Neylersin, ölüm herkesin başında.
Uyudun, uyanamadın olacak.
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak
Taht misali o musalla taşında…
Sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden
aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan
sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları
bir harfin başlattığı yangın ile söndür
beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım
öyle mahzun
ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın.
“Eğer bir dış etken sizi üzerse, duyduğunuz acı o şeyin kendisinden değil, sizin ona verdiğiniz değerden geliyordur, onu da her an ortadan kaldırma gücünüz vardır.”
-En güçlü olanlar bile bir zamanlar zayıftı.
Titredi, şüphe etti, düştü…
Ama orada kalmadı.
-En sakin kişi bile bir zamanlar kaostaydı. İçten içe bağırdı, yönünü kaybetti.
Ta ki Sessizliği bulana kadar…