Amerikalı analist Brandon J. Weichert:
▪️ "Obama'nın Erdoğan'a karşı ciddi bir hırsı vardı."
▪️ "Obama, Erdoğan'ı dört yıl boyunca sıkıştırıp durmuştu."
▪️ "Erdoğan kimi hedef aldı? Pensilvanya'da saklanan, soyadı Gülen olan adamla yakın olan kişileri. ABD'de saklanıyordu, Erdoğan'a rakipti."
▪️ "Erdoğan'ın düşüncesine göre; Obama ve ekibi bir darbeyle kendisini devirip yerine Gülen'i getirme hazırlığındaydı."
▪️ "ABD istihbaratının Türkiye'deki o dönemde yaşanan istikrarsızlıkla bir ilgisi olduğuna eminim."
YÜZ BULAMAYAN ARSIZ
Geçtiğimiz yıldan bu yana üstüne basa basa anlatmaya çalıştığım bir nokta var:
Trump, Netanyahu’nun Türkiye hususundaki yüzsüzlüklerineasla müsamaha göstermedi.
Geçen sene Oval Ofis’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı şikayet etmesini bıçak gibi kesmesi ve daha geçen ay F-35 satışına ısrarla karşı çıkmasına ayar vermesi yeteri kadar anlaşılmamıştı.
*
Hala anlamayanlar için bu hafta yaşananlar belki bir imkan daha sunmuştur.
İsrail’in Suriye’deki üsse saldırısının Netanyahu’nun seçim uğruna bölgeyi yaktığı gibi şimdi de Türkiye’ye kışkırtmaya çalıştığını herkes ilk dakikadan anladı.
Bu noktada dünya üzerinde ilk tepkiyi Başkan Trump’ın Büyükelçisi Barrack’ın vermesi Netanyahu’nun foyasını ortaya çıkardı.
-İsrail hava saldırılarının, bölgesel istikrara katkı sağlamayan gereksiz bir tırmanış oluşturmasından derin endişe duyuyoruz.
Ardından da Suriye’nin ne kadar iyi niyetli adımlar atmaya çalıştığını söyledi.
Türkiye’nin devlet aklını övdü. Cumhurbaşkanı’nın serinkanlı bir lider olduğunun altını çizdi.
*
Şöyle bir düşünün… Yanıbaşımızda azıtmış bir Netanyahu var. Açık açık savaşın kapısını zorluyor. Ve bizim ülkemizdeki ABD Büyükelçisi herkesten önce İsrail’e “uslu dur” derken Türkiye’nin yanında kalıyor.
*
Trump ise bu arsızlığa yüz bile vermiyor. Ciddiye bile almıyor.
Bölgedeki büyükelçisi üzerinden mesajını verip gerisine karışmıyor bile.
Ve şunu net bilgi olarak açıkça söyleyeyim… Barrack bu ifadeleri Başkan’ın tam desteği olmadan kesinlikle söylemiyor.
Yani ağzından ne çıkıyorsa Trump’ın da görüşü bu.
*
Bir buçuk yıldır Türkiye’ye de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da kışkırtmaya çalışıp sonuç alamayan Netanyahu koltuğu ve özgürlüğünü kurtarmak için tehlikeli oyunlar oynuyor.
Trump da, Barrack da Ankara da farkında.
Ve tekrar söyleyeyim… Bu arsızlık yüz bulmayacak.
Thing is Netanyahu seems to want escalation with Turkiye to divert attention from Iran war failures and save his political fortunes with elections looming.
📍Gemlik
Demokrasi tarihimizin önemli isimlerinden, 3. Cumhurbaşkanımız Celal Bayar’ı, vefatının yıl dönümünde Gemlik’te düzenlenen anma töreninde rahmet ve saygıyla andık.
Ülkemize ve milletimize sunduğu hizmetleri vesilesiyle kendisini yeniden rahmetle anıyor; 27 Mayıs başta olmak üzere, milli iradeyi hedef alan tüm darbeleri bir kez daha lanetliyorum.
İsrail Başbakanlık Ofisinin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan, tarihî gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun hadsiz hezeyanları; savaş suçları ve insanlığa karşı suçların hesabını vermekten kaçan bir yönetimin içine düştüğü acziyetin bir başka göstergesidir.
Netanyahu ve şürekasının seçimlerde kendisine avantaj sağlamayı da amaçlayan bu ucuz siyasetinin, ne kendi toplumunda ne bölgemizde ne uluslararası toplumda ne de bizde herhangi bir karşılığı yoktur.
Soykırım suçlamasıyla uluslararası adalet mekanizmalarının önünde hesap vermeyi bekleyen bir yönetimin bu seviyesiz açıklamaları, Türkiye’nin sözünün ve Cumhurbaşkanımızın hakikat karşısında susmayan duruşunun kimleri ne ölçüde rahatsız ettiğinin ibretlik bir vesikasıdır.
Son günlerde giderek daha açık biçimde görüldüğü üzere, İsrail’de seçim kampanyası sorumsuz bir güvenlikçi popülizmin ve giderek sertleşen bir tehdit siyasetinin etkisi altına girmiştir.
Netanyahu yönetiminin Türkiye’yi yeni bir tehdit figürü olarak inşa etme çabası da bu ucuz siyasetin bir parçasıdır. İç siyasi rekabet uğruna sürdürülen bu tehdit siyaseti ve gerilimi tırmandırma çabası, yalnızca İsrail toplumu açısından değil, bölgesel ve küresel barış ve istikrar açısından da ciddi riskler taşımaktadır.
