İki camianın farkını anlatan çok basit bir detay.
Aynı şarkıda;
Fenerbahçe bahisten, illegal kazançtan, karaborsadan, terörden, futbolda siyasetten bahsediyor.
Galatasaray ise Ali Koç, Uğur Dündar ve Athena Gökhan.
İşin kötüsü Fenerbahçe aynı şarkıyı kullanarak farklı sözlerle yeni bir beste daha yazabilir, o kadar çok konu var eklenecek…
GS’liler de farkında bunların. O yüzden takımlarını desteklerken hep bir gizli utanç duyuyorlar maalesef. Başları dik, yüzleri ak şekilde göğüslerini gere gere savunamıyorlar takımlarını. Keşke bu işlere girmeseydi kulüp diye hayıflanıyorlar bize çaktırmadan.
Kulüplerini rahatça savunamadıkları için de madem bari rakibimizi bataklığa çekelim diyorlar. Bütün taktikler bu yüzden. Üzerimizdeki boktan başkalarına da sürelim, onlar temiz kalmasın diyorlar.
Ne demişler? Öküz saraya çıkınca kral olmaz ama saray ahır olurmuş. Galatasaray ne kadar şampiyonluklar da yaşasa hiçbir zaman Türk futbolunda özenilen, gıpta edilen kulüp olmadı. Bunun acısındandır ki, Türk futbolunu ahıra çevirdi.
Kendi taraftarına, derneğine “baskın” yapan, seçilmiş, oyla gelmiş ve oyla gidecek bir “bireyi” resmi sayfadan aklamak, korumak için saçma sapan, yalan, ikna edici bile olmaya çalışmayan bir rezillik örneği daha. Dur bakalım neler görecek bu gözler…
Kamuoyuna Duyuru
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sayın Ali Y. Koç’un, daha önce duyurusunu yaptığımız üzere gerçekleştirdiği bir dernek merkezi ziyaretine ilişkin kamera görüntüleri, bağlamından koparılmış şekilde, hukuk dışı yollarla kamuoyuna servis edilmiştir.
Tehdit iftirasını meşrulaştırmak adına, söz konusu görüntülerin giriş ve çıkış anının kesilerek, bütünlüğünden uzaklaştırılmış şekilde algı oluşturma amacıyla paylaşılması, açık bir manipülasyon çabasıdır. Bu eylemi gerçekleştiren kişi ya da kişiler hakkında gerekli hukuki süreç başlatılacak; tarafımızca suç duyurusunda bulunulacaktır.
Ayrıca, bu açıklamanın yapıldığı an itibarıyla, gerçeklerin ortaya çıkması adına söz konusu ziyarete ilişkin girişten çıkışa kadar olan tüm kaydın kesintisiz yayınlanmasına tarafımızca onay verildiğini kamuoyunun bilgisine sunarız.
Kendilerine "Fenerbahçe Derneği" adını veren bir oluşumun, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı’na ait görüntüleri manipülasyona açık bir biçimde kamuoyuyla paylaşmasını, büyük Fenerbahçe camiamızın takdirine bırakıyoruz.
Saygılarımızla,
Fenerbahçe Spor Kulübü
Kaldı ki dünya üzerinde aktif futbolcular arasında bir pası vermedi diye eleştirilecek son adam Dusan Tadic’tir. Yanlış kararı yok mu, tabi ki var. Ama bu kadar yüksek yüzdeyle doğru pası atan adama şöyle abartılı bir hareketle tepki vermek az gelişmişlikten başka bir şey değil.
Şu kavganın da sorumlusu yönetimdir. Maaş düzeyi belli bir seviyede olan takıma kaptanlarının, en yüksek maaş alanlarının 3 katı maaşla, hayatı boyunca ciddiyeti tartışılmış adamı tutar getirirsen, o da böyle abartılı söylenmeyi kendine hak görür.
"Biz yönetim kurulu olarak görevimizin başındayız ve mücadelemize devam edeceğiz. Fenerbahçe, tribünden yapılan tezahüratlarla başkan değiştirecek bir kurum değildir."
118 yıllık kulüp tarihinin en büyük kara lekesidir bu cümle.
Ortalık çakma milliyetçi dolmuş. Kötü olduğunu kabul ede ede Türk olsun derdindeler. Nasıl daha iyi olur diye bir amaçları da yok.
Konuyla ilgili Obra’nın yıllar önce söylediği şu söz geldi aklıma. O gün de haklıydı.
Daha açık.
Mesela biz de bilirdik Lefter’in, Zeki Rıza’nın, Can Bartu’nun tüm emanetini masaya koymayı.
Biz de bilirdik kulübü FETÖ’nün üyelerine açmayı. İştahla, heyecanla, kemik görmüş it gibi koşarlardı. Ertuğrul Sağlam, Hakan Şükür, Okan Buruk ve daha nicesi giyerdi formayı.
Mehmet Ağar ile de el sıkışırdık, Mesut Yılmaz belki Fenerbahçeli olmazdı ama Özal’ın hatrına Haluk Ulusoy’u başkan yazmazdık TFF’ye, bulurduk birini, koyardık koltuğa,
MHK başında olurdu bizden biri, Göksel Gümüşdağ belki biraz dışarıda kalırdı ama sesini de çıkartamazdı,
Aykut Kocaman bir takımda teknik direktör olurdu Oğuz Çetin diğerinde. Rıdvan TFF’de yükselirdi, Müjdat başka yerde.
Biz de bilirdik yatıp bacaklarımızı köküne kadar açınça kazanacaklarımızı. Balyoz’da susmayı, Ergenekon’da sağa sola bakmayı, 3 Temmuz olduğunda “aklanında gelin” diye Mehmet Berk’in yanında kaybolmayı.
Biz yapmadık. Biz “Rağmen varız.” Çok güçlüyüz. Siz yaptınız. “Sayesinizde varsınız”
Akıllısınız. Aklınız yaptığınıza yetmiyor. Koltuk değneği düşünce haliniz harap.
Biz hep orada, en tepede, bir yıldız gibi olacağız.
🟡🔴 Temsilcimiz Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında Hollanda deplasmanında!
🇳🇱 AZ Alkmaar x Galatasaray 🇹🇷 | #UEL
🏟️ AZ Stadion
⏰ 23.00