12 TEMMUZ'DA BURSA'DA NEDEN OLMALIYIZ?
Çünkü artık beklemekten, görmezden gelinmekten ve yıllardır süren haksızlığın kaderimiz gibi gösterilmesinden yorulduk!
Bizler daha çocuk yaşlarda çalışma hayatına atılan, üreten, emek veren, ülke ekonomisine katkı sağlayan stajyer ve çıraklardık. Sigorta numaralarımız verildi, kayıtlarımız yapıldı, çalıştık; ancak emeklilik söz konusu olduğunda yok sayıldık.
Bugün susarsak yarın da yok sayılacağız. Bugün alanlarda olmazsak sesimizi kimse duymayacak. Bu nedenle 12 Temmuz'da Bursa'da yapılacak basın açıklaması, sadece bir buluşma değil; hakkımızı, emeğimizi ve geleceğimizi savunma günüdür.
Orada olacak her bir kişi, mücadelemize güç katacak, taleplerimizin daha gür duyulmasını sağlayacaktır. Sayımız arttıkça gücümüz artacak, gücümüz arttıkça da çözüm iradesi büyüyecektir.
Kimse bize hakkımızı altın tepside sunmayacak. Hakkımızı ancak birlik olarak, omuz omuza durarak ve mücadeleden vazgeçmeyerek alabiliriz.
Bu nedenle tüm mağdur arkadaşlarımızı, ailelerini ve destek veren herkesi 12 Temmuz'da Bursa'da olmaya davet ediyoruz.
Bir kişi eksik değil, bir ses eksik değil! Emeğimizin karşılığını alana kadar mücadeleye devam! 12 Temmuz'da Bursa'da buluşuyoruz!
Sınıfta Kalan Adalet
#StajyerçırağınYıllarıçalındı
⚖️ Adalete Muhtaç Ettiniz⁉️
@Akparti@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@iyiparti@YeniYolTBMM@SaadetPartisi@GelecekPartiTR@devapartisi@_DemokratParti@rprefahpartisi@anahtarparti@zaferpartisi@bbpgenelmerkez@DSPGenelMerkez@BTP_Parti@MemleketimParti
Saygıdeğer Karar Vericiler;
Yıllar evvel büyük ozan Aşık Mahsuni Şerif, "Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana / Bilmem söylesem mi, söylemesem mi" demişti ya; işte biz de aynı buruklukla soruyoruz: Bilmem söylesek mi, söylemesek mi? Lakin söylemezsek yüreğimize sığmaz çektiğimiz acı...
Sizler bugün bizleri kendi ülkemizde adalete muhtaç ettiniz. Yetmedi, hakkımızı ararken "gelecek nesillerin haklarına göz diktiğimizi" söylediniz. Oysa biz ne saray, ne makam, ne altın istedik. Sadece alın terimizi, fiili hizmetimizi, ilk işe giriş tarihimizin sigorta başlangıcı sayılmasını istedik.
Elimize tutuşturulan sigorta kartlarının yıllar sonra devasa bir mağduriyet yaratacağını bize söylemediniz. "Geleceğimiz güvence altında" diyerek devletimize güvenle çocuk yaşta tezgâh başlarına geçtik; alın terimizi bu ülkenin sanayisine kattık.
Bugün karşınızda 40 yıllık bir sorun değil, bir adalet sınavı vardır. Staj ve çıraklık sigortası; iş dünyasından emek konfederasyonlarına, uluslararası hukuktan toplumsal vicdana kadar dev bir "Milli Mutabakat" haline gelmiştir. Hiçbir engel kalmamışken sormak zorundayız:
1. Milli Teknoloji Hamlesi'nin Kahramanları İçin Neyi Bekliyorsunuz?
TOGG fabrikasında görev yapan mühendisler ve ustalar, bu ülkenin üretim bantlarında çocuk yaşta yetişen stajyer ve çıraklardır. Teknolojik bağımsızlığımızı omuzlayan bu kahramanların emeğini yasal statüye kavuşturmak için neyi bekliyorsunuz?
