@mehmetazem Eskiden maddi durumu iyi olup kendini bilen, taşıyan insanlar çocuklarının belediyelerde çalışmasına izin vermezdi.Şimdi maalesef ihtiyacı olmayan zenginler bile bu tür şeylere tenezzül etmektedir.Yazıklar olsun.
@kaygusuzeylem16 Geberinceye kadar sendika başkanlığına hayır mutlaka yasal düzenlemelerle makul bir süreye indirilmeli.Sendika başkanlığı,ZENGİNLEŞME aracı olmamalı.
BİR DE SEN!
Beni sadece din tüccarları, inkârcılar ve faşistler sevmedi;
bir de sen!
sen din tüccarı da değildin, inkârcı da...
faşist de değildin sen!
ama beni sadece din tüccarları,
inkârcılar ve faşistler sevmedi;
bir de sen!
Ramazan Yaman
@EltunHaber1@TFF_Org@UEFAcom Utanılacak bir durum https://t.co/JMkPdfzphjıl utanması gerekenler; aldıkları futbolcunun ücretini başka bi futbol takımının başkanına ödetendir, biletlerini karaborsada satıp ahlaksızca gelir elde eden kuluptür,formasına yasadışı bahis şirketinin reklamını alanlardır.
@ogretmensitemiz@tcmeb O defter sonsuza kadar kalmalı zira öğretmenin sınıfta yaptıklarının aynasıdır bir nevi.Hatta mümkünse yıllık,ünite ve günlük planların eskiden olduğu gibi elle öğretmen tarafından yazılması taraftarıyım.
@alicimuratt Memurun tıkır tıkır aldığı dediğin maaş; 117.00 TL olan yoksulluk sınırının altında ve açlık sınırı olan 36.000 TL 'nin üstünde.Memurda bol para olunca tatile, cafeye, pastaneye, lokantaya,giyime harcama yapar dolayısıyla piyasa canlanır.Memur harcayamadığı için piyas kitlenmiş.
"KORSAN HUTBE!"
Kıymetli cemaat:
Ben, insanı özgür kılan, sorumlu kılan, aktif kılan bir imana çağırıyorum. Beni hasım bilenler ise insanı köle kılan, sorumsuz kılan, pasif kılan bir “imana” çağırıyorlar.
Ben insanları yetimlerin yüreklerine çağırıyorum; beni hasım bilenler ise insanları şeyhlerinin eteklerine çağırıyorlar.
Ben, cennetin ve cehennemin kimseye garanti olmadığını söylüyorum. Beni hasım bilenler ise kendilerine cennet bileti, diğerlerine cehennem bileti kesiyorlar.
Ben, akleden kafaların hayatı güzelleştireceğine, kolaylaştıracağına, insanlığa çare olacağına ve Allah’ın yoluna ulaştıracağına inanıyorum. Beni hasım bilenler ise sarıklı, fesli, takkeli, kippalı kafaların kerametini anlatıyorlar.
Ben, utanan, ar eden, haya eden, kızaran, hüzünlenen bir yüzün insana en çok yakıştığına inanıyorum. Beni hasım bilenler ise sakalın sevabını anlatıyorlar.
Ben, İslam’ın “çölleri” yeşertmek için inzâl olduğuna inanıyorum. Beni hasım bilenler ise her yere “çöl” taşımak istiyorlar.
Ben, elime tutuşturulmuş bildiriyi “hutbe” diye okumaktan haya ediyorum. Dayatılan, dikte edilen, sorgulanamayan, itiraz edilemeyen, tek elden çıkmış ve her cuma 85 bin camide okunmak zorunda olan metinleri okuyarak hutbe irad edilmiş olunamayacağına inanıyorum. Beni hasım bilenler ise halifenin, padişahın, kralın, Kadı'nın, başkanın, müdürün, şeyhülislamın, şeyhlerin, ruhbanların, diyanetin yazdığı metinden başkasını okumanın fitne olacağını söylüyorlar.
Değerli mümin ve mümineler:
Ben, itiraz edilebilir, tartışılabilir, sorgulanabilir bir hutbe irad etmeyi tercih ediyorum. Cami insicamını bozmadan, cemaati rahatsız etmeden, Allah’ın evinde gürültü çıkarmadan bana itiraz edebilirsiniz. Beni dinlerken “namazdaymış” gibi dinlerseniz namaza saygısızlık etmiş olur, beni putlaştırmış olur ve elimde kendi yazdığım metne, söylediğim sözlere vahiy muamelesi yapmış olursunuz. Sakın böyle yapmayın ve Emevilerin getirdiği bu İslam dışı sapkın kurala uymayın.
