Bencil ve pervasız bir eş seçiminin tahlili; hak etmediğiniz muameleyi size reva görmesinden geçer.
Acı bir tecrübe, berbat bir evlilikten her zaman yeğdir.
Bir görücü var. Çocugu anlat anlat bitiremiyorlar. Ailesi falan da çok istiyor. Hani söylediklerine göre kriterlerime de uyuyor. Zorla fotoğraflarını gösterdiler ve dehşet yakışıklı da. Acaba nasıl bir kusuru var
Mayanızın çürük oluşunu ve bundan ötürü başınıza gelen musibetleri ibadetlerle ve yardımlarla savuşturma düşüncesine tanrıyı kandırmak diyoruz.
Acınası bir "kendinden" kaçış, utanç duyulacak bir onursuzluk..
Yaşattığı yıkımı kurban rolüyle kapatmaya çalışan kıymet bilmez bir arsızsanız; kendi çorak toprağınızı bağ bahçe sanarsınız.
İnsan seçimlerini yaşar. Rüzgar ekip, fırtına biçiyorsanız güllerim neden savruldu diye yakınmayacaksınız; hem de o gülleri bir başkası emekle ekmişken.
Birey olamamış, kimliğini inşa edememiş, aile, akraba ve çevre etkisinden hürleşememiş insanın bilinçaltındaki arzusu; kendi ahalisine söz edemeyip, ele aslan kesilme ve tüm bu olunmamışlığı ve eğretiliği aşabilen insan üzerinde tahakküm kurma, yontma ve ehlileştirme üzerinedir.
Satürn; eklem, kemik, sinir uyarlarıyla tehlike için öncül alarm sistemi olarak çalışır. Nişanıma birkaç hafta kala dizlerimde ciddi ağrılar oluşmaya başlamıştı. Daha önce diz ağrısı yaşamamıştım. Karşı taraf nişandan vazgeçip, ilişkiyi bitirdiğinde ağrılarım kendiliğinden geçti.
Satürn prensibine uygun yaşamadığınızda eklemlerinizde, cildinizde, kemik ve dişlerinizde sorunlar başlar. Buna aceleci olmak da diyebilirsiniz, kendinize vakit ayırmamak da, aşırı çalışmak da. Bu nedenle Türk kadınlarında eklem rahatsızlığına çok rastlanır.
Aslında konu Satürn çakrasıyla ilgilidir. Her gezegen bir çakrayı sembolize eder.
Neyse dün karma sınıfının son dersini yapacağım, dizimdeki ağrıdan oturmakta zorlandım ders boyu. Beş gün ders, yedi gün danışmanlık derken Satürn çakram alarm verdi.
Karmada meditasyonlar vardır. Bunlar çakraları sağlıklı çalıştırmanıza yardım eder. Aynı zamanda Satürn prensibine göre yaşamanızı sağlar. Sizi yavaşlatır misal. Ders sonrası meditasyon yaptım. Beş gündür süren ve dün alarm veren ağrıdan sabah eser kalmamıştı.
Bundan yıllar önce üniversite son sınıfta haddinden fazla ders çalışmaktan cildimde alerjik reaksiyonlar ortaya çıkmıştı. Satürn Oğlak olmak da bir sorun kısacası🥲
Yani sözün özü bir sağlık sorununun başındaysanız ilgili gezegeni olması gerektiği gibi çalıştırarak şifa bulursunuz. Fazlanın da zarar olduğunu unutmadan tabii.
Bugün Kurtuluş mücadelesinin tohumunun atıldığı bir yıl dönümü olsa da ender bilinen; aynı zamanda Atatürk'ün doğum günü olduğudur.
Bazı insanlar dünyaya kutsanmış ve seçilmiş olarak doğarlar. Şu doğum haritasının kudretini ve ağırlığını görünce şaşırmamak elde değil.
#19Mayıs
Nasibi talih olup da onu hor görüp üzerine basanı, ihanet ettiği kader bir gün sırtından vuracaktır.
Çünkü mühletin de, ümidin de bir layığı vardır. Hakkı ölüm olana, ferman yaşamdan gelir.
Değişmez trajedi.
Riyakar, ilgi bağımlısı, politik doğrucu ve nankör insanın asıl dramı, tüm bu çarpık ve çapsız erdemsizlik içerisinde bir de tanrıdan medet ummasıdır.
Bambaşka bir yüzsüzlük.
📌YÜZEYDEKİ OLAYLARIN ARKASINDAKİ YAPISAL BAĞLARI OKUMAK
❗ Bilimin ve nitelikli analizin temel işlevlerinden biri "görünmeyeni görünür kılmaktır."
@_agustoperez bazı toplumsal olayları sadece "tesadüf" veya "delilik" olarak geçiştirmeyip, arka plandaki makro dinamiklerle bağ kurarak müthiş bir entelektüel refleks göstermiş.
🔴 Bilim, doğada veya toplumda ilk bakışta görülmeyen nedensellik bağlarını ortaya çıkarır. Sosyal bilimlerde ve jeopolitikte de durum benzerdir.
Münferit gibi görünen bir olay (örneğin bir okul saldırısı), aslında daha büyük bir toplumsal çözülmenin, psikolojik savaşın veya istihbarat operasyonunun yansıması olabilir. @_agustoperez de, #Bahçeli’nin "tarım/gıda güvenliği" konuşması ile eş zamanlı olarak bölgede (Şanlıurfa, Maraş) patlak veren şiddet olayları arasında bu sorunun izini sürmüş.
Dünyadaki kaotik ve karanlık ilişkileri (hibrit savaşlar, istihbarat operasyonları) kabul etmek yerine, olayları "bir delinin çılgınlığı" olarak etiketleyip hayatına güven içinde devam etmek isteyen "küçük burjuva/beyaz yaka" refleksi, aslında bir tür bilişsel konfor arayışındadır.
Oysa, devletler ve gizli servisler, diplomatik kanallarla söyleyemediklerini bazen "asimetrik eylemlerle" (terör, suikast, iç karışıklık) yansıtırlar. Soğuk Savaş dönemi (Gladio operasyonları vb.) bunun tarihsel kanıtlarıyla doludur. Dolayısıyla, bu tür olayları birer "mesaj" olarak okumak, her zaman temelsiz bir komplo eylemi değil, aