İlk şiir kitabım “Yeraltında Şölen” çıktı.
Ey yeryüzünün son savaş beyleri
Son şairleri derisi yüzülmüş kentlerin
Geldi çattı işte yeraltında bir şölen vakti
İrinler boşandı
Soğuk mermerde gırtlağı kesilen iniltilerdir artık
@nurettinyildiz Sizi yıllardır dinlerim, bir kaç sohbetinizde de bulundum. Bu zamana kadar hiç siyasi söyleminiz in olmaması itibar vesilesiydi. Resulullah ile yaptığınız bu kıyas büyük bir yanlış. Aklen de eksik. Yazıklar olsun size. Maide-33 pkklıların hakettiği muameledir. Rabbim ıslah etsin.
Unutmayacağım o günleri, hiç değer miydi,
Insanın imgelemi umutlara kapılırsa,
Özgür olan güç, doğanın damarlarından geçer,
Yakın ve uzak birleşir, ölüm ve ölümsüzlük,
Us’la usdışı birdir, öngörü ve çılgınlık bir
-Ölümsüzlük Ardında Gılgamış
7- Dünyada yaşanmış bir olayın Tanrı tarafından kutsal kitapta insanlara tekrar hatırlatılmış olması mümkün değil mi? Bir tane sümer tabletindeki benzerlikten hareketle bu kadar büyük bir savı mantıksızca savurmanın saçmalığı…
Sait Maden, Gılgamış çevirisine yazdığı önsözde bu cümleleri kurmuş. Sümer metinlerindeki tufan anlatısından hareketle “üç kutsal kitabın hiçbiri gökten inme değildir” diyor. İlk okuyuşta bile bu cümleler bir hayli sırıtıyor.
6-“Tam tersine, tufan olayının Sümer tabletlerinde bile geçiyor olması bana kutsal kitapların doğruluğunu arttırıyor gibi geliyor. Demek ki böyle mucizevi bir olay gerçekten yaşanmış” demenin olasılığı daha mümkün hale gelmez mi?
İlham da yitti gençlik gibi
Yıldız orduları yağdıran tekmil geceden
Taşan bir nehirce köpürmüş kalpten
Dilime kavuşmuyor sözcükler eskisi gibi
Çene kastıran imgeler armonisi
-Zamankırım
“Geceyi boyuna uyandırmalı ve bir yas gibi dinlemeli göklerin allak bullak eden müziğini; nedensiz deviniler gibi, yeterince serseri.”
-Melih Cevdet Anday
24 yaşında kapısından girdiğim ilk göz ağrım Füsun Yönder Anadolu Lisesi’nden bugün, 29 yaşında ayrılıyorum. Bir ömür hatırlayacağım unutulmaz anılar biriktirdim. Elveda, FYAL ailesi. 😢
“Bizlerin birdenbire zalim olması, sözgelimi, böyle havanın açık olduğu bir bahar öğleden sonrasında, özenle biçilmiş otların üzerinde, yaprakların arasından sızan güneş ışığını tembel tembel izlerken, böylesi bir anda oluverir diye düşünmüyor musun sen de?”
-Kinkakuji, Kyoto.