Az sonra iki rekât cuma namazını kılıp hep beraber yeryüzüne dağılacağız. Besmele çekerek başladığımız işlerimizi tastamam yapalım. Besmeleyle işe başlamanın, işi gereğince ve sağlam yapacağımıza dair Allah’a söz vermek olduğunu unutmayalım.
Çok çalışalım ve bir işte yorulunca başka bir işte dinlenelim. Tembelliği, atıllığı, bedavacılığı, miskinliği hayat tarzı yapmayalım. Dini referans göstererek postunda 7/24 oturan ve hiçbir şey üretmeyen şeyhlere, şıhlara, gavslara uymayalım. Onlar bizi kendilerine çağırdığında, onları tarlaya, fabrikaya, ofise, sokaklara, yetim kapılarına, mazlumun yanına, kütüphaneye, laboratuvara, harmana, orağa, çapaya, okula, cepheye, hayatın içine çağıralım ve onları kurtarmaya çalışalım.
Allah rasullerinin hepsinin birer mesleği olduğunu, ruhban sınıfı, din sınıfı diye mesleklerin İslam’a göre ağır günah olduğunu onlara hatırlatalım.
En önemlisi; birbirimizin hâlini hatrını soralım. Cumayı muhtaçlara, yetimlere, mahrumlara, dezavantajlılara, engellilere, kimsesizlere, mahzun yüreklere bayram etmek adına onlara gidelim ve onları sevindirelim.
Değerli büyüklerim ve kardeşlerim:
Yıllardır söylüyorum; iyiliği bizzat ellerimizle yapmak için, yoksulu bizzat kendimiz bulmak için yollara düşelim. Gerek tek başımıza, gerek dostlarımızla, ailemizle birlikte yetimlerin yoksulların gönlüne girmeye çalışalım. Mümkün mertebe kimseyi aracı etmemeye çalışalım. Yine yıllardır söylediğim gibi; iyiliğin en güzeli, hayrın en makbulü bizzat kendi arayıp bulduğumuz yoksullar, bizzat ellerimizle yaptığımız iyiliktir. Ayrıca en güvenlisi budur.
Güzel insanlar:
Hayatın içinde iyi, doğru, üretken, işini doğru ve güzel yapan, dosdoğru yolda yürümeye çalışan hayatın nesnesi değil, öznesi olan müminler olalım. Sürü üyesi değil, şahsiyet sahibi, “tek başına İbrahim” olan kullar olalım.
İyilerden, sorumlulardan, üretenlerden, paylaşanlardan, yetimi gözetenlerden olmak, Allah’a gereği gibi kul olmak adına kıldığımız namazın gereğini yapalım. “Vay o namaz kılanların hâline ki yetimi doyurmazlar ve doyurmaya teşvik etmezler!” ayetine muhatap olmayalım. Kazandıklarımızda yoksulun hakkı olduğunu bizzat Rabbimizin söylediğini unutmayalım.
Biz bugün de cumanın hayrını aramak için yetimlere, yoksullara uğrayacağız. İmkân az; fakat Allah kerim. Sizler de öyle yapın. Bizzat kendiniz, bizzat ellerinizle, bizzat dostlarınızla organize olarak sevindirmeye çıkın.
İyilik karakteriniz, hayır yolunuz olsun. Hayırda yarışın, iyilikle özgürleşin. Yani malınızın ve varlığınızın esiri değil, sahibi olun.
Cumanız, ömrünüz ve ahiretiniz hayrolsun.
Ramazan Yaman
@kamulog_net Bahsettiğiniz tüm meslek grupları, Türkiye'de yaklaşık 117.000 TL olan yoksulluk sınırının altında maaş alarak hayatta kalmbmücadelesi veriyor farkındaysanız.Olaya bir de bu pencereden bak.
@memurbulteni Bahsettiğiniz meslek gruplarından sadece iki grup,Türkiye'deki yoksulluk sınırı olan 117.000 TL'den fazla maaş alıyor.Geriye kalan büyük çoğunluk yoksulluk sınırının altında maaş alıyor maalesef.