Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul buluşmasına figüran olarak katılan Sezer Çakmak:
“Ajans 'ben bugünkü etkinliğe kendi isteğimle, sadece Kılıçdaroğlu’nu sevdiğim için katıldım ve bunun karşılığı olarak herhangi bir ücret almadım’ dediğim bir video çekmemi istedi.
Dizi çekimi diye götürüldüğümüz Kılıçdaroğlu’nun etkinliğinde resmen siyasi malzeme olarak kullanıldık. Benim herhangi bir partiye kaydım yok. Ben sadece ekmek parası için dizilerde figüran, yardımcı oyuncu olarak yer alıyorum.
Etkinlik sonrası cast ajansı figüranlara teker teker isimlerini okuyarak 950 TL ücreti elden verdi.”
Barajı yıktık, bu işin peşini bırakmayız!
Dün gece Çalışma Bakanlığı'nca açıklanan sendikal istatistik verileri ile barajın altında "bırakıldığımızı" öğrendik.
Tüm kamuoyuna duyuruyoruz ki yıllardır yürüttüğümüz mücadelelerin, 2026 yılında zaferle sonuçlanmış ve tüm yurdun gündemine oturmuş 4 direnişimizin ardından sendikal barajı aştık. Anti-demokratik sendika barajı uygulamasını yıktık, bu başarımızı holding merkezlerine ve holdinglerin çıkarı için hareket eden bir kaç Bakanlık bürokratının heveslerine teslim etmeyeceğiz.
Uyarıyoruz, dinlemezseniz geleceğiz.
@ata_turk35@elfigen@BirGun_Gazetesi Gazete&ciler hakkında faturalar paylaştılar ama ne hikmetse ajanslar arkadaş hayrına para almamışlar ve sen de buna inanıyorsun öyle mi?Öyle olsa bile sormaz mı insanlar“siz kar amaçlı kuruluşlar değil misiniz?Ne amaçla hayır işlediniz?Menfaatiniz ne?”Ödenen faturalar çıkar elbet
Murat Ağırel: "“Bak bakalım 2023 yılında Karadeniz TV’ye ne kadar para verilmiş? İlk defa görüyorsunuz bunu: 11 milyon 330 bin lira.
Paralardan bahsederken sündüre sündüre bahsediyorsunuz da niye bunları saklıyorsunuz? Hangi gazeteye, hangi gazeteciye, hangi televizyona, hangi televizyoncuya, hangi belediyeden, hangi belediye iştirakinden, hangi gazeteciye ne kadar para verildi; kuruşunu açıklamak zorundasınız.
Siz BirGün'den, Cumhuriyet'ten, Halk TV'den, Sözcü'den, ondan bundan bahsederken 2023 yılında frekansı kapanmasın diye her ay yardım edilen Mavi Karadeniz'in faturasını niye söylemiyorsunuz abi?
Ben de Bülent Kuşoğlu'na bir kez daha çağrı yapıyorum. Hangi gazeteye, hangi gazeteciye, hangi televizyona, hangi televizyoncuya, hangi belediyeden, hangi belediye iştirakinden ne kadar para verildi, kuruşunu açıklamak zorundasınız."
@barisyarkadas Liyakatsizliğin, kifayetsizliğin ve kötü örgütlülüğün örneği olarak siyaset ve iletişim konularında örnek davranışlar sergiliyorsunuz.Yalan söylemenin normalleştiği bu siyaset düzeninde birbirinizi yalanlamanız tam ödüllük davranışlar 👏👏👏
@gurseltekin34 G.T , ajanslara ne kadar para ödediniz , açıklar mısınız? Dürüst ve ilkeli siyasetçinin yapacağı şekilde toplumu lütfen bilgilendiriniz.
20'li yaşlarında genç bir kadın arkadaşımız butlancıların bütün düzenbazlığını ortaya çıkardı.
Son yaşananlar elbette memleketin gidişatından bağımsız değil.
NATO zirvesi öncesi evlerin boyanmasından, gecekonduların önüne çekilen setlere, Erdoğan'ın İstanbul Üniversitesi ziyaretinde bulunan gençlerin o üniversiteden çıkmamalarından butlancıların figürancılara muhtaç olmasına kadar memleket bir illüzyona sürüklenmek isteniyor.
