Ne tuhaf, seni çok iyi tanıdığımı sanırken bile bunları düşünüp düşünmediğinden bir türlü emin olamıyorum... Senin için ölmeyi göze aldığım anlarda bile, bir yanınla yabancımdın benim. Rakibimdin...
İnsanlardan çok çabuk bıkışımı ve kimselere haber vermeden ansızın alıp başımı başka şehirlere gitme huyumu. Hastalıklı ve artık genç ve diri olmayan bedenimi. Alkole düşkünlüğümü ve keder bağımlısı oluşumu düşünüp uzaklaşmak istemedin mi benden?.
Sevgililer de birbirlerine her şeylerini anlatmıyor, kaybetme korkusu çoğu kez dürüstlüğün önüne çıkmıyor mu? Boşluğa dusmemek için insanlar delicesine severken bile, bir yanlarını korumaya almıyorlar mı? Söylesene, senin de böyle şeyler geçmiyor mu aklından?
Bilmiyorsun sevgilim, arkaya bakarak hiçbir yolu yürüyemezsin. Ayağın en beklemediğin yerde takılıp düştüğünde öğrenirsin. Geç kalmışlığın ilacı da yoktur sevgilim. Bilmiyorsun. Hayat, zihnindeki o ütopya değil, öğrenirsin sevgilim.