Kararda çok şey var:
1-Dava usulden ret, ilk kararda vekalet ücreti nispi, davacı tavzih veriyor maktuya iniyor. Bam "tavzih ile bu olmaz" diyor ama istinaf dilekçesinde vekalet ücreti konusu yokken BAM re'sen vekaleti kaldırıyor komple gerekçe: Daha önceki bam kararlarına +
Vekalet ücreti alacağı, 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında Bağ-Kur prim borcuna mahsup edilemez.
Esasen Komisyon olarak bu husustaki müracaatımız üzerine GİB tarafından verilen cevap da aynı yönde. Ama uygulamada bazı farklı işlemlere rastlamak mümkün. O nedenle emsal kararı da paylaşmış olalım.
🔴ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARI
AYIPLI MAL NEDENİYLE E-TİCARET SİTELERİNİN DE SORUMLULUĞUNA BAŞVURULABİLECEK.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 48. maddesinin (6) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan "...ile 11 inci" ibaresi İPTAL EDİLDİ.
AYM,
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin yaptığı itiraz başvurusunda;
Ayıplı mal nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini talebiyle açılan davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi dolayısıyla itiraz yoluna konu edilen 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 48. maddesinin (6) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan "...ile 11 inci" ibaresini,
📌Elektronik ticaret sektörünün küresel ticaret hacmi içindeki payının her geçen gün arttığı, aynı zamanda tüketici işlemlerinin azımsanamayacak miktardaki kısmının elektronik ortamda yapıldığı,
📌bu ortamlarda yapılan işlemlerle ilgili olarak tüketiciyi koruyucu ve tüketicinin zararlarını tazmin edici mekanizmaların oluşturulmasının zorunlu olduğu,
📌İtiraz konusu kuralın, tüketicinin aracı hizmet sağlayıcıya karşı içeriğin veya içeriğe konu mal veva hizmetin hukuka aykırı olmasından kaynaklı olarak doğrudan dava açabilmesini her durumda ve şartta imkânsız hâle getirdiği,
📌hâlbuki aracı hizmet sağlayıcının iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılması hususunda aktif bir rol oynadığı durumlarda dahi sorumlu tutulmamasının tüketicinin bazı hâllerde korumasız kalmasına neden olacağı,
📌Özellikle tüketicilerin satıcı veya sağlayıcıya ulaşamadığı durumlarda tamamen korumasız kalması ve zararlarını tazmin edememesinin gündeme gelebileceği,
📌Başvuruya konu kuralın, tüketicilere aşırı bir külfet yüklediği, aracı hizmet sağlayıcılar ile tüketicilerin mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi tüketiciler aleyhine bozduğu anlaşılarak,
⚠️devletin mülkiyet hakkına ve tüketicinin korunmasına ilişkin pozitif yükümlülükleri ile bağdasmamadığı gerekçesiyle
Anayasanın 5, 35 ve 172. maddelerine aykırı olduğundan İPTAL ETTİ.
İptal kararı 9 AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK.
🖱https://t.co/Y0k4yc75yF
🔵KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KURUMU KARARI
İşyerlerinde parmak izi, yüz veya göz taramayla mesai takibine son!
Resmi Gazete'de yayımlanan KVKK "ilke kararı"nda;
Çalışanların mesai ve devam takipleri için parmak izi, yüz tarama, iris okuma gibi yöntemlerin kullanılmasıyla ilgili olarak;
📌Mevzuatta, çalışma sürelerinin takibininin ne şekilde gerçekleștirileceğine ya da takibin biyometrik veri işlenmesi suretiyle apılması gerektiğine dair açık hüküm bulunmadığı,
📌Biyometrik veri işlenmesi faaliyetinin kanunlarda açıkça öngörülme şartına dayalı olarak gerçekleştirilmesinin kabul edilemeyeceği,
📌Söz konusu faaliyetlerin açık rıza şartına dayalı olarak gerçekleştirilmesinin tercih edildiği ancak işçi - işveren ilişkisindeki güç dengesizliği sebebiyle açık rızanın özgür iradeye dayanıp dayanmadığı hususunda tereddüt bulunduğu,
📌Ölçülülük ilkesinin kişisel veri işleme faaliyetlerinin değerlendirilmesinde önemli bir kriter olduğu ve alternatif, daha az müdahaleci yöntemlerin varlığı karşısında ilgili kişilerin açık rızası bulunsa dahi mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesinin Kanunun 4'üncü maddesinde yer alan genel ilkeler kapsamında ölçülülük kriterini sağlamayacağı değerlendirilerek,
⚠️Mesai takibinin biyometrik tanımlama sistemleri yerine şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kâğıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yollar ile sağlanması gerektiği hususları kamuoyunun bilgisine sunuldu.
