BATI TRAKYA’DA CAMİLER YIKILIRKEN BODRUM’DA YENİDEN KİLİSE İNŞA EDİLİYOR!
🇹🇷 Cihat Yaycı:
“Tamamen ortadan kaldırılmış bir yapının, eski plan ve belgelere dayanılarak yeniden yapılmasından söz ediyoruz.
Bunun adı restorasyon değildir. Çünkü ortada restore edilecek bir kilise yoktur.
Bunun adı yeniden inşadır!
Batı Trakya’da camiler yıkılıyor, Türk mezarlıkları talan ediliyor, Türk-İslam eserleri yok ediliyor veya asli kimliklerinden uzaklaştırılıyor.
Selanik’te yüzlerce cami yakıldı, yıkıldı veya ortadan kaldırıldı. Yunan hükümetinin bunlardan birini yeniden inşa edeceğini düşünebilir misiniz?
Selanik Belediyesinin, ‘Burada bir Osmanlı-Türk camisi vardı, gelin bunu eski planlarına göre yeniden yapalım ve ibadete açalım.’ diyeceğine inanabilir misiniz?
Diyemezler!
Çünkü bu işler karşılıklılık esasına göre yürütülmelidir.
Siz Bodrum’da yok olmuş bir kiliseyi yeniden yapacaksanız Yunanistan’a da ‘Selanik’te yok ettiğiniz camilerden birini aslına uygun biçimde yeniden inşa edin.’ demelisiniz.
Aya Nikola Kilisesi’nin bulunduğu alan, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından iki yıllığına Bodrum Belediyesine tahsis edilmiş. Bodrum Belediyesi ve Belediye Başkanı Tamer Mandalinci de bu projeyi hayata geçirmek için büyük çaba gösteriyor.
Bodrum Belediye Başkanına sesleniyorum:
Başka işiniz mi kalmadı?
Ortada olmayan bir kiliseyi yeniden inşa etmek ne demektir?
Bodrum’un çözülmesi gereken başka sorunu mu yoktur?
Üstelik projede Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü ve Bodrum Belediyesi birlikte yer alıyor.
Bakanlığın son dönemde kilise ve kilise kalıntılarına yönelik bu olağanüstü ilgisi de dikkat çekicidir. İznik’te, Sümela’da ve başka yerlerde benzer çalışmalar yapılıyor.
Elbette tarihi eserler korunmalıdır. Ancak Selçuklu ve Osmanlı eserleri yeterince öne çıkarılmazken, bunların altında veya çevresinde bulunduğu ileri sürülen kilise kalıntılarının öne çıkarılması kabul edilemez.
Selçuklu ve Osmanlı eserlerini geri plana iten, Anadolu’nun Türk-İslam kimliğini görünmez hale getiren bir kültür anlayışı olamaz.
Bodrum Belediyesinin açıkladığı hedef, yapıyı sözde özgün görünümüne uygun biçimde yeniden inşa ederek ‘Aya Nikola Müzesi’ adıyla ziyarete açmaktır. Demirören Haber Ajansının haberinde yer alan resmi açıklama budur.
Fakat tekrar soruyorum:
Ortada restore edilecek bir kilise yokken neden yeniden kilise inşa ediyorsunuz?
Bu talep kimden geldi?
Projenin giderlerini kim karşılıyor?
Bugün ‘müze’ denilen yapı yarın ayinlere ve sürekli ibadete açılacak mı?
Fener Rum Kilisesi bu projede hangi sıfatla yer alıyor?
Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci bu sorulara cevap vermelidir.
Bodrum’da yok olmuş bir kilise yeniden yapılacaksa Selanik’te yok edilmiş bir cami de yeniden yapılsın.
Bodrum’a kilise yapılacaksa Selanik’e cami yapılsın.
Karşılıklılık budur!
O zaman samimiyetlerini görelim.”
YAYININ TAMAMI👇
🔗 https://t.co/T2vj4tUSJS
Köprüler özelleştirilirken:
İstanbul’daki iki Boğaz köprüsü, alternatifleri son derece sınırlı olan stratejik kamu altyapısı unsurlarıdır. Bunların işletme hakkının 30 yıllığına özel sektöre devredilmesi, özel işletmeciye son derece güçlü bir piyasa gücü (hatta fiilî bir tekel konumu) kazandırma riski taşıyor.
