Kaçak madende çalıştırılırken iş kazası geçiriyor maden sahipleri arabanın bagajına atıp götürüp ormanda yakıyorlar.. geriye de bu ürkek fotosuyla beraber engelli çocuklarının olduğu yoksul bir aile kalıyor.
🚨 BİR TELEFON UĞRUNA: VELİ EREN ATAY!
3 yıl önce...
İzmir'de Deliklikoy bölgesinde gezen bir aile plajda cep telefonu bulur.
Alırlar ellerine incelerler.
Etraflarına bakarlar, sağa-sola başlarını çevirirler kimsecikler yoktur. Telefon açıktır ancak sadece ekranı kilitlidir.
Polise veya en yakın güvenlik birimine telefonu teslim etmek yerine, koyarlar çantalarına ve yaşadıkları Manisa iline götürürler.
İçlerinden biri der ki;
— Telefona format atıp kullanalım!
Aile üyeleri bu durumu onaylar.
Bir kişi bile "Ya hu bu telefonun sahibi kimdir acaba?" diye sorgulamaz!
Günler geçer, kapı çalar. Karşılarında polis memurlarını gören aile üyeleri şaşırır;
- Ne oldu memur bey, hayrolsun?
- Aylardır aranan 19 yaşındaki Veli Eren Atay'ın cep telefonu sizin evden sinyal verdi?
Aile üyelerinin elleri ayakları birbirine dolaşır!
- Evet, biz plajda bulduk size vermek yerine kullanmak daha cazip geldi, neticede bedava telefon!
demediler tabi ki...
- Telefonu bulduk, sürekli çalıyordu, ekranı kırıktı ne yaptık ne ettik açamadık. Sonra alıp Manisa'daki evimize getirdik. 2 ay sonra da ihtiyaç hasıl oldu. Format attırdık, kullanmaya başladık!
dediler!
Telefon alındı, format atıldığı için ve yedekleme işlemine uygun bir cihaz olmadığından ekiplerin işine yarayabilecek hiçbir done kurtarılamadı!
Mahkeme, Manisa'daki aileyi suçlu bulmadı, serbest bıraktı.
#VeliErenAtay ise 3 yıldır kayıp!
Annesi kendisine teslim edilen evladının format atılmış telefonu ve fotoğraflarıyla evladının bulunmasını bekliyor!
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş:
-Daha otopsi yapılmamıştı, Vali bana “senin kızın intihar etmiş, daha yapılacak bir şey yok” dedi. Ben itiraz ettim o bağırdı, ben itiraz ettim o bağırdı, sinirlendi çıktı gitti.
-Benim kızımın başına ne geldiğini sonuna kadar araştıracağım. Canıma da mal olsa mücadele edeceğim.
-En son büyük bir delil çıktı; 2 erkek DNA’sı tespit edildi Rojin’in vücudunda. Onda da 1 sene bizi oyaladılar, bu “bulaş olabilir” dediler. Taşıyan kişiler, doktorlar vs. En son 195 kişiye bakmışlar, DNA’lar kimseninkiyle eşleşmedi. Akrabalar, bizim çocuklar, bizimkilerin de hepsine baktık kimseyle eşleşmedi. Bu ne anlama geliyor? Bu bir cinayettir, belli. Katiller bu DNA’ların sahibi.
-Her iki köy ve üniversite içindeki DNA’lara, hatta rektör ve akrabalarına da baksınlar dedik. Düşünün ki bir iple makarası orada, ucunu aramıyorlar makarayı komple çöpe atıyorlar, diyorlar ucu bulamadık.
-Avukatlarla ricada bulunduk, Rojin’in telefonunu bıraktığı yerde o gece saat 7’yi beş geçe kim o gece oradaymış, kimin telefonu sinyal vermişse orada da bir ipucu elde edebilirler. Onu da yapmamışlar.
-Hem ben hem Gülistan’ın ailesi, ikimiz de fakir aileyiz. Ben amelelik yapıyorum. 21 yaşına kadar o çocuğu ne eziyetle büyüttüm.
-T24
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
iki çocuk dışarı çıkıp birer simit yiyip birer meşrubat içse 500 lira. iki ergen bi sinemaya gidip birer kahve içse 1.000 lira. çocukları sanal dünyaya hapseden sizsiniz
Yazın Erdek sahilde her gün aynı saatte vapurda son ses izmir marşının çalınması ve plajda ki herkesin çantasından bayrak çıkartıp eşlik etmesi inanılmaz bi şok anıydı :)
Henüz 10 yaşındayken pedofili sapığı Epstein ve ortağı Maxwell'in ağına düşen Sarah Ransome;
"Ben bunların eline düştüğümde 10 yaşındaydım ve bazen günde 3 kez tecavüze uğradığım oluyordu.
Ve o adadaki tek kız ben değildim; orası tecavüze uğrayan kızlarla doluydu.
Ben 17 senedir bu zindandayım, Ghislaine Maxwell’in ölmesi lazım"
Esptein listesinde adı geçen büyük başlar hakkında henüz ciddi bir adım atılmadı.
Ancak öyle anlaşılıyor ki, “halı çekme operasyonu” başladı.
ABD İran
Katil #İlhanİhtiyaroğlu nun babamın arabasında açtığı hasar. İnanabiliyor musunuz, sadece bu kadar. O nedenle Babamlar kaza olduğunu bile anlayamamış. Olasılıkla neden öldürüldüğünü de anlayamadı. Yüreğim yanıyor, kalbim acıyor.
#AbdullahÖğretmen için adalet.
çekiliş❣️
aranızdan 1 kişiye işletmemdeki bu kolyeyi hediye edeceğim yapmanız gereken tek şey tweeti rtlemek. alana aşk mutluluk bolluk bereket huzur sağlık getirsin.
Muhalefeti tasfiye ediyorlar, cumhurbaşkanı adayını tutukluyorlar. Aynı anda İstanbul’un köprülerini, yollarını, arazilerini satıp küresel odakların sahip olacağı bir ada yaratıyorlar. Tablo açık, koltuklarını korumak için egemenliği paylaşıp ülkeyi emperyalizme pazarlıyorlar. ++
Sahte diploma çetesinin, 6 Şubat depremlerinde ölen avukatlara ait mezuniyet kayıtlarını sistemden silerek bu boşluğa sahte mezunlar yerleştirdiği ortaya çıktı.
Barış Pehlivan: "300'e kadar saysın izleyenler. Niye biliyor musun?
2022'de açıklanan rakama göre, son 10 yılda 300 atanamayan öğretmen intihar etti.
Bu insanlar gerçek mezundu. Bu adamlar, o sahte diplomayla onların yerine oturdular."