Unutmadık şehidleri, mücahidleri. Unutmadık Avrupa’nın “yüce medeniyetini”.
Srebrenitsayı unutmadık! Tüm şehidleri rahmetle anıyoruz.
| Koski Mehmet Paşa Camii , Mostar
Pankartı indirmeye çalıştılar ama farkında olmadan onu çok daha fazla insana ulaştırdılar. Eğer engellemeye kalkmasalardı, pankartı sadece oradakiler görecekti. Bu kez şerdeki hayrı görmek hiç de zor olmadı.
Dün o ayetlere saygısızlık yapıldı diye bu millet savaş verdi. Bugün tornadan geçmiş torunu ayet önü kapatıp İslam'a karşı kurtuluş savaşı verdiğini düşünüyor.
Ayet önü kapatarak vatan hainleri ile filan mücadele ettiğini sanıyor.
Acıdır ama eğitim sistemi mahsulü budur. 20'li yaşlarındaki ortalama zekalı her ürün aslında üstüne dökülen boyanın rengini alıyor. Bu renk bu milletten değil, bu millete düşman.
Kültür tarihi ve ona göre şekillenen müfredatın her bir cüzü kendisine, sağındakine ve kendisinin mazisine düşman kurşun askerler yetiştiriyor.
Kendi evladını, kendine düşman etmek için büyük bir emek ile para harcıyorsun. Daha önemlisi evlat harcıyorsun. Sonuç budur.
Bu masal etrafında gargara yapıp entelektüel pozları keserek bu millete ilmi hizmet yapılmaz. Islah ederek masal düzelmez, düşmanın diktiği bu yamalı bohçadan bize sıcak bir örtü çıkmaz.
Bu masanın tamamını aralıksız bir şekilde tekmeleyeceğiz. Yaban otunu sökmeden gül yetişir sanmak abes.
Bir karton, bir kalem, bir cümle... En önemlisi bir DAVA! Bu pankartlar sadece taşınacak sözler değil; hatırlatmak, düşünmek, vicdanlara dokunmak için.. #boykot nöbetimize devam ediyoruz. Yoldan geçen her vicdanlı kardeşimizi durmaya düşünmeye ve ses olmaya davet ediyoruz...
Yine bakıyorum konu en olmadık yerlerinden tutuluyor; dizileri suçlama, evde silahın ne işi var vs...
Bunlar yeni şeyler değil; tüfek icat olduğundan beri evin duvarında asılı dururdu zaten... TV icat olduğundan beri vurdu kırdı filmler vardı zaten... Babalarımız da biz de böyle büyüdük, yeni şeyler değil bunlar!
Yeni olan şey çocuk büyütme tarzımızdır. Böyle bir çocuk yetiştirme şekli olamaz. Otoriteden yoksun, sorumluluktan muaf, sınırdan uzak, hayattan izole...
Bir çocuk okulun koridorunda yüksek sesle sinli kaflı küfürler edecek ve öğretmen ona haddini bildiremeyecek! Böyle bir eğitim şekli olamaz. TV'de Kemal Sunal'ın “eşşoğleşek” sözünü bipleyeceğiz ama okulda sinkaflı küfürler edilmesine göz yumacağız. Benim çocuğum okuldan hayasızlık öğrenip gelecek. Bu pedagojik riyakârlığı bırakmak ve acilen kadim öğretilere dönmek durumundayız. İnsan yetiştiremiyoruz, bununla biran önce yüzleşmemiz gerekiyor.
Din eğitiminde bile cehennem yok artık, cehennemi kapattık. Oysaki Allah peygamberini “beşîr ve nezîr” yani; cennet ve nimetleriyle müjdeleyen, cehennem ve azabıyla ikaz eden, olarak vasıflamıştır. “Sizi önünüzde yaklaşan bir günün azabına karşı uyarıyorum” diye İslâm'a davet ediyordu Allah Rasûlü (s.a.s.). Ne oldu da cehennemin kapısına mühür vuruldu?
Biz birinin ağacına elimizi uzatmadıysak, bir karıncanın yuvasını bozmadıysak, ağzımıza küfür koymadıysak cehennem de yanarız diye korktuk hep. Bir hayvana zarar verecek olsak, nenem “Anası kargış eder” derdi korkardık el uzatmaya. Kimsenin olmadığı yerde bile en aciz bir hayvanın da sahibi var bilinciyle büyüdük.
Şimdi bu canavarları kim yetiştiriyor?
Dümdüz söylüyorum, bu neslin mimarı modern psikoloji ve pedagojinin sınanmamış öğretileri ve dogmatik bir biçimde kabulüdür. Anne babaları bu çarpık ebeveynlik tarzına sevk eden budur. Eğitim kurumlarını, eğitmekten aciz bırakan budur. Bunun acilen tartışmaya açılması gerekiyor.
Evde baba otoritesi, okulda öğretmen otoritesinin olmayışı akran zorbalığını besleyen en temel etkendir. Öğretmen ve baba yeniden eski saygınlığına kavuşmalıdır. Meseleyi bir iki olaya münhasıran ele almak son derece yanlıştır.
Öyle bir zamana düştük ki, kötülük artık şaşırtmıyor…
Her ‘daha kötüsü olmaz’ dediğimiz yerde, insan kendi aczine bir kez daha şahit oluyor.
Ey Rabbim, aklımız da kalbimiz de yorgun, imanımızı kaybetmeden çıkalım bu karanlıktan.
Gerisi yok hükmünde...
kaç heves tazeler içimizdeki çürümeyi kaç gülümseme lazım ruhumuzun gözyaşları için insan bu kadar güçsüz müydü esasen yoksa ben zayıflar içinde fazlaca zayıf mıydım