Uğur Meleke, TFF Başkanlığı'na aday olduğunu açıkladı.
Vaatler:
🔸 Süper Lig’i 16 takıma düşürmek
🔸 Yabancı sınırını kaldırıp puanlı vize sistemine geçmek
🔸 Kura ile fikstür çekimi yapmak
🔸 Yayın havuzu gelirleri dağılımına tribün doluluk oranını kriter belirlemek
🔸 Kulüplere sezon içerisinde en fazla 2 teknik direktör değişikliği yapma sınırlılığı getirmek
🔸 Yöneticilere daha caydırıcı disiplin cezaları uygulamak
🔸 Liyakatli hakem kadrosunu arttırmak
🔸 A Milli Takım primlerini kaldırıp altyapıya yatırım yapmak
🔸 TFF bütçesi ve personel sayısını azaltarak kaynakları altyapıya aktarmak
Serhat Ulueren: “Fenerbahçe, bu sezonki fikstür çekiminde Galatasaray ile oynayacağı ikinci maçı Chobani Stadı’nda oynama sözü almış.”
Soruyorum: UEFA’nın ceza vermesine rağmen Fenerbahçe’ye ceza vermeyen TFF, acaba daha nelerin sözünü verdi?
İnsan düşünmeden edemiyor: Yoksa TFF, verdiği sözleri tutabilmek için mi bunca başarısızlığa rağmen hâlâ istifa etmedi?
Güle güle Kadir abi…
Bugün hem camideydim hem de Kadir İnanır’ın kabri başındaydım.
Büyük bir sanatçıyı uğurlamaya gittim ama ne yazık ki gördüklerim içimi acıttı.
En çok da siyasetçilerin cenazeleri bir protokol alanına çevirmesine üzüldüm. Böyle acı günlerde en önde görünme çabası, kameraların karşısında yer alma yarışı gerçekten vicdanları yaralıyor. Oysa o saflar siyasetin değil; ailenin, gerçek dostların ve yıllarını birlikte geçirmiş insanların yeri olmalıdır.
Koruma ordularıyla insanların itilip kakılması kabul edilemez. Bir cenazede vatandaşın önüne set çekmek, sevenlerini uzaklaştırmak, insanların son görevini yapmasına engel olmak hangi vicdana sığar?
Siyasetçiler zaten her gün ekranlarda. Mitinglerde, açılışlarda, kürsülerde görünürler. Bari bir cenazede geri planda durmayı, acıya ortak olmayı ve sadece dua etmeyi bilseler…
Bir insanın son yolculuğu hiçbir siyasi görüntüden, hiçbir protokol düzeninden daha önemli değildir.
Kabristanda da aynı manzara devam etti. İtiş kakış, öne geçme telaşı… Bir yanda fotoğraf çektirme peşinde olanlar, diğer yanda sevdiği insana son kez yaklaşmaya çalışan gerçek sevenler…
Bari bırakın da sevdiğimiz insanlara son kez sarılalım. Son kez yüzlerine bakalım. Sessizce vedamızı edelim.
Ölümün karşısında herkes eşittir. O gün makamın da unvanın da koruma ordularının da hiçbir anlamı yoktur. Çünkü tabutun başında önde durmak değil, geride durup saygı gösterebilmek asıl erdemdir.
Kadir İnanır’a yakışan; gösterişten uzak, vakur ve onurlu bir vedaydı. Keşke bunu hep birlikte başarabilseydik.
Her şeye rağmen güzel bir abiyi kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum. Güle güle Kadir abim…