Türkiye, dün olduğu gibi bugün de zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya; bedeli ne olursa olsun bölgemizde barışı, adaleti ve istikrarı kararlılıkla savunmaya devam edecektir.
İstanbul’umuzda İl Jandarma Komutanlığı görevini beş yıl boyunca fevkalade bir gayret ve samimiyetle yürüten, ardından Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığına tayin olan Korgeneral Yusuf Kenan Topçu’ya, şehrimize yaptığı kıymetli hizmetler dolayısıyla teşekkür ziyaretinde bulundum.
Kıymetli Komutanımıza bir çok yerde olduğu gibi İstanbul’umuzada sunduğu hizmetler için teşekkür ediyor, yeni görevinde muvaffakiyetler diliyorum.
Eyüpsultan Çırçır Camii’nde cuma namazının ardından İlçe Başkanımız Muhammet Vanlıoğlu ile birlikte esnafımızı ziyaret ederek hayırlı ve bereketli işler diledik
Bugün Cuma
İstanbul Müftümüz Doç. Dr. Emrullah Tuncel Hocamızı ziyaret ettim.
Sohbetinden ve nezaketinden istifade ettim.
Allah, bu önemli vazifesinde yar ve yardımcısı olsun.
İstanbul’umuz Yarısı Bizden kampanyamızla güçlenmeye, güvenli hale gelmeye ve dönüşmeye devam ediyor!
Burası 67 binanın aynı anda dönüştüğü📍Zeytinburnu’ndaki Seyitnizam Mahallesi
@kdbgovtr
Bir hadsiz, Süleyman Soylu bakanımızın ismini kullanmış.
Muktedir olduğunu düşündüğü başka isimleri de kullanabilirdi.
Soylu, “benim böyle bir yeğenim yok” diyor.
Yayınlayanlar telefon açıp Soylu’ya sorsalardı bu basit gerçeği öğrenebilirlerdi.
Sormak yerine ismi üzerinde tepinmeyi yeğlediler.
Terörle mücadelede tarihi başarıya imza atmış Soylu’nun bu saldırılara maruz kalması anlaşılır bir durum aslında.
Acıları dinmemiş belli ki.
Hiç önemli değil, yola devam.
(Son üç yılda hakkımda 4065 iftira, hakaret ve yalan haber yapan)
Sözcü paçavrasına!
Benim böyle bir yeğenim YOK!
Ancak sizin kaçak bir patronunuz VAR…
Gazetecilik değil düşman hukuku işleten Saraçhane bülbülleri, peşi sıra mal bulmuş mağribi gibi teyit etmeden, sırf konu “Soylu” olunca vitrinlerini süslemişler.
Siyaset ve devlet adamlarının isimleri maalesef ülkemizde sıklıkla istismar edilmektedir. Bu konuda şahsımın da yargıya taşımış olduğu çok sayıda müracaat oldu; oluyor.
“Kamuoyu bilmelidir ki:”
Kim olursa olsun, bir yerde isim kullanılıyorsa orada “net bir arıza vardır.”
Hayat tecrübem ve 42 yıllık siyasi hayatımın açık bir tespiti olarak ifade ediyorum:
İdari, ticari veya siyasi alanda kim kimin ismini kullanıyorsa, muhatabı derhal onun iyi niyetini sorgulamalıdır. Bugüne kadar istisnalar aksiyle hiç karşılaşmadım.
Haberciliği tetikçilik seviyesine indiren anlayışa ne söylesek boş; zaten anlamayacaklardır!
Kıymetli dostum ve dava arkadaşım, Trabzon önceki dönem İl Başkan Yardımcımız ve 7 Haziran–1 Kasım 2015 seçimlerinde SKM Başkanımız Hasan Dilekoğlu’nun muhtereme annesi Vahide Dilekoğlu’nun cenaze törenine Araklı Kestanelik Köyü’nde iştirak ettim.
Merhume validemize Cenab-ı Allah’tan rahmet; Hasan kardeşim başta olmak üzere tüm Dilekoğlu ailesine başsağlığı ve sabır diliyorum.
Mekânı cennet, makamı âli olsun.
Gaziosmanpaşa Küçükköy’den komşumuz Yıldız ailesinden Ali Yıldız, eşi ve çocukları olmak üzere beş kardeşimiz, geçtiğimiz aylarda memleketlerine gelirken Giresun’da meydana gelen elim bir trafik kazasında vefat etmişlerdi.
Komşularımız Yıldız ailesini Arsin Gölcük’te, köylerindeki evlerinde ziyaret ederek yakınları Cevdet Erdöl Hocamızla birlikte taziyelerimizi ilettik.
Vefat eden kardeşlerimize Allah’tan rahmet; Yıldız ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum.
Trabzon’da;
Yakın zamanda Hakk’a uğurladığımız Araklı Belediyesi eski Başkan Vekili Ekrem Reis’in ailesine,
Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu’nun vefat eden kıymetli annesi Fatma Aşıkkutlu için Aşıkkutlu ailesine,
KTÜ eski Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal’ın vefat eden kıymetli annesi Rahime Baykal için Baykal ailesine,
AK Parti Tonya İlçe Başkanımız Sayın Cafer Köroğlu’nun vefat eden evladı Fatih Köroğlu için taziye ziyaretinde bulunduk.
Cenab-ı Allah’tan rahmet; kederli ailelerine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Rabbim mekânlarını cennet, makamlarını âli eylesin.
27 yıl önce bugün, büyük bir acıyla sarsıldık.
#17Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde yitirdiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle yâd ediyorum.
Aynı acıların bir daha yaşanmaması için unutmayacağız; tedbiri elden bırakmayacak, şehirlerimizi geleceğe daha güvenli taşıyacağız.