Hayatını kaybeden İlber Ortaylı’nın geçmişteki sözleri:
“Türk vatandaşlığı, çile çekmiş, tarih yaşamış bir milletin vatandaşlığıdır.
Çok ağır bir şeydir, bunun bir bedeli vardır, bir imtihanı vardır.
Öyle herkes Türk vatandaşı olamaz, olmamalı!”
Et yiyememişsin, kiranı ödeyememişsin, emekli 20 bin liraya mahkum olmuş, mazot 60 lira, gübre 3 bin lira, PISA sınavlarında çocukların sonuncu olmuş, sana da ‘Kabe’de hacılar’ ilahisi kalmış, geçmiş olsun Türkiye’m!
Kesinlikle doğru. Mücadele döneminde erkek doktorların kadınlara frengi muayenesi yapmasına olanak sağlayan kanun teklifine bazı mebuslarca şiddetle karşı çıkılmış hatta bir mebus mecliste sağlam dayak yemişti.
Nereden nereye...
🔻Jahrein’den Türkler için eşit vatandaşlık talebi:
“Türkiye’de ortalama bir Türk olarak şöyle hissediyorum;
Evde hiçbir işe yaramayan bir çocuk olur, para yer, serseridir ama aşırı sevilir.
Ben de her şeyi doğru yapan, dersine çalışan, eve ekmek getiren, illegale bulaşmayan çocuk. Hiç sevilmiyorum ama…
Yasalara uyuyorum, vergimi ödüyorum ama haklarım elimden alınıyor, yaşam alanım kısıtlanıyor.
Ama kimse beni konuşmuyor; AKP, MHP, CHP beni konuşmuyor. Bütün partiler evin serseri çocuğunu nasıl mutlu edeceğini konuşuyor
Serseri çocuk zaten sınırdan mal kaçırıyor, kaçakçılıktan kazandığı parayı aklamak için batıda işletmelere çöküyor. Elektriğe para vermiyor.
Kaçak elektriği tespit için gelen devletin drone’unu AK-47 ile düşürüyor. Ben 300.000 TL ruhsat parası verip 9mm tabanca alamıyorum.
Diyarbakır’da evinde keleş olmayan ev yok. Ben eşit vatandaşlık istiyorum.
Düğünlerde milyonlar takılıyor, ben zengin sayılan bir Türk olarak kendi evimi alamadım.
Bana 30 euroya bile dışarıdan mal getiremezsin diyor. Gidelim Kürt çoğunluk şehrine, cebinde kayıtlı cep telefonu olan yok.
Bana yapılan bu işkence reva mı?
Bu kadar dışlanmayı kaldıramıyorum.”
🇹🇷 Biz kimiz?
Bir de Selim Erdoğan’dan dinleyin!
“Bu kavgayı kazanır mıyız kazanmaz mıyız bilmeyiz. Ama, kazanamayacağımızı, kazanmadığımızı, kaybettiğimizi görmeyeceğimizi biliriz.”
Adam gibi adam.
@HarpCografyasi
Düşmanların kılık değiştirdi, ağız değiştirdi, fikir değiştirdi, saf değiştirdi, yol değiştirdi, döndüler de döndüler paşam. Biz senden milim sapmadık. Onlar için her şeyin bir bedeli vardı. Gücün, paranın, fikrin hatta kendilerinin bile… Rahat uyu paşam! Biz seni hiç satmadık. “Öldü” diyorlar… Hiç merak buyurma paşam, döneklerin rüzgarıyla savrulmayacağız. Fikrin olacağız, ruhun olacağız, sen olacağız! Üç beş satılık cahil ne ki? Cihan dursa karşımızda, seni ilelebet yaşatacağız.
Bugün, yarın ve daima…