Deniz Göktaş: "Cezaevindeki yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı.
Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye.
Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum."
Komünistler dün bu ülkenin onurunu korudu. Bu eylemler Türkiye'nin bir arka bahçe olmadığını gösterdi. Bu ülkede, kökleri ülkenin kuruluşuna uzanan bir antiemperyalist damar var. Ne kadar uğraşsalar da kurutamıyorlar.
TKP -ve türeyen partiler, akımlar- olmasa, Türkiye’de “anti-NATO” damar, hepten görünmez olabilirdi.
Eskinin (47 yıl kadar eski) “radikal” sosyalist hareketleri, “Kürtlere özgürlük getireceği” umuduyla epeydir ABD’nin vagonundalar.
(Halbuki bu “özgürlüğün” ne olduğunu 2 yıldır Suriye’de gördük-görüyoruz.
İran’da, -direnişe şükür- iyi ki görmedik)