#HerMahallesiyleBüyükçekmece
Önceki dönemlerde AK Parti İstanbul il Yönetim Kurulu Üyeliği ve Büyükçekmece İlçe Başkanlığı görevlerinde bulunan Mali Müşavir Mahmut Yusuf’u ziyaret ettik.
Misafirperverliği ve samimi sohbeti için teşekkür ediyor, işlerinde kolaylıklar diliyorum.
Vefalı yol arkadaşları olarak; tek yürek aynı hedefe yürümeye devam ediyoruz.
#HerMahallesiyle İstanbul
@akpartiistanbul@abdullahozdemir@akbcekmece@RYagar
AK Parti Büyükçekmece İlçe başkanlığımızın organize ettiği mevcut ve önceki dönem teşkilat mensuplarımızla sahur programında bir araya geldik.
Verimli fikir teatisinde bulunulan buluşmayı oerganize eden, başta ilçe başkanımız Sn. Rasim Yağar olmak üzere, emeği geçen teşkilat mensuplarımızı tebrik ediyorum.
Ayrıca nazik daveti için ilçe başkanımıza teşekkürlerimi arz ediyorum.
Gelecek Bekleyenlerin Değil, İnşa Edenlerindir.
Güçlü insan, geçmişe takılı kalmaz.
Geçmişi inkar etmez ama geçmişin esiri de olmaz. Yaşananı kabul eder, dersini alır ve yoluna devam eder.
Gelecek; umutla yazılır, emekle kurulur.
İnançla büyür, planla güçlenir.
Ve cesaretle başlar.
Bugün yaptığımız her doğru adım, yarının temelidir.
Bugün vazgeçmediğimiz her mücadele, yarının zaferidir.
Bugün kurduğumuz her hayal, yarının gerçeğidir.
Geçmişin yükünü taşımak yerine, geleceğin tuğlasını koymak gerekir.
Çünkü insanı büyüten şey, dünün yarası değil; yarının hedefidir.
Geçmişi düzeltmeye çalışmak zaman kaybettirir.
Ama geleceği inşa etmek, insanı yeniden doğurur.
Gelecek bekleyenlerin değil, inşa edenlerindir.
Herkese hayırlı pazarlar. Sevdiklerinizle birlikte mutlu yarınlar diliyorum.
BU BİR EMPERYALİZMDİR
Sandıkla geleni tanımayanların
“demokrasi” dersi vermesi ne büyük bir ikiyüzlülüktür.
%68 oyla seçilmiş bir lideri yok sayıp,
petrolü ele geçirmek için ülke dizayn etmeye kalkmak
demokrasi değil, emperyalizmdir.
Halkın iradesini yok sayıp, sonucu beğenmeyince
ambargo, tehdit ve darbe planlarını devreye sokmak
demokrasi değil, güç zorbalığıdır.
Asıl mesele sandık değil, asıl mesele halk da değil; asıl mesele,kimin petrolü yöneteceğidir.
Petrol sizdeyse demokrasi var,
halk yönetmek isterse tehdit var!
Buna demokrasi diyenler, aslında emperyalizmin kelime oyununu yapıyor.
Dünya bu oyunu çok iyi tanıyor ve artık kimse yemiyor.
Vergide 20 Yıllık Sessiz Devrim
Vergi denildiğinde çoğu zaman akla ilk gelen şey yük olur. Oysa son 20 yıla baktığımızda, Türkiye’de vergi sisteminin sadece tahsilat odaklı değil; adalet, kayıt dışılıkla mücadele, dijitalleşme ve gönüllü uyum ekseninde ciddi bir dönüşüm yaşadığını görmek gerekir.
Öncelikle en önemli başlıklardan biri dijitalleşme olmuştur. Vergi dairelerinde sıra beklenen, defterlerin koltuk altlarında taşındığı dönemler artık geride kaldı. Gelir İdaresi Başkanlığı öncülüğünde hayata geçirilen e-beyanname, e-fatura, e-defter, e-arşiv ve e-irsaliye uygulamaları sayesinde hem mükellefin yükü azaldı hem de devletin denetim gücü arttı. Bu adımlar, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede sessiz ama etkili bir devrimdir.
Bir diğer önemli gelişme, vergiye gönüllü uyumun teşvik edilmesi olmuştur. Düzenli vergi ödeyen mükelleflere sağlanan indirimler, yapılandırma süreçlerinde getirilen kolaylıklar ve uzlaşma mekanizmalarının güçlendirilmesi, devleti “cezalandıran” değil, yol gösteren bir aktör konumuna taşımıştır. Vergi artık yalnızca korkulan bir yük değil; ortak geleceğe katkı bilinciyle ele alınan bir sorumluluk hâline gelmiştir.
