🔴ADALETİN KELEPÇESİ PARTİYE GÖRE DEĞİŞEMEZ/DEĞİŞMEMELİ..
Muhaliflere yolsuzluk iddiasıyla ters kelepçe takılırken, aynı suça bulaşan bizden birilerine dokunulmuyorsa, millet bunun adalet değil, yargıya müdahale olduğunu düşünür.
Yolsuzluğun partisi, adaletin ayrıcalığı olmaz.
Muhalefetteki yolsuzluk suçsa, bizim içimizdeki yolsuzluk da suçtur.
Bizden olanı koruyup muhalifi cezalandıran bir görüntü, milletin adalete ve bize olan güvenini yerle bir eder.
Bu çifte standart algısı yerleşirse, bedelini yalnızca birkaç kişi değil, bütün siyasi hareketimiz öder.
Bu da bizim açımızdan telafisi son derece güç, tarihî bir hata olur.
Adalet herkese eşit uygulanmalı, hiç kimseye siyasi dokunulmazlık zırhı sağlanmamalıdır.
ROKETSAN'ın Şimşek 1 ve 2 projeleri tüm hızıyla devam ediyor.
İnşallah en kısa zamanda, kendi uydumuzu uzaya taşıyacak olan ve tamamıyla yerli, milli imkanlarla gerçekleştirilmiş uzay araçlarımızı hayata geçireceğiz ve bunu başarıyla fırlatacağız. Bunun için de açıkçası gün sayıyoruz. -M.İKİNCİ
🔴MİLLETİN %91’İ GÜVENMİYOR, ONLAR HÂLÂ KOLTUKLARINDA..
BU NASIL BİR EKONOMİ YÖNETİMİ?
Bugün yayımlanan bir ankete göre vatandaşlarımızın %91’i ekonomi yönetimine güvenmediğini söylüyor.
Ama onlar hâlâ koltuklarında, hâlâ görevlerinin başındalar.
Fon mağdurlarının derdine hâlâ çare bulunamamış, borsada birikimlerini kaybeden vatandaşların yaraları hâlâ sarılamamış.
Millet geçim derdinde, vatandaş çaresizlik içinde.
Ama kendilerine sorarsanız dünyanın en başarılı ekonomi yöneticileri, en büyük ekonomistleri onlar.
Milletin güvenini kaybedenler, milletin karşısına hangi başarı hikâyesiyle çıkıyor?
Vay benim yurdumun insanının hâline, vay…
🔴BÜYÜK İNGİLİZ OYUNU.
SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA EKONOMİK DARBE PLANI MI?
“Ne yaptıysak Erdoğan’la baş edemedik. Öyleyse ülkesini ekonomik olarak çökertelim!”
Acaba birileri böyle mi düşündü?
Önce paraya ve makama doymayanları, servetini ülkesinden ve liderinden daha çok sevenleri gözüne kestirdi.
İçimizdeki açgözlüleri kullandı, denetim mekanizmalarının zaaflarından yararlandı,ya da bir kısmı ile birlikte mi çalıştılar.
MASAK ne yaptı?
SPK neredeydi?
BDDK neden müdahale etmedi?
Hazine ve Maliye Bakanlığı bu süreçte neden etkili bir denetim ortaya koyamadı?
Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ülkesine güvenen, parasını Londra’ya değil kendi vatanına yatırmak isteyen küçük tasarruf sahipleri,şaşaalı reklamların, organize algıların ve büyük kazanç vaatlerinin kurbanı oldu.
Bir avuç insanın servet hırsı, yüz binlerce insanın alın terini ve ülkenin ekonomik güvenini tehdit eder hâle geldi.
Peki, bütün bunlar yalnızca birkaç açgözlünün para kazanma operasyonu mu?
Yoksa ekonomik kriz üzerinden sayın Cumhurbaşkanımızı zayıflatmak, ardından da “Bu ekonomiyi ancak biz yönetiriz!” diyerek sahneye çıkmak isteyenlerin daha büyük bir hesabı mı var?
İngiltere merkezli finans çevrelerinin, içerideki çıkar gruplarının ve sayın Cumhurbaşkanımız sonrası iktidar hesabı yapanların bu süreçte herhangi bir bağlantısı var mı?
Varsa kimler, hangi ilişkiler üzerinden hareket etti?
Bu soruların cevabı araştırılmadan fon skandalının gerçek boyutu ortaya çıkarılamaz.
Ben bu meseleye yalnızca bir fon vurgunu olarak bakmıyorum.
Ortada, araştırılması gereken çok daha büyük bir ekonomik ve siyasi operasyon görüyorum.
Çünkü bazen bir ülkeyi yıkmak için sınırlarına ordu göndermeye gerek kalmaz.
İçerideki açgözlüleri kullanmak, denetimi felç etmek ve milletin ekonomiye olan güvenini yıkmak yeterli olabilir.
Şimdi soruyorum: Bu fon skandalı sadece bir para vurgunu mu, yoksa sayın Cumhurbaşkanımız sonrası Türkiye’yi dizayn etmek isteyenlerin büyük oyununun bir parçası mı?
Bu ihtimalin üzeri örtülmemeli; bütün bağlantılar, para hareketleri ve sorumluluklar bağımsız bir soruşturmayla ortaya çıkarılmalıdır.
Sayın Berat Albayrak:
Beni küçümsemek için ‘damat’ diyorlar. Oysa Türk İslam tarihinin en önemli liderlerinin damadı olmak benim için bir şereftir.
Benim Sn Erdoğan ile ilişkim siyasi bir ilişki değil, bir dava ilişkisidir.
Sonuna kadar sürecek bir yol arkadaşlığıdır.
🔴 FON PARALARI SADECE YURT DIŞINA MI KAÇIRILDI? YA YURT İÇİNDEKİ EMANETÇİLER?
Başta Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere büyükşehirlerde, türizm merkezlerinde bir anda binlerce konut yapan, AVM’ler ve lüks oteller inşa eden müteahhitler ortaya çıktı.
Düne kadar taşeronluk yapan bazı isimler, bugün nasıl oluyor da 2 bin, 3 bin, hatta 5 bin konutluk projelere ve milyarlık yatırımlara imza atabiliyor?
Acaba bu isimler arasında, fonlardan haksız kazanç elde edenlerin paralarını aklayan veya onlara emanetçilik yapanlar var mı?
Devlet bu sorunun cevabını mutlaka araştırmalıdır.
MASAK ve ilgili kurumlar, özellikle kısa sürede olağanüstü büyüyen şirketlerin sermaye kaynaklarını, para hareketlerini ve gerçek ortaklık yapılarını mercek altına almalıdır.
Elbette dürüstçe çalışan, alın teriyle büyüyen müteahhitlerimizi tenzih ediyorum.
Ama unutulmasın: Para sadece yurt dışına kaçırılmaz, bazen dikkatlerden kaçırmak için betonun içine de gömülür.
Bence berberin koltuğunu incelemekten çok daha önemli ve sonuç verebilecek bir araştırma alanıdır.
İlgililere önemle duyurulur.
Ankara’da meydana gelen askerî araç kazasında şehit olan İstihbarat Albayı Sayit Gökgöz’e Yüce Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize sabır ve başsağlığı diliyorum.
Kazada yaralanan askerlerimize acil şifalar diliyorum.
Rabbim mekânını cennet, makamını âli eylesin. 🇹🇷
Artık haddini bil!
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan, milletimizden aldığı destekle senelerdir Türkiye’ye hizmet etmiş, her türlü vesayete karşı savaşmıştır.
Biz, milletimiz dışında kimseden emir almadık; halkımız dışında kimseden icazet istemedik.
Türkiye’yi hedef alan her türlü güç ve vesayet odağına karşı mücadele ettik.
Yıllarca millet iradesine karşı darbelerin gölgesinde siyaset izleyen bir geleneği temsil eden Özgür Özel’dir.
Meşruiyeti sandık dışında arayan, siyaseti sokakta dizayn etmeye çalışan Özgür Özel’dir.
Haftalardır dış güçlerden medet uman, “terk edilmiş hissediyoruz” diyerek yabancı başkentlerden destek dilenen Özgür Özel’dir.
Yolsuzlukla ilgili bir davadan kahramanlık hikayesi çıkarmaya çalışan Özgür Özel’dir.
Kendi kişisel hırslarını, komplo teorileriyle harmanlayıp siyaset kisvesi altında sunan bu zihniyeti reddediyoruz!
Biz, milletimize hizmet yolunda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Cumhurbaşkanımız @RTErdogan, bugün İstanbul'a gelen Almanya, Fransa, İtalya, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlarını Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul etti.
Bugün İstanbul’da Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısırlı mevkidaşlarımla gerçekleştirdiğimiz R4 toplantısının ardından; Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve İtalya Dışişleri Bakanlarının katılımıyla, sekiz ülkeyi bir araya getiren önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptık.
Orta Doğu ile Avrupa’nın birbiriyle bağlantılı tüm sorun ve çatışmalarını ele aldık.
Anlaşmazlıkların bölgesel sahiplenme anlayışıyla, diyalog ve diplomasi yoluyla çözüme kavuşturulması konusunda mutabık kaldık.
Toplantıya katılan ve katkı sağlayan kıymetli dostlarıma teşekkür ediyorum.
Öncülük ettiğimiz bu girişimin süreklilik kazanmasını, bölgemizde ve ötesinde barış ve istikrara katkı sağlamasını temenni ediyoruz.
Türkiye olarak iki coğrafya arasındaki merkezi konumumuzla, bölgesel meselelerin çözümünde sorumluluk almaya devam edeceğiz.
Berat Albayrak neden bu kadar hedefte, biliyor musunuz?
Çünkü yeniden kabineye döneceği ihtimali bile bazılarını rahatsız ediyor.