Anayasa’nın 167. maddesi devlete, piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önleme görevi yüklüyor.
Devlet tekelleşmeyi önleyeceğine, eliyle özel tekel yaratmanın yolunu açıyor.
Siz kendinizi bu ülkenin ebedi sahibi mi sanıyorsunuz? Ne yapıyorsunuz siz Allah aşkına?
Milletin alın teriyle, vergisiyle yapılmış ve devlete her gün tıkır tıkır para kazandıran köprü ve otoyolları tam 30 yıllığına özel şirketlerin insafına bırakıyorsunuz.
Ortada zarar eden bir işletme mi var? Hayır.
Devlete yük olan bir tesis mi var? Hayır.
Aksine, kasaya her yıl yüz milyonlarca dolar gelir getiren kamu varlıklarını birilerine altın tepside sunuyorsunuz.
Sizin siyasi yetkiniz sandıkla gelir, sandıkla gider. Hangi hakla milletin 30 yıllık gelirine bugünden el koyuyorsunuz? Önümüzdeki 30 yılı kimin adına ipotek ediyorsunuz?
Hazine tamtakır kalınca ne yapacağınızı şaşırdınız, kendi yarattığınız ekonomik enkazı örtmek için çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini peşin peşin masaya sürüyorsunuz.
Bu millet bu yollar yapılırken vergisini verdi. Yıllardır geçerken parasını ödedi. Şimdi 30 yıl daha bir avuç şirket zengin olsun diye mi cebinden ödeyecek?
Yok öyle yağma! Bu karar ne hukuka, ne akla, ne de vicdana sığar.
Halk olarak
Mhp lisi, CHP lisi, Akp lisi , yeni partilisi, demlisi, iyi partilisini bırakıp halk olarak birlik olup bunu durdurmak zorunda değimliyiz ?
Biz ne zaman birlik olmayı başaracağız
“Yol yaptı" efsanesi buraya kadarmış. Yol bitti, köprü satıldı, fatura yine halka kaldı. Kendi malımızla bizi soyacaklar! Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında millete reva görülen: Kendi vergisiyle yapılan yollara yabancı, kendi geleceğine 30 yıl borçlu olmak…
#Özelleştirme@UABakanligi
Sadece bir imza ile
Bugün resmi gazetede sayısız acele kamulaştırma kararları
Sayısız atama kararları
Sayısız özelleştirme kararları
Sayısız değişiklik kararları
Hepsi sadece bir kişinin kararı bir imza ile
Kerim abi köprülerin özelleştirme kararını iyi açıklamış.
Mirasyedi gibi oturduğun evi sat, yüksek kirada otur.
Kaymağı FAİZ ve İSRAF lobileri yesin, yüksek kirayı milletin ve gelecek nesillermizin kucağına bırak.
Bunun adı ekonomik zulümdür.
İçinde bulunduğumuz vahameti şöyle özetleyeyim: Koca ülkenin, “Özelleştirme İdaresi Başkanlığı” adı altında çalışan bir emlakçısı var.
Sahibinden acil satılık, kelepir arsa kovalıyor sanki…
Sorun şu: satan, sahibi değil!
Özgür Özel, devlete ait otoyol ve köprülerin özelleştirilme kapsamına alınmasını eleştirdi:
“Buradan Erdoğan’a sözüm şu. Seçim kazanmak için para lazım, çaresizsin, onu görüyorum. Burayı alacak olanlara söylüyorum. Seneye geleceğiz, iktidara geleceğiz, bütün otoyolları devletleştireceğiz”
Şimdi halktan vergi topluyorsunuz,
o vergilerle köprü yapıyorsunuz,
sonra vergilerimizle yapılan köprüden ücret vererek geçiyoruz,
Sonra bizi vergilerimizle yapılan, ücret vererek geçtiğimiz köprüyüde 30 yıllığına satıyorsunuz...
Secmen olarak bizim de sesimizi çıkmıyor...
