Komm, lass uns für einmal Freunde sein;
Lass uns das Leben leichter machen;
Lass uns Liebende und Geliebte sein;
die Erde soll nicht einem allein gehören.
Y.E.
1- Dikkat ederseniz Koray Pehlivanoğlu isimli hesap da aynı taktiği uyguluyor ve aslında hiç vakıf olmadığı Astrofizik ve Kuantum Mekaniği gibi alanlarda Yapay Zeka desteğiyle ateist ideolojisini savunmak için yanıltıcı yorumlar yapıyor.
+++
✨19 FETİH SURESİ✨
📌Sessizce bir köşeye çekilip kimselerin görmeyeceği bir yerde 19 Fetih Sûresi Okyarak "Allah’ım sana sunuyorum demeli" (***)
📌Hizmetin ilk gelişme dönemlerinde 19 Fetih Sûresi’ni çok okudum.. Rabbimin çok lütuflarını gördüm. (***)
“Sürekli münakaşa eden kişi yalnız kibirli olduğu için tartışmıyor; tartıştıkça kibir alışkanlığını da besliyor.
Sürekli insanların kusurunu konuşan kişi yalnız meraklı olduğu için bunu yapmıyor; bir süre sonra zihni kusur aramaya ayarlanıyor.
Yani:
Kalp sözü üretiyor, söz de kalbi eğitiyor.
Bu yüzden dil terbiyesi yalnızca “dışarıya zarar vermeme” meselesi değil.
İnsanın kendi kalbini neye dönüştürdüğü meselesi.
Gazali: “Kalem iki dilin biridir.” der.
Yazmakta aynı işi yapabilir.
Taklit de.
İşaret de.
Veya bugünkü karşılıklarını düşünün:
Tweet.
Ekran görüntüsü.
Video kesiti.
İmalı emoji.
Alıntı tweet…
Teknoloji değişti. Ahlak sorusu değişmedi.
Bir görüntünün sahte olup olmadığını araştırmak teknik bir iştir.
Onu yayıp yaymamak ise ahlaki bir karardır.
Hukuki mülkiyetten söz etmiyorum.
Ahlaki yetkiden söz ediyorum.
Gazali, Hz. Peygamber’den (s.a.v.) şu ölçüyü aktarır:
“Bir kişi bir söz söyledikten sonra etrafına bakınırsa, o söz emanettir.”
Burada çok ince bir şey var.
Adam:
“Bunu sakın kimseye söyleme.” demiyor.
Sadece etrafına bakıyor.
Yani sözün mahremiyetini davranışıyla belli ediyor.
Ve bu bile emanet sayılıyor.
Şimdi bugüne gelelim.
Misal, bir arkadaşınız size aile hayatıyla ilgili özel bir meseleyi anlattı.
Artık biliyorsunuz.
Ama bilgi zihninize girdi diye üzerinde sınırsız yetki kazanmıyorsunuz.
Bir çalışma arkadaşınızın kusurunu gördünüz.
Artık biliyorsunuz.
Ama bunu bütün şirkete veya başka bir yere duyurma yetkisi kendiliğinden doğmuyor.
Bir özel mesaj önünüze düştü.
Mesaj gerçek olabilir.
Fakat gerçek olması…����🏻
https://t.co/Md06B3HzeB
Gurbette kardeşlik, önce büyük kurumlar ve yeni yönetmelikler kurmakla değil; kırgın bir insanı dinlemek, yalnız bir aileyi ziyaret etmek, işsiz birine iş bulmak, hakkında konuşulan kişiyle doğrudan görüşmek ve haksızlığa uğrayana hakkını teslim etmekle başlar.
Son operasyonlarda polis ve müdürleri yüzlerini şapka ile kapatıyorlar!
Herkes biliyor: bugünler gelip-geçici, bağımsız mahkemeler kurulacak, bakanından müsteşarına kadar yargılanacak…
Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul gözaltına alınır alınmaz, Perinçek medyası ile iktidar medyası hemen “Evinden paralar, altınlar çıktı” diye iftiraya başladı!
Bu bile yapılan operasyonun nasıl bir tuzak olduğunu anlamak için tek başına yeterli.
Yapılan açıkça zulümdür!
Bugün hangi Müslümana mikrofon uzatıp
“Kerbela’da olsaydın kimin yanında olurdun?”
diye sorsanız, büyük çoğunluk “Hüseyin’in yanında olurduk” diyecektir.
Çünkü olay yaşanmış ve bitmiştir; risk veya maliyet taşımaz, ayrıca bu yanıt destek kazandırır.
Ancak “günümüz Yezidlerine söyleyecek bir şeyiniz var mı?” diye sorulduğunda, korkuyla kaçışırlar.
Çünkü güncel Yezidlere karşı durmak için öncelikle Yezidlerden değil, Allah’tan korkmak ve O’nun rızasını aramak gerekir.
Halkın kusuru, önlerinde yürüyen rehberlerin kusurundan azdır; koca tarikat imamları Allah’tan korkup zulme ses çıkarmıyorlar. Balık baştan kokuyor, vesselam!
Birine yapılan zulme karşı çıkarken “aynı düşünmesek de, çok farklı görüşlere sahip olsak da…” gibi açıklamalar yapmak biraz yakışıksız kaçıyor!
Kime yapılırsa yapılsın; zulüm, zulümdür.
İzaha lüzum yoktur.
Alparslan Kuytul’a yapılan adaletsizliktir, haksızlıktır, zulümdür.
Aydınlık Gazetesi'nin Alçak Planı Deşifre Oldu!
Aydınlık Gazetesi'nin haberinde kullanılan görüntünün Alparslan Kuytul Hocaefendi'nin evine ait olmadığı gerçek görüntüyle yapılan karşılaştırmada açıkça görülüyor.
SuçDeğil SusDosyası
AlparslanHoca Gözaltında
SemraKuytul Gözaltında
#AdanaEmniyeti
Ben Meryem Kuytul. X hesabıma kısıtlama getirildiği için buradan devam ediyorum.
Tetikçi ve iftiracı medya bizim evimizden çok miktarda para ve altın çıkmış gibi algı yapmak için bizim evimize ait olmayan görüntüleri edit yapmış. Ama ben size her şeyi kaydettigimizi söylemiştim +
Alparslan Kuytul Hocanın Gözaltına alınmadan önceki son konuşması:
- Herkes hukukun kimlerin elinde olduğunu anlasın.
- Biz hiçbir zaman korkmadık kaçmadık
- Arkamızda Allah olduktan sonra karşımızda kimlerin olduğunun önemi yoktur.