Türkiye’nin enerji bağımsızlığı için atılan adımlarda önemli rol oynayan Albayrak’ın yeniden siyasette etkili olması, bazı hesapları bozabilir.
Bir zamanlar “damat” diye diye adamın başının etini yediler, şimdi de karalama politikası yürütüyorlar.
Değişen bir şey yok, sadece kullandıkları yöntem değişiyor! Olay bu!
YILLAR GEÇSE DE FAİLLERİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ: 64 DOSYADA 71 CİNAYETİ FAİLİ MEÇHUL OLMAKTAN ÇIKARDIK!
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, faili meçhul dosyaların aydınlatılması, hakikatin ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ve kolluk birimlerimizin titiz çalışmaları sonucunda İzmir, Mersin ve Osmaniye’de 10 ila 21 yıl öncesine dayanan üç ayrı dosyada önemli gelişmeler kaydedildi.
📍 İZMİR / MENEMEN | MUHARREME ORAL – 21 YILLIK FAİLİ MEÇHUL:
İzmir’de 2005 yılından bu yana kendisinden haber alınamayan Muharreme Oral’ın dosyasında, aile bireyleri tarafından öldürüldüğüne ilişkin gizli tanık beyanıyla şüphelilerin iletişim kayıtları birlikte değerlendirildi. Bir kuyuya atıldığı iddiası üzerine 19 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda 5 şüpheli gözaltına alındı. Muharreme Oral’ın cansız bedenine ulaşılması amacıyla yer altı görüntüleme ve tarama cihazlarıyla yürütülen çalışmalar devam ediyor.
📍 MERSİN | FURKAN COŞKUN – 10 YILLIK FAİLİ MEÇHUL:
9 Ekim 2016 tarihinde kaçırılan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Furkan Coşkun’un dosyasında, tanık beyanları ve iletişim kayıtları yeniden incelendi. Bazı tanıklarla şüpheliler arasında iletişim bağlantıları tespit edilmesi üzerine 20 Ekim 2026 tarihinde 9 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Şüphelilerden 7’si gözaltına alınırken, 2’sinin ceza infaz kurumunda bulunduğu belirlendi. Furkan Coşkun’un akıbetinin aydınlatılmasına yönelik soruşturma sürdürülüyor.
📍 OSMANİYE | MEHMET ÇABUK – 10 YILLIK FAİLİ MEÇHUL:
2016 yılında kaybolan Mehmet Çabuk’un dosyasında, yeni beyanlar üzerine derinleştirilen soruşturmada cezaevinde bulunan bir şüpheli, Mehmet Çabuk’u 27 Ocak 2016 tarihinde öldürerek bir evin bahçesine gömdüğünü itiraf etti. Şüphelinin yer göstermesi üzerine yapılan kazılarda beton zeminin yaklaşık 4 metre altında kemik parçalarına ulaşıldı. Kalıntılar kimlik tespiti ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Soruşturma kapsamında 2 şüpheli tutuklandı, 1 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.
Yeni delillerin, teknik incelemelerin ve yıllar sonra ortaya çıkan beyanların sağladığı imkânlarla faili meçhul dosyaların üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hakikatin izini sürmekten ve adaletin tecellisi için çalışmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Soruşturmaları titizlikle yürüten Menemen, Mersin ve Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, ilgili kolluk birimlerimize ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.
Adaletin hafızasını diri tutacak, hiçbir faili meçhul dosyanın peşini bırakmayacağız!
"Türkiye ile anlaşmamız egemenlik kararıdır"
Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Salihin Abdunnebi, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın Libya'nın meşru egemenlik hakkı olduğunu vurgulayarak, anlaşmanın arkasında durduklarını ilan etti.
Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan :
"Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yürüttüğümüz dış politika sayesinde, Libya'yla deniz sınırları konusunda işi başardık, diplomasiyle güzel bir sonuç aldık."
Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları Dördüncü Toplantısı kapsamında Dışişleri Bakanımız Sayın @HakanFidan ve İçişleri Bakanımız Sayın @mustafaciftcitr ile birlikte Brüksel’de Belçikalı mevkidaşlarımızla bir araya geldik.
Görüşmelerimizde, terör ve organize suçlarla mücadelede ortak çalışma alanlarımızı ve adli iş birliğimizi geliştirecek adımları değerlendirdik.
Sınır aşan suç ağlarıyla etkin mücadelede adli makamlarımız arasındaki koordinasyonu güçlendirmenin ve sınır ötesi soruşturmaları kolaylaştırmanın önemini vurguladık.
Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini korumak için uluslararası iş birliğimizi kararlılıkla güçlendirmeye devam edeceğiz.
Belçikalı mevkidaşlarımıza ev sahiplikleri için teşekkür ediyor, toplantımızın ülkelerimiz arasındaki karşılıklı güveni pekiştirmesini ve ortak çalışmalarımıza somut katkılar sağlamasını diliyorum. 🇹🇷🇧🇪