Kayıt dışılıkla mücadele son 20 yılın belki de en stratejik kazanımlarından biridir. POS zorunlulukları, banka ve vergi entegrasyonları, çapraz kontroller ve dijital veri analizleri sayesinde “görünmeyen” gelirlerin önemli bir kısmı sisteme dâhil edilmiştir. Bu sayede dürüst mükellefin omzundaki yük hafiflerken, haksız rekabetin de önüne geçilmiştir.
Vergi mevzuatında yapılan sadeleştirme ve anlaşılabilirlik çalışmaları da göz ardı edilmemelidir. Her ne kadar hâlâ geliştirilmesi gereken alanlar bulunsa da, son 20 yılda mükellefin anlayabileceği rehberler, dijital bilgilendirmeler ve otomatik hesaplama sistemleriyle daha erişilebilir bir yapı kurulmuştur. Vergi, sadece uzmanların dili olmaktan çıkıp toplumun geneline hitap eden bir yapıya kavuşmuştur.
Ayrıca, sosyal devlet anlayışıyla uyumlu vergi politikaları da bu dönemin önemli kazanımlarındandır. Asgari ücretin vergi dışı bırakılması, düşük gelirli kesimlerin korunması ve belirli sektörlerde sağlanan teşvikler; verginin yalnızca gelir toplama aracı değil, sosyal denge unsuru olarak da kullanıldığını göstermektedir.
Elbette eleştirilecek, geliştirilecek yönler her zaman olacaktır. Ancak hakkaniyetli olmak gerekirse; son 20 yılda vergi sistemimiz daha dijital, daha denetlenebilir, daha kapsayıcı ve daha modern bir yapıya kavuşmuştur. Bugün konuştuğumuz pek çok kolaylık, dün hayal bile edilemiyordu.
Vergi bilinci, güçlü devletin temelidir. Güçlü devlet ise güçlü toplum demektir.
Mali Müşavir
Mahmut Yusuf
Vergi Bilinci Olmadan Güçlü Devlet Olmaz
Vergi, sadece bir yükümlülük değil; devlet ile vatandaş arasındaki en temel bağdır.
Bugün yollarımızdan hastanelerimize, okullarımızdan sosyal yardımlara kadar hayatımızı kolaylaştıran her hizmetin arkasında vergi vardır. Ancak burada asıl önemli olan nokta, verginin adil, şeffaf ve bilinçli bir şekilde toplanmasıdır.
Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri kayıt dışı ekonomidir. Kayıt dışılık; dürüstçe vergisini ödeyen esnafımızın, sanayicimizin ve çalışanımızın omuzlarına fazladan yük bindirmektedir. Vergisini düzenli ödeyen vatandaşın hakkını korumanın yolu, kayıt dışılıkla kararlı bir şekilde mücadele etmekten geçer.
Devletimiz son yıllarda bu konuda önemli adımlar atmaktadır. Dijital vergi uygulamaları, e-fatura, e-arşiv, e-defter gibi sistemler hem mükellefi korumakta hem de devlete olan güveni artırmaktadır. Ancak sistem ne kadar güçlü olursa olsun, asıl mesele zihniyet dönüşümüdür. Vergi kaçırmayı “kurnazlık” olarak gören anlayıştan, vergiyi “ülkeye katkı” olarak gören bir bilince geçmek zorundayız.
Bir mali müşavir olarak sahada gördüğüm gerçek şudur: Doğru bilgilendirilen, güven verilen mükellef vergiden kaçmıyor. Aksine, işini büyütmek, istihdam sağlamak ve devletine karşı sorumluluğunu yerine getirmek istiyor. İşte bu noktada biz mali müşavirlere büyük görev düşüyor. Halkı korkutarak değil, bilgilendirerek ve yol göstererek bu sürecin parçası olmalıyız.
Unutmamalıyız ki güçlü ekonomi, güçlü mali disiplinle mümkündür. Güçlü mali disiplin ise ancak adaletli bir vergi sistemi ve yüksek vergi bilinciyle sağlanır. Vergisini düzgün ödeyen vatandaş, geleceğine yatırım yapmış demektir.
Mali Müşavir
Mahmut YUSUF
Vergi Neden Bu Kadar Önemli?
Vergi çoğu zaman vatandaşın aklına sadece bir ödeme yükü olarak geliyor. Oysa vergi, güçlü devletlerin ve ayakta duran ekonomilerin temelidir. Devletin millete sunduğu hizmetlerin arkasında, düzenli ve adil şekilde toplanan vergiler vardır.
Bugün Türkiye’de yapılan yollar, hastaneler, okullar, şehir hastaneleri, sosyal yardımlar, emekli maaşları ve gençlere yönelik projeler; kısacası milletin hayatını kolaylaştıran her hizmet, vergiler sayesinde mümkün olmaktadır.
AK Parti’nin yıllardır savunduğu anlayış nettir:
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.”
Bu anlayış, güçlü bir mali yapı ve sürdürülebilir kamu gelirleriyle mümkündür.