Ama gerçek o değil.
Bu halk butlancıları da yandaşları da bu rejimi de istemiyor, kabul etmiyor.
BirGün'ün mücadelesi tam da bu yüzden memleket mücadelesi ile özdeşik.
Destek veren, bu mücadeleyi büyüten toplumun tüm kesimleri yarının kurucuları olacak hiç kuşkumuz yok.
Elden ele yayalım.
Halk için halka beraber yürütülen gazeteciliği de yan yana, birlikte büyütülelim.
🎉600 bin aboneye ulaştık!
Dayanışmanız, desteğiniz ve güveniniz için teşekkür ederiz. Birlikte büyümeye, gerçeğin peşinden gitmeye devam edeceğiz.
Her gün daha iyi BirGün!
🔗 https://t.co/eDmAnCRlB5
Nasıl yani?
Ben alamadım. Şaşkınlık ve dehşet içindeyim.
Biz her gün yeni zamlarla uyanırken
İsraile, Yunan’a, Rum’a ucuz petrol mü kaçırmışlar?
Cezasını da bize ödetecekler!
Yahu merak ediyorum; biz, bu kadar düşmanlık için ne yapmış olabiliriz?
@kayhanayhann Onlar gazeteciliğin onurunu sırtlayan yüzlerce gazeteciden birileri.Gazeteciliği halk için,kamu yararına ve gazetecilik ilkeleri doğrultusunda yapan güzel insanlar.Sende onlardansın.Hepinizi en samimi duygularımla selamlıyorum.İyi ki varsınız 🙏
"Başıma bir şey gelirse bunun intihar gibi gösterilmesine izin vermeyin"
Çocuk ve kadın öldü. İntihar dendi. Soruşturma yapılsın. Tacizciler ceza görsün. #AyhanŞengülerTutuklansın
@gurseltekin34 G.T ,asıl seni arayan ve bu kepazelikten vazgeç diyen eş-dost-akrabanı açıkla.Sen de biliyorsun ki toplumsal doğrular toplumsal baskıları yaratıyor.CHP nin içinde bulunduğu liyakatsizliğin başını çekenlerden biri oldun.Bu mesajını yakın çevrene gönderdiğini anlıyorum.Kolay gelsin
BİRGÜN OLMASA...
@BirGun_TV@BirGun_Gazetesi
Türkiye'nin FİGÜRANGATE skandalından haberi olmayacaktı.
BirGün muhabirlerinin yaptıkları başka yüzlerce binlerce başarılı haberden olduğu gibi...
Bize kızmakta haklısınız.
Elinde kirle yakalanan başkaları gibi hemen üste çıkmaya kalkışmanıza şaşırmıyoruz.
Ama gerçeklere projektör tutmaya, FİGÜRANGATE gibi daha nice işleri ortaya çıkarmaya devam edeceğiz.
Üzgün değiliz.
#EbruÇelikYalnızDeğildir #BirGünGazetesiYalnızDeğildir #GazetecilikSuçDeğildir
Eşim Evren Buçan’ın değerli gazeteci Çağdaş Bayraktar’ın sorularına verdiği ve Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan röportajı, tam metniyle burada yeniden paylaşıyorum.
13 aydır iddianamesi dahi hazırlanmadan tutuklu bulunan Evren’in yaşadıklarını, mesleğine, hukuka ve adalete dair düşüncelerini kendi ifadeleriyle okumanızı isterim.
1/ Nasıl şartlarda tutuklu bulunuyorsunuz? Bir gününüz nasıl geçiyor?
Koğuşlar çok kalabalık. Şu an 60 kişilik bir koğuşta kalıyoruz. Özellikle örgütlü suçlar kapsamında tutuklanan kişilerin koşulları daha ağır oluyor. Bana da örgüt suçlaması yöneltildiği için zor şartlar altında yaşamaktayım.
Sabahları temin edilen gazeteleri okuyarak gündemi takip etmeye çalışıyorum. Fırsat buldukça haber izliyor, ailemin gönderdiği kitapları okuyorum. Mümkün olduğunca spor yapıyorum ancak son üç haftadır spora çıkamıyoruz.
Tutukluluğumun 13. ayına girdim. Özlemim ve hasretim büyürken umudumu da büyütmeye çalışıyorum. Kaldığım odada en eski tutuklu artık benim. Diğer herkesin iddianamesi hazırlandı; kimisi tahliye oldu, kimisi başka cezaevlerine nakledildi. Ben ise hâlâ iddianamemin hazırlanmasını bekliyorum.
Burada birçok kişi geldi, kaldı ve dosyaları hazırlandı. Cezaevi şartları zor ama insan her koşula uyum sağlamaya çalışıyor. Ben de artık sürekli sorgulamak yerine yarınları hayal ederek zamanımı geçirmeye çalışıyorum.
Geçmişe dalıyorum… Geçen yıl bugün ailemle pikniğe gitmiştik. Büyük kızım Berra LGS sınavına girerken yaşadığımız heyecanı hatırlıyorum. Küçük kızım Serra’nın takdir belgesi aldığı günü, evlilik yıldönümümüzde gözaltına alındığım anı düşünüyorum… Artık “geçen yıl bugün” dediğim her günün cezaevinde geçtiğini fark ediyorum.
2/ Tutuklu kişiler arasında neden bu kadar şehir plancısı olduğunu düşünüyorsunuz?
2004 yılında Beyoğlu Belediyesi’nde göreve başladım. O dönemde İstanbul Metropolitan Planlama (İMP) kurulmuştu ve kentin geleceğine ilişkin stratejik planlar hazırlanıyordu.
Ancak yıllar içinde plan kararları sürekli müdahalelere uğradı. Özellikle merkezi yönetimin planlama hiyerarşisine müdahaleleri mevcut planların uygulanmasını zorlaştırdı.
Bugün tutuklu bulunan pek çok meslektaşım, o dönem yapılan yanlış uygulamaların bu kenti çıkmaza sürükleyeceğini yıllar önce dile getirmişti.
Meslektaşlarım kamu yararını ve kentin haklarını savundukları için tutuklu. Ben de Şile’de kırsal ve kentsel alandaki yanlış uygulamalara karşı durduğum için bugün tutukluyum.
İMP yıllar içinde etkisizleştirildi. 2019 sonrasında ise yeni bir anlayışla İstanbul Planlama Teşkilatı (İPT) kuruldu. İPT, kentin fiziksel ve sosyal dinamiklerini birlikte değerlendirerek doğru stratejiler üretmeye çalışıyordu.
3/ En çok nelere özlem duyuyorsunuz?
Aileme… Eşime, çocuklarıma, anneme, babama, tüm sevdiklerime… Bir de sahanda iki göz yumurtaya.
4/ Tutuklama öncesinde size yönelik bir teklif ya da tehdit oldu mu?
Şile’de usulsüz uygulamaları tespit ettiğimiz süreçlerde proje müellifleriyle birçok kez görüştük. Diyaloğa her zaman açık oldum. Ancak mevzuata aykırı talepler konusunda asla taviz vermeyeceğimizi açıkça ifade ettik.
Yoğun baskılar gördük. Doğru bildiğimizden vazgeçmedik. Proje müellifleri ve müteahhitlerden hem sözlü hem fiziki tehditler aldım. Hatta görev yaptığım makam odasında fiziki saldırıya uğradım. Şikâyetçi oldum. Sonrasında haklı olduğumu anlayıp özür dilemeye geldiler.
5/ Muhalif bir belediyeye geçtikten kısa süre sonra tutuklanmanızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Meslek hayatım boyunca hem iktidar hem de muhalefet belediyelerinde görev yaptım. Geçmişte de imar uygulamaları nedeniyle soruşturmalar geçirdim. Ancak hiçbirinde tutuklanmayı gerektirecek bir durumla karşılaşmadım.
Bugün ise ön soruşturma dahi tamamlanmadan, peşinen suçlu ilan edilerek tutuklanmış olmamız hukuka da vicdana da aykırıdır. +++++