Hazine ve Maliye Bakanlığı köprü ve otoyolların satışına ilişkin "Tamamen satmıyoruz, işletmesini 30 yıl süreyle satıyoruz" diye açıklama yapmış. Hadi ya? Yani bir zahmet koca köprülerin, otoyolların tapusunu kalkıp elin yabancılarına devretmeyiverin. Bunu bir de utanmadan açıklama diye paylaşıyorlar.
Süreye bağlı olması, işletme hakkının satılması vs bunlar işin detayıdır. Sizden önce gelen hükümetlerin bu milletin vergileriyle yaptığı, adeta para basma makinesi olan bu köprü ve otoyolların 30 yıllık gelirini satıyor, bugünden yiyorsunuz. Üstelik bunu vatandaşlara da satmayacaksınız, yabancılara satacaksınız.
Bunun için kimden yetki aldınız? Vatandaşa sordunuz mu? Seçimde oy isterken "Biz köprüleri satacağız" dediniz mi? Demediniz.
AKP’nin halka ihanet planı Resmi Gazete’de yayınlandı!
Cumhurbaşkanı kararıyla;
2 Boğaz Köprüsü, 8 Otoyol ve 2 Çevre Otoyolunun 30 yıllığına özelleştirilmesi kararı alındı.
Özelleştirme programına alınanlar⬇️
🔴Köprüler
1. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü
2. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü
🔴Otoyollar
1. KGM Avrupa Otoyolu
2. KGM Anadolu Otoyolu
3. İzmir-Aydın Otoyolu
4. İzmir-Çeşme Otoyolu
5. Niğde-Mersin-Adana (Batı) Otoyolu
6. Adana (Doğu)-Gaziantep (Batı) Otoyolu
7. Gaziantep (Doğu)-Şanlıurfa Otoyolu
8. Toprakkale-İskenderun Otoyolu
🔴Çevre Otoyolları
1. Bursa Çevre Otoyolu
(Çağlayan kavşağı-Yenişehir kavşağı)
2. Gaziantep Çevre Otoyolu
Devletin ücretli işlettiği 2 Boğaz Köprüsü ve 8 Otoyolun;
🔵2025 yılı toplam kârı 600 Milyon Dolar
🔵30 yıllık toplam kârı 18 Milyar Dolar!
Güncel kurla 871 Milyar 920 Milyon Lira!
Maliyeti yıllar önce vatandaşın vergileriyle ödenmiş ve devletin yüksek kârla işlettiği bu köprüleri, otoyolları ve çevre otoyollarını özelleştirmek vatandaşa ihanettir.
Bu yolları özelleştirmeyle işletecek olan şirketler 30 yıl boyunca araç geçiş ücretlerine zam üstüne zam yapacaklar.
Bunun adı Türkiye’nin geleceğini satmaktır!
Derhal bu özelleştirme kararından vazgeçin!
Kaynak: 05.09.2026 tarihli Resmi Gazete, 20.10.2010 tarihli Resmi Gazete
Vatandaşın vergileriyle yapılan ve yıllardır KGM tarafından işletilen Boğaz köprüleri ile otoyolların 30 yıllık işletme ve gelir hakkı özel sektöre devrediliyor.
KGM’nin 2025 yılı verilerinden hareketle yol, köprü ve tünel ücret gelirlerinin yaklaşık 23,6 milyar TL seviyesinde olduğu görülüyor.
2025 fiyatlarıyla yıllık 23,6 milyar TL’lik gelirin 30 yıl boyunca hiç reel artmadığını varsaysanız bile toplam brüt gelir yaklaşık 708 milyar TL ediyor.
Trafik her yıl reel olarak yüzde 2 büyürse bu rakam 30 yılda yaklaşık 1 trilyon TL’ye yaklaşıyor.
2012’de 25 yıllık işletme hakkı için verilen 5,72 milyar dolarlık teklifin bulunduğu bir ülkede, 2026 yılında daha uzun süreli, daha yüksek trafikli ve daha geniş bir paket kaç paraya devredilecek?
2 km from Türkiye. 580 km from Greece.
And yet it claims 40,000 km² of sea.
Kastellorizo — a tiny island right off the Turkish coast — is being used to cut off 1,577 km of Türkiye's Mediterranean coastline.
And, the 1947 Paris Treaty says it must stay demilitarized.
Today? Greek missile boats armed with Exocets patrol its waters.