz, ülkemizde gerçek adaleti sağlamak için var gücüyle çalışmaya devam edecektir.👇
“Bir fabrikayı yönetemeyen insanlara devleti yönetmesi için yetki veriyoruz!”
Genel Başkanımız Hüseyin Baş özelleştirmelerle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
•23 yılda özelleştirmelerden elde edilen gelir 63 milyar dolar. Cumhuriyetin tüm kazanımlarını ayda 3 dolara sattılar.
•300 milyon metrekare toprak satıldı.
•İktidar değişse özelleştirmeler yine benzer politikalarla yönetilecek.
•Biz BTP olarak diyoruz ki “Neyi sattılarsa geri alacağız!”
@huseyinbas_BTP
Almanya Teşkilatımız Başkanı Kamil Asanoğlu’nun kıymetli annesi Zeynep Asanoğlu’nun vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım. Merhumeye rahmet ve tüm Asanoğlu ailesine sabırlar diliyorum.
12 yıl önce tarihimizin en acı felaketlerinden birini yaşadık.
Manisa Soma’da kömür madeninde çıkan yangın sonucu 301 madencimizi kaybettik. Elim facianın yıl dönümünde hayatını kaybeden işçilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır diliyorum.
Soma faciası aslında Türkiye’nin acı bir fotoğrafıdır. Özelleştirmeler, denetimsizlik, milletin kaynaklarının yandaşa ve yabancıya peşkeş çekilmesi ve ardından gelen toplu ölümler…
Ne yazık ki Soma’dan İliç’e, Zonguldak’tan diğer maden facialarına kadar aynı ihmalleri, aynı anlayışı görmeye devam ediyoruz.
İnsanlarımız kendi memleketindeki madenlerde ucuz iş gücü olarak çalıştırılıyor, gerekli denetimler yapılmadığı için hayatlarını kaybediyor.
Üstelik tüm bunlar karşısında “Bu işin fıtratında var” anlayışıyla yapılan açıklamalar milletimizin vicdanını daha da yaralıyor.
Hayır! Bu işin fıtratında ihmâl, denetimsizlik ve ucuz ölümler yoktur.
Eğer siz bu milletin madenlerini peşkeş çekmek yerine modern, güvenli ve milli bir anlayışla işletirseniz; ne insanlarımız yerin metrelerce altında can verir ne de bu ülkenin kaynakları başkalarının çıkarına teslim edilir.
Ancak mevcut zihniyet üretmeyi değil satmayı, korumayı değil devretmeyi esas alıyor. Bu yüzden yeni Somalar yaşanmaması için çözümün adresi, sorunun kaynağı olan anlayış olamaz.
Bağımsız Türkiye Partisi olarak biz, Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli doğrultusunda; madenlerin devlet-millet ortaklığıyla işletildiği, insan hayatının kârdan üstün tutulduğu milli bir sistemi savunuyoruz.
Temennimiz; bir daha hiçbir ocağa ateş düşmemesi, hiçbir evladın babasız, hiçbir annenin gözyaşı içinde kalmaması ve ülkemizin yeni Soma acıları yaşamamasıdır.
Bu kaçıncı çuvallama!
Merkez Bankası’nın enflasyon hesapları her zaman olduğu gibi yine tutmadı. TÜİK’in tartışmalı rakamları bile gerçeği gizlemeye yetmedi.
Şaşırdık mı? Elbette hayır!
Merkez Bankası, yıl sonu için yüzde 16 olarak açıkladığı enflasyon hedefini, yılın daha 5. ayında yüzde 24’e çıkardı. Yani 5 ayda yüzde 50’lik yanılma payı!
Üstelik henüz yılın yarısına bile gelmedik. Bu tablo, açıklanan yeni hedefin de tutmayacağını açıkça göstermektedir.
Durum gerçekten vahimdir!
Asgari ücrete, emekliye ve memura yüzde 16 hedef enflasyona göre zam yapan anlayış, şimdi çıkıp “Yeni hedef yüzde 24” diyor.
Önce hedefi düşük açıklayıp vatandaşın maaşını baskıla, sonra hedefi yukarı çek! Bunun adı en hafif tabiriyle milletle alay etmektir.
Bugün milyonlarca insan ağır bir geçim mücadelesi verirken iktidar hâlâ hamasetle, algıyla ve gündem operasyonlarıyla günü kurtarmaya çalışıyor.
Ancak gerçek ortadadır: Türk milleti sistematik bir fakirleştirme politikasıyla karşı karşıyadır.
Artık görev aziz milletimizedir. Türk milleti bu makûs gidişata sandıkta dur demelidir.
Türkiye’nin acilen gerçekçi, milli ve üretim odaklı bir çözüme ihtiyacı vardır. Bu çözümün adı ise Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli’dir.
Milli Ekonomi Modeli’ni parti programı yapan Bağımsız Türkiye Partisi, milletimizin önündeki gerçek çıkış yoludur.
@huseyinbas_BTP Sakarya meydan (muharebesi) ile halkı uyandıraca'ğız gelecek bizde biz bağımsız Türkiye partisi gençliği olarak genç liderimiz Hüseyin başla başaracağız