2. Ahilik Sözünü Taçlandırmak İçin Neyi Bekliyorsunuz?
Her kürsüde "Ahilik özümüzdür" diyorsunuz. O geleneğin temsilcilerini "çalışmamış" "öğrenci" saymak, bu köklü kültüre ve sosyal devlet ilkesine sığar mı? Emeğin hakkını teslim etmek için neyi bekliyorsunuz?
3. Esnaf ve Sanayici "Biz Hazırız" Derken Neyi Bekliyorsunuz?
Ticaret ve Sanayi Odaları ile esnaf kuruluşları 40 yıldır devletimizin yanındadır. İşverenlerimiz her türlü maddi desteğe hazır olduğunu beyan etmiştir. Sanayici "Bu yükü paylaşırım" derken, bu iradeyi yasalaştırmak için neyi bekliyorsunuz?
4. İşçi Konfederasyonları "Adalet" Derken Neyi Bekliyorsunuz?
TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ, bu mağduriyeti sosyal adalet meselesi olarak görmekte ve çözüme tam destek vermektedir. Fiili iş başı tarihinin sigorta başlangıcı sayılmasında hemfikir olan bu güçlü sesi duymak için neyi bekliyorsunuz?
5. Uluslararası Hukuk İçin Neyi Bekliyorsunuz?
ILO ve Avrupa Birliği, fiili çalışmanın sigorta başlangıcı sayılmasını "insana yakışır iş" olarak tanımlıyor. Evrensel hukuk bu hak kaybının giderilmesini tavsiye ederken, Türkiye'nin geride kalmaması için neyi bekliyorsunuz?
6. "Türkiye Yüzyılı, Emeğin Yüzyılı Olacak" Derken Neyi Bekliyorsunuz?
En üst mercilerden ilan edilen bu vizyon, bizler için en büyük umuttur. Üretim çarklarını döndüren öz evlatları "çalışmadınız" diye dışlamak bu hedeflere yakışıyor mu?
Sonuç Olarak;
Biz "geleceğimiz güvence altında" dedik, siz geleceğimizi çaldınız. Biz "devlet bizi unutmaz" dedik, siz bizi adalete muhtaç ettiniz. Oysa esnafımız, sanayicimiz, konfederasyonlarımız, uluslararası hukuk ve halkın vicdanı çözüm bekliyor. Hiçbir engel kalmayan bu meseleyi neticelendirmek, Türkiye Yüzyılı'na yakışan en adil sonuç olacaktır.
Tıpkı Mahsuni'nin yiğidi gibi; ne saraya ne altına muhtacız. Biz sadece adalete muhtacız. Milyonlarca vatandaş adına soruyoruz: Adaleti tesis etmek için daha neyi bekliyorsunuz?
70'ten fazla kanun teklifi verdiniz, hiçbiri çözüm olmadı.
Stajyer ve çırağı adalete muhtaç ettiniz.
Yeter, artık geleceğimiz de tükenmesin.
İstanbul Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Derneği
Gün Gelecek
#StajyerÇırakHesapSoracak
BUGÜN DEĞİLSE NE ZAMAN?
Sayın @dbdevletbahceli, yıllardır bekleyen stajyer ve çırakların hakkı daha fazla ertelenmemelidir.
MHP’den beklentimiz; bu mağduriyetin çözümü için açık ve güçlü bir irade göstermesidir.
@MHP_Bilgi@LeventUysalNEV
Gün Gelecek
#StajyerÇırakHesapSoracak
3 SEÇİMDİR AYNI SÖZ, AYNI BEKLEYİŞ!
MHP’nin dile getirdiği “çözüm” beklentisi üç seçim dönemidir sonuçsuz kalıyor. Staj ve çıraklık mağduriyeti artık ertelenerek değil, karara bağlanarak çözülmelidir.
@dbdevletbahceli@MHP_Bilgi
Gün Gelecek
#StajyerÇırakHesapSoracak