🖱https://t.co/LZfqR5eLE7
Genç meslektaşlarıma ruhsatlarını teslim ederken öncelikle "3+2" diye adlandırdığım normları hatırlatmak isterim. Bunlar yalnızca referans normlar değil, elinizin altında bulunması gereken beş metindir:
•Avukatlık Kanunu
•Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi
•Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
•İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi
•İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
Bu beş normu çok iyi bilmenizde ve yanınızda taşımanızda yarar var.
Avukatlığı bir sanat olarak tanımlayacaksak; bu yalnızca referans normlardan ibaret olamaz, aynı zamanda bulguları ve bilgileri bir araya getirmek de bu sanata dahildir. Ama eğer referans normları iyi kullanamazsanız, çok haklı olduğunuz hâlde bir davayı kaybedebilirsiniz.
Adil yargılanma hakkı, savunma mesleğinin temel kavramıdır. Hak yurttaşlar için; yükümlülük ise devlet için. İşte sizler, savunma mesleğinin özneleri olarak bu yükümlülük ve hakkın birleşim eşiğinde yer alıyorsunuz.
İstanbul Barosu 1878'de; tam da Osmanlı Devleti'nde hukuk reformlarının, hukuk kurallarının, hukuk kurumlarının kök saldığı bir dönemde kuruldu. Ve İstanbul Barosunun tarihi, aslında Osmanlı Devleti-Türkiye Cumhuriyeti modernleşme tarihiyle örtüşen bir tarihtir.
Bugün, ifadeye çağrıldığında yasal gerekleri yerine getirecek kişiler, daha baştan yargısız infaza tabi tutularak evlerinden gece yarılarında gözaltına alınıyor. İşte burada usul ve esas ayrımını iyice düşünmeliyiz.
Eğer esasa ilişkin olarak haklıysak, bir kişinin suç işlediğine dair elimizde ciddi veriler varsa, o zaman o kişiyi usul açısından Anayasa'ya ve ilgili yasalara uygun işlem ve muamelelere tabi tutmalıyız.
Esası kirletmek için usul kurallarını ihlal edemezsiniz.
Dünya başka gündemlerin peşinde sürüklenirken, Avrupa Parlamentosu Amerikan dolarının küresel tekeline geri dönüşü olmayan bir darbe indirmek üzere. Kimse bunun ne kadar kalıcı bir hamle olduğunun farkında değil.
Bugün Euro bölgesinde yapılan kartlı işlemlerin üçte ikisini ABD menşeli iki dev şirket (Visa ve Mastercard) yönetiyor. Düşünün, 20 Avrupa ülkesinin 13'ünde yerel bir kart altyapısı dahi yok. İnsanlar bakkaldan ekmek alırken, faturasını öderken bile tamamen Amerikan firmalarına muhtaç durumda. Bu bilerek ve isteyerek yapılmış bir pazar tercihi değil, devasa bir yapısal zaafiyet. Kendi finansal altyapını başkası yönetiyorsa, o para senin değildir. Avrupa nihayet bunu idrak etti.
Bu bağımlılığı bitirmek için Dijital Euro'yu onayladılar. Ancak Washington'ı asıl tedirgin eden detay başka: Sistemin "çevrimdışı" çalışma özelliği.
Bugün standart bir kartla ödeme yaptığınızda, o işlemin onay almak için Amerikan sunucularına gitmesi gerekir. Bu da ABD istihbaratına ve yaptırım mekanizmalarına her adımı izleme fırsatı verir. Çevrimdışı dijital euro ise bu döngüyü tamamen kırıyor. İki kişi, internet bağlantısı bile olmadan, tıpkı elden nakit para verir gibi işlem yapabilecek. Bu işlemler hiçbir Amerikan sunucusuna uğramayacak. İzlenemeyecek ve Amerikan yaptırımlarıyla dondurulamayacak.
İş sadece kendi içine kapanmakla da kalmıyor. Yıllardır herkesin gözü Swift sistemindeydi. Oysa Swift sadece "şu bankadan bu bankaya şu kadar gönder" diyen bir mesajlaşma aracıdır. Asıl güç, o paranın New York'tan geçip dolar üzerinden uzlaşmasındadır. Avrupa şimdi bu sistemi tamamen baypas ederek Hindistan'ın ayda 10 milyar işlem gören devasa ödeme altyapısına doğrudan bağlandı. Artık araya dolar girmeden anında Euro-Rupi takası yapılıyor. Bir sistemi seçeneksiz bırakırsanız o bir silaha dönüşür. Ancak alternatif yarattığınız an, o silahı ellerinden alırsınız.
İçeride durumlar dikensiz gül bahçesi değil tabii. Avrupa bankaları bu projeye şiddetle karşı çıkıyor. İnsanların birikimlerini ücretsiz dijital euro cüzdanlarına kaydırması, bankaların kredi vermek için kullandığı bedava mevduat kaynağının kuruması demek. Lobi faaliyetleriyle bu sistemi interneti olmayan, basit bir çipli karta indirgemeye çalışıyorlar. "Devlet banka olursa bize ne gerek kalacak?" korkusunu iliklerine kadar hissediyorlar.
Takvim de şöyle:
• 2027'nin ortasında pilot uygulamalar başlıyor.
• 2029'da ise 340 milyon Avrupalı dışa kapalı, tamamen kendi kontrolünde yeni bir ekosisteme adım atacak.
• Başlayan işlemler doları hiç görmeden euro olarak tamamlanacak.
Dolar yarın sabah çökmeyecek. Ancak 60 yıllık o dokunulmaz tekel her geçen gün daha fazla kan kaybediyor. Jeopolitikada tekeller yıkıldığında, kurallar da baştan yazılır. Yeni bir dünya kurulur, herkes de yeni yerini alır.
Aleniyet; ceza yargılamasının en temel ilkesi ve adil yargılamanın güvencesidir. Belediye başkanlarımızın yargılandığı davada hakimin hiçbir objektif gerekçe yokken salona kimseyi almama kararı hukuki dayanakdan yoksun olduğu gibi, hukukun çiğnenmesi ve yargılamanın halkın gözünden ve vicdanından kaçırılması anlamına gelir.
Bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz! Bırakın kapamayı duruşmalar canlı yayınlansın ki herkes gerçeği bütün çıplaklığıyla görsün.
Yahudi-Amerikalı milyarder Larry Ellison'ın TikTok'u satın alıp İsraili eleştirenlere karşı kitlesel sansüre başlamasının ardından, Avustralyalı bir uygulama TikTok'a meydan okumaya başladı.
▪️Çok sayıda kullanıcı TikTok'u terk edip UpScrolled'a geçiyor. Uygulama, sadece birkaç gün içinde yüz binlerce indirme ile ABD Play Store'da 13. sıraya yükseldi.
Böyle de bir video var. Bizde artık bu tür politik mizah nerdeyse yok oldu . Aslında bir gazetecilik faaliyeti olarak bu çeşit "ciddi" infotainment" belki de hiç olmadı. Keşke yapabilsek. Muhalifi, muvafıkı buna cesaret edebilecek kanal da pek yok galiba.
25 yaşına geldiğinizde şunu anlayacak kadar zeki olmalısınız. Okul ve maaşlı bir iş, sizi asla ZENGİN yapmayacak!
Eğer hala 20-30 yaş aralığındaysanız, önümüzdeki 10 yılı kurtaracak o acımasız reçete:
1. Sabah 4 Kulübü Korkmayın, uykusuz kalmazsınız. Sabah 4'te kalkmak, rakipleriniz uyanmadan güne 3 saat önde başlamaktır. Günde 3 saat, yılda 45 gün fazladan zaman demektir. Bu, başarının matematiğidir.
