Kırım Tatar Türkleri, sesini duyuramıyor!
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş sebebiyle Kuzey Kırım'da on binlerce Kırım Tatar Türkü haftalardır elektriksiz, susuz ve ağır insani şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor.
Bu kriz yalnızca bir altyapı sorunu değil, giderek derinleşen bir insani felakete doğru evriliyor.
Akaryakıt bulunamadığı için mal sevkiyatı yapılamıyor; ilaç, bebek maması ve temizlik malzemeleri ulaştırılamıyor.
Stokların kısa sürede tükenmesiyle birlikte durum iyileşemez boyutlara ulaşacaktır.
Elektrik kesilmesiyle Kuzey Kırım'da marketlerde, bakkallarda ve evlerde var olan az miktardaki gıda maddeleri de bozulup çürüyecektir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti yolbaşçılığında uluslararası topluma Kırım Türklerinin sesi duyurulmalı ve sivil halkın korunması için acilen harekete geçilmelidir.
Aksi takdirde doğacak insani kriz toplumsal gerilimleri artırabilir ve Kırım Tatar Türklerini çok daha ağır risklerle karşı karşıya bırakabilir.
Zafer Partisi olarak Kırım Tatar Türklerinin can güvenliğinin sağlanmasını ve temel insani haklarının korunmasını Türkiye Cumhuriyeti için bir devlet politikası olarak görüyor ve bu şekilde kayda geçirilmesini istiyoruz.
Gazeteci Alican Uludağ yeniden gözaltına alındı. Biliyoruz ki; yine bir haberi ya da paylaşımı nedeniyle. Yine biliyoruz; hiçbir suç yok. Düşünmeyelim, konuşmayalım, yazmayalım diye. Yeter artık. Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden.
Bu ülke için kollarını, bacaklarını, gözlerini kaybeden, kanlarını döken gazilerimiz Ankara’da Güven Park’ta 24 saat, gece gündüz haklarını savunmak için direniyorlar. Geceleri battaniyeye sarılarak çimlerin üzerinde uyuyorlar.
Sevgili Ankaralılar,
Gazilerimiz onurumuzdur. Gazilerimizi yalnız bırakmayalım. Onlara gösterdiğimiz saygı ölçüsünde güçlü bir millet oluruz.
Böreğinizi, çöreğinizi, limonatanızı, eşinizi, çocuklarınızı alarak Güven Park’a gidin. Gazilerimizi ziyaret edin. Onlara ikramda bulunun. Onlarla sohbet edin. @zaferpartisi@zpgencresmi
AKP’li Zeytinburnu Belediyesi, vergi borcuna karşılık müftülük ve camiyi Hazine’ye satma kararı aldı
Bu işlemin “Belediyelerin borçları karşılığında taşınmazlarının Maliye Bakanlığı’nca satın alınabilir” denilen kanuna dayanılarak yapıldığı belirtildi
Detaylar ve belgesi👇
Artık bazı hususları açıklamak gerekiyor.
AHBAP soruşturması başladığı günden bu yana ben ve çalışma arkadaşlarım hakkında sistematik biçimde yalan ve iftira kampanyası yürütülüyor.
“AHBAP’a bağış çağrısı yaptınız, insanları yönlendirdiniz.” deniliyor.
Yapabilirdik. Ama yapmadık.
Ne sosyal medya hesaplarımızda ne de herhangi bir yayınımızda AHBAP’a bağış yapılması yönünde tek bir çağrımız yoktur. Tek destek çağrısı yaptığımız ve bağış topladığımız tek kurum ÇYDD (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği) olmuştur.
“Halk TV’den ayrıldıktan sonra Oğuzhan Uğur ile çalıştınız.” deniliyor.
Hayır.
Çalışabilirdik, memnuniyetle de çalışabilirdik. Ancak çalışmadık. YouTube kanalı açmadan önce stüdyosuna gidip birlikte mekâna baktık, fotoğraf çektirdik. Hepsi bundan ibaret.
“Kızılay çadır satmadı, bu haberi AHBAP’ın önünü açmak için yaptınız.” deniliyor.
Bu iddia da gerçeğe aykırıdır.
Depremin en kritik günlerinde vatandaşlar soğukta ve yağmur altında beklerken, AFAD çadır talep ederken Kızılay çadır sattı. Bu durum Kızılay Genel Müdürü tarafından da doğrulandı. Cumhurbaşkanı da yaptığı açıklamada, “Kızılay’ın afet anında çadır satması yanlıştı.” diyerek bu uygulamayı eleştirdi.
Ortada doğrulanmış bir haberi, yıllar sonra hâlâ “operasyon” gibi göstermeye çalışmak algı yönetimine hizmet eder.
Bir diğer iddia ise Timur ve benim sürekli birilerini akladığımız ve FETÖ bağlantılı hesaplar tarafından desteklendiğimiz yönünde.
İşin ironik tarafı şu: Bunu söyleyenlerin işaret ettiği hesaplar daha birkaç hafta önce bizi “AKP’li olmakla” suçluyor, organize şekilde hedef gösteriyordu.
Hem FETÖ’cü ilan edilip hem AKP’li ilan edilmek ancak Türkiye’deki kara propaganda düzeninde mümkün.
FETÖ kumpasından yargılanan bizleri kumpası yapanlar destekleyecek he mi :)
Bizim işimiz belli.
Belgeyle konuşuruz, haber yaparız, doğruları yazarız.Kime yarar,kime yaramaz bakmayız.
İftiralar değişebilir, gerçekler değişmez.
Yavru Vatan’a barış, Ada'ya huzur getiren şanlı destan Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıl dönümünde Rauf Denktaş, Necmettin Erbakan ve Bülent Ecevit başta olmak üzere tüm Kıbrıs Kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla anıyorum.
Madem ev hapsi veriliyor futbolcular neden hapis yattı?
Yargıda olan aslanlar mı karar veriyor cezalara?
Yoksa adalet sistemi renkten renge göre mi fark ediyor?
Madem ev hapsi veriliyor futbolcular neden hapis yattı?
Yargıda olan aslanlar mı karar veriyor cezalara?
Yoksa adalet sistemi renkten renge göre mi fark ediyor?
İsmail Saymaz, Yusuf Tekin’e seslendi:
*Atatürk’e olan garezi nedeniyle kendi Kurtuluş Savaşı’nı küçümseyen, tarihten onu silmeye çalışan bir bakan
*Senin tarihçin Kadir Mısıroğlu olursa; varacağı yer, kendi tarihiyle kavga eden bir Bakan olur
*Bizim bugün Kurtuluş Savaşımız, sen ve senin zihniyetinden kurtulmak olacak
Gazeteci İsmail Arı:
“Menzil’in Nakış Gıda diye bir şirketi var.
Kızılay, depremden hemen sonra buradan milyonlarca liralık alım yapmış.
💰Binlerce insanın öldüğü depremi, Menzil’e para aktarmak için fırsat olarak görmüşler.”
20 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı barışa ve insan onuruna sahip çıkan bir milletin iradesidir.
Bu anlamlı günde Kuzey Kıbrıs’taki yurttaşlarımızın Barış ve Özgürlük Günü’nü yürekten kutluyor; başta merhum Bülent Ecevit, Necmetin Erbakan ve Rauf Denktaş olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.
Kıbrıs Türkü’nün haklı mücadelesini dün olduğu gibi bugün de savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.