Uzmanlık unvanı; sonradan yapılan düzenlemelerle değil, uzmanlık eğitimiyle kazanılır. Kurallar kişilere göre değişmemelidir.
#UzmanlıgınPazarlıgıOlmaz
Bakın biz deprem bölgesinde uzmanlık yaptık. Ve depremde kaybettiğimiz asistan arkadaşımız var. Yani bu ünvan için kalkmış gelmiş buraya ve hayatını kaybetti. Hani uzmanlık için maks. Ne verebilirsinin en uç cevabı. #TUKKararıGeriÇek#DoktoralıUzmanSayılamaz
Sorun doktora yapmak değil; DUS ve uzmanlık eğitimi şartlarını yerine getirmeden uzmanlık statüsü verilmesidir. Tartışılan konu tam olarak budur.
#UzmanlıgınPazarlıgıOlmaz
Duyduğumuz kadarıyla “doğrudan uzmanlık verilmiyor, belli bir baraj getirilsin; eksik görülen klinik kısım da ADSM’lerde hasta baktırılarak tamamlansın” şeklinde bir öneri dile getiriliyor. Ancak bu öneri hukuken ve sistem mantığı bakımından sorunludur.
Çünkü uzmanlık yalnızca belirli bir puanı geçmiş olmak ya da belli sayıda hasta bakmış olmak değildir. Uzmanlık; merkezi sınav, kontenjan, tercih, yerleştirme, uzmanlık eğitimi, müfredat, rotasyon, eğitici gözetimi, ölçme-değerlendirme ve tescil süreçlerinin tamamından oluşan ayrı bir hukuki statüdür. Bu zincirin yalnızca bazı halkalarını sonradan ekleyerek, doktora eğitimini uzmanlık eğitimine eşdeğer saymak doğru değildir.
Örneğin “ortodonti için son beş yılın en düşük puan ortalaması baraj kabul edilsin” denildiğinde, aslında DUS’un yarışma ve sıralama niteliği göz ardı edilmiş olur. DUS yalnızca belirli bir puanı alanın hak kazandığı bir sınav değildir. Adaylar kontenjanlara, tercihlere, puan sıralamasına ve ilgili yılın koşullarına göre yerleşmektedir. Bu nedenle geçmiş yılların en düşük puan ortalamasını alıp bugüne genel bir baraj olarak uygulamak, sınavın mantığını değiştirmek anlamına gelir.
Ayrıca bu yaklaşım üniversiteler ve programlar arasındaki farkları da ortadan kaldırır. Normalde bazı üniversiteler çok yüksek başarı sıralamalarıyla öğrenci alırken, böyle bir baraj sistemiyle aynı alanın en düşük taban puanı üzerinden bütün doktora mezunlarına uzmanlık kapısı açılmış olur. Bu da dereceyle, yüksek puanla ve merkezi yerleştirmeyle uzmanlık kazanan meslektaşlar bakımından ciddi bir eşitlik sorunu doğurur.
ADSM’lerde hasta baktırılması önerisi de tek başına uzmanlık eğitimine eşdeğerlik sağlamaz. Hasta bakmak, uzmanlık eğitiminin yalnızca bir unsurudur. Uzmanlık eğitimi; belirli bir müfredat, eğitici denetimi, klinik sorumluluk, rotasyon, vaka çeşitliliği, ölçme-değerlendirme ve kurumsal eğitim programı içinde anlam kazanır. ADSM’de belirli süre hasta bakmış olmak, bu yapı kurulmadan uzmanlık eğitimi tamamlanmış gibi kabul edilemez.
Eğer gerçekten ADSM’lerde hasta bakacak bir ihtiyaç varsa, bu ayrı bir istihdam ve sağlık hizmeti planlaması meselesidir. Bu alanın öncelikle atanmayı bekleyen, işsiz olan veya mecburen uzak illeri tercih etmek zorunda kalan genç diş hekimleri bakımından değerlendirilmesi gerekir. Bir gruba uzmanlık eşdeğerliği sağlamak amacıyla ücretsiz veya sonradan tamamlatıcı hasta baktırma modeli oluşturmak, kamu hizmeti planlaması ve mesleki eşitlik açısından ayrıca tartışmalıdır.
Kaldı ki mevcut hukuk düzeninde uzmanlık unvanı, açık kanuni dayanak ve uzmanlık eğitimi sistemi dışında verilebilecek bir unvan değildir. 1219 sayılı Kanun, diş tabipliğinde uzmanlık unvanı için uzmanlık belgesini şart koşmakta; uzmanlık eğitimine girişin de merkezi sınav sistemiyle olacağını düzenlemektedir. Yönetmelik de DUS’un yarışma esasına dayalı olduğunu ve adayların ÖSYM tarafından programlara yerleştirileceğini açıkça ortaya koymaktadır.
Bu nedenle “doktorayı yaptık, belli bir barajı kabul edin; eksik görülen klinik kısmı da ADSM’de hasta baktırarak tamamlayalım” yaklaşımı, mevcut uzmanlık rejimini dolanmak anlamına gelir. Uzmanlık sistemi sonradan parça parça tamamlanacak bir eşdeğerlik sistemi değil; baştan itibaren kanunla belirlenmiş, objektif, öngörülebilir ve herkes için aynı şekilde işleyen bir eğitim ve yerleştirme rejimidir.
Sonuç olarak itirazımız doktoraya ya da doktora yapan meslektaşlarımızın emeğine değildir. İtirazımız; doktora eğitiminin, sonradan belirlenen barajlar ve ADSM’de hasta baktırma gibi tamamlayıcı uygulamalarla uzmanlık eğitimine eşdeğer sayılmasına yöneliktir. Uzmanlık hakkı, ancak mevcut kanuni sistem içinde, merkezi sınav ve uzmanlık eğitimi süreçleri tamamlanarak kazanılmalıdır.
#DoktoralıUzmanSayılamaz
Değerli arkadaşlar,
Bundan sonra yapılması gereken açıktır: Bu karara karşı hukuki yollara başvurmak ve mahkeme nezdinde itiraz sürecini başlatmak.
Kanaatimizce bu karar bilimsel ölçütlerle bağdaşmadığı gibi hakkaniyet ilkesine de uygun değildir.
Mücadelemizi hukuk zemininde sürdürecek ve haklılığımızı yargı önünde ortaya koyacağız.
Unutulmamalıdır ki hiçbir idari karar yargı denetiminin üstünde değildir. Hukuk devletinde son söz her zaman yargınındır.
Bu nedenle moral bozmaya, umutsuzluğa kapılmaya veya mücadeleden vazgeçmeye gerek yoktur.
Birlik içinde hareket ettiğimiz, bilimsel ve hukuki argümanlarımızı güçlü şekilde ortaya koyduğumuz sürece haklı davamızı sonuna kadar savunacağız.
Bu doğrultuda gerekli girişimlere başlayacağız.
#DoktoralıUzmanSayılamaz
Kimsenin doktora yapmasına itirazımız yok. Ancak doktora ile uzmanlık eğitimi aynı şey değildir. Ayrı eğitimler, ayrı yeterlilikler ve ayrı amaçlar taşır.
#DoktorayaUzmanlıkRezaleti
DUS'u kazanmak için yıllarca emek veren binlerce diş hekimi varken, sınavsız uzmanlık yolu açılması kabul edilemez. Uzmanlık unvanı emeğin ve liyakatin sonucudur.
#DoktorayaUzmanlıkRezaleti
"Türkiye Türklerindir.
İşte milliyetperverlerin ilkesi budur. Biz haklarımızın müdafaası için mücadeleye devam etmeye karar verdik."
M. Kemal Paşa, 1921
Doktorlar hata yapınca malpraktis davalarından milyon ₺ tazminat davalarına mahkum ediliyor; aynı şey hakim ve savcılar için de geçerli olmalı! Herkes hatasının bedelini ödemeli!
📍Berlin Olimpiyat Stadı
Bozkurt ; Türklüğün varoluşsal onuru, geçmişle geleceği buluşturan ortak değerimizdir.
“Hür doğdum hür yaşarım”
diyen bir milletin bağımsızlık
simgesini hiç bir güç yasaklayamaz.