2. Günde 50 Sayfa Oku
Finansal özgürlüğe sahip insanların %88'i okuma bağımlısıdır. Okullarda para yönetimi öğretilmez. Kendi kendinizi eğitmek zorundasınız.
3. Yüksek Gelirli Bir Beceri Edin
Diplomanız size maaş, beceriniz ise servet kazandırır. 90 gün boyunca şunlardan birine odaklanın ve YouTube'dan öğrenin:
• Satış (İkna)
• Kodlama (Yazılım)
• Copywriting (Metin Yazarlığı)
Bir uzmanlık, 10 üniversite diplomasından daha değerlidir.
4. Haftada 5 Gün Antrenman
Vücudunuz disiplininizin aynasıdır. Her gün spor yapamayan biri, nasıl milyon dolarlık bir şirketi yönetecek? Fiziksel güç, zihinsel dayanıklılığı artırır.
5. Görünüşüne Yatırım Yap
İnsanlar dış görünüşe bakar. Pahalı değil ama kaliteli giyin. Saçın, kokun ve ayakkabın, kartvizitinden daha çok şey anlatır.
6. Gelir Kaynaklarını Çoğalt
Tek bir maaşa güvenmek, tek motorlu uçakla okyanusu geçmek gibidir. Motor durursa çakılırsınız. İnternet sayesinde 10 farklı yerden para kazanabilirsiniz. Maaşınızla geçinin, yan gelirlerinizle yatırım yapın.
7. Çevreni Temizle
En yakın 5 arkadaşın fakirse, 6. fakir sen olursun. Seni aşağı çekenleri, vizyonsuzları ve tembelleri sil. Para, başarı ve gelişim konuşan insanlarla oturup kalk.
8. YouTube > Üniversite
Acı ama gerçek: YouTube, Podcastler ve İnternet; size 4 yıllık bir üniversiteden 10 kat daha hızlı ve güncel bilgi öğretir. Diplomalar duvarda asılı kalır, bilgi ise banka hesabınızı doldurur.
9. Eş Seçimi En Büyük Yatırımdır
Yanlış kişiyle evlenmek, finansal ve duygusal iflastır. Sadece güzelliğe/yakışıklılığa değil; vizyona, desteğe ve zekaya bakın.
10. Meteliksiz Gibi Davran
Paranız sizin için çalışırken, siz fakir gibi yaşayın. Gösteriş budalası olmayın. Gerçek zenginlik, banka hesabınızdaki sıfırlardır; üzerinizdeki marka logoları değil.
11. Tartışmaları Kaybet
Huzurunuzu korumak için aptalların haklı olduğunu söyleyin ve geçin. Enerjinizi tartışmaya değil, üretmeye harcayın.
12. Kimse Seni Kurtarmaya Gelmeyecek
Devlet, ailen veya şans... Hiçbiri gelmeyecek. Hayatınız %100 sizin sorumluluğunuzda. Ya şimdi bedelini öder, ömür boyu kral gibi yaşarsınız. Ya da şimdi keyif yapar, ömür boyu köle gibi çalışırsınız.
Seçim sizin.
Yeni bir seri, yeni bir macera...
Atatürk - Lozan, Cumhuriyet, İsyan...
Lozan'la başlayan, cumhuriyetle süren, paşaların kavgası ve Şeyh Sait isyanıyla sona eren, serinin ilk kitabı.
Varsa bi hayırlı olsununuzu alırım 🙏
🔗 https://t.co/SSsbaS2jdo
İnsan beyninin geçirdiği 5 önemli evresi açıkladı: 9, 32, 66 ve 83 yaşları ile başlıyor
0-9: çocukluk çağı
9-32: ergenlik evresi
32-66: yetişkin modu
66-83: erken yaşlanma
83➡️ geç yaşlanma
🥼Araştırmada MR taramalarının veri kümeleri kullanılarak, sıfır ile doksan yaş arasındaki 3 bin 802 kişinin beyinleri karşılaştırıldı.