Vatandaşın ödediği vergi;
•Sağlıkta ücretsiz ya da düşük maliyetli hizmet,
•Eğitimde fırsat eşitliği,
•Sosyal devlet anlayışıyla yapılan yardımlar,
•Deprem, afet ve kriz anlarında hızlı devlet refleksi
olarak geri dönmektedir.
Özellikle son yıllarda devletin dar gelirli vatandaşlara yönelik destekleri, sosyal yardımlar ve altyapı yatırımları, verginin doğru yere kullanıldığında nasıl bir toplumsal fayda ürettiğini açıkça göstermektedir.
Vergi sisteminin temel ilkesi adalettir.
AK Parti iktidarları döneminde:
•Kayıt dışılıkla mücadele artırılmış,
•Dijital vergi sistemleri geliştirilmiş,
•Vergi tahsilatında şeffaflık güçlendirilmiştir.
Amaç; vergiyi tabana yayarak, dürüst çalışanı korumak ve haksız kazancın önüne geçmektir. Çünkü vergisini düzenli ödeyen esnafın, sanayicinin ve çalışanın hakkı korunmalıdır.
Vergi ödememek sadece devleti değil, toplumu da zayıflatır.
Kayıt dışı ekonomi:
•Haksız rekabet doğurur
•Sosyal güvenlik sistemini bozar
•Devletin hizmet kapasitesini sınırlar
Bu nedenle kayıt altına giren her işletme, sadece kendini değil, ülkenin geleceğini de güvence altına alır.
Devlet büyüklerimizin hedeflediği Türkiye;
üreten, büyüyen, adil paylaşan ve güçlü bir mali yapıya sahip bir Türkiye’dir.
Bu hedefe ulaşmanın yolu:
•Vergi bilincinin artmasından,
•Mali okuryazarlığın yaygınlaşmasından,
•Devlet–millet dayanışmasından geçer.
Vergi bir ceza değil, millete hizmet etmenin ortak sorumluluğudur.
Ezcümle
Bir mali müşavir olarak şunu net ifade edebilirim:
Vergisini bilen, vergisini doğru ödeyen toplumlar güçlü olur.
Güçlü devlet ise vatandaşına daha fazla hizmet eder.
Türkiye Yüzyılı hedeflerine giden yolda, mali disiplin ve vergi bilinci vazgeçilmezdir.
Mali Müşavir
Mahmut YUSUF
Kadına Karşı Şiddete Sıfır Tolerans
Hiçbir gerekçe, hiçbir bahane, hiçbir öfke; bir kadının canını, onurunu, incitmeye değmez.
Şiddetin normalleşmesine, görmezden gelinmesine, üstünün kapatılmasına izin verilemez.
Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Başta kendi ailemizdeki tüm kıymetli öğretmenlerimiz olmak üzere; ülkemizin dört bir yanında bilgi, emek ve sabırla geleceğimizi inşa eden tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü yürekten kutluyorum.
Bugün; bir harfin peşine düşen, bir çocuğun gözlerindeki ışığı gören, bir insanın kaderini değiştiren kocaman yüreklerin günü.
Emeğiniz, sabrınız, fedakârlığınız ve geleceğimize bıraktığınız izler için minnettarız.
Yüreğimiz dağlandı!
Büyükçekmece’mizden de bir yiğit aralarında; 20 kahramanımız şehit oldu…
Vatan toprağına düşen her can, milletimizin kalbine kazınır.
Rabbim tüm şehitlerimize rahmet, ailelerine sabır nasip etsin.
Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlamaları kapsamında, Büyükçekmece Kaymakamlığımızca düzenlenen çelenk sunma törenine katılım sağladık.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; milletimizin #29EkimCumhuriyetBayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.
@abuyukgumus@abdullahozdemir@rfatkutlu@mstbayramm@akpartiistanbul
Bayrampaşa’da irade gaspına mücadeleyle engel olduk, fakat asıl sınav şimdi başlıyor:
“Bayrampaşa’ya yeterince hizmet ettim mi?” diyebilen bir anlayışla çalışacağız. İbrahim Akın Başkanımıza başarılar diliyorum.
Herkesin yanında, milletin gözünün içine baka baka ilk Başkanvekilliği seçiminde usulsüzlük yapmışlardı. Bu akşam da pusula oyunları yapmak istediler ama sonuç istedikleri gibi olmadı. Cumhur İttifakı Adayımız İbrahim Akın 19, CHP Adayı Recep Öztürk 18 oy aldı.
Meclis Üyeleri’nin oylarıyla seçimi kazanan adayımız Bayrampaşa Belediye Başkan Vekilimiz İbrahim Akın’ı tebrik ediyorum.
Şimdi kolları sıvayıp, kimseyi ayrıştırmadan Bayrampaşa’mızın tüm fertlerine ayrım gözetmeksizin hizmet etme zamanı!
Hayırlı olsun Bayrampaşa!
Hayırlı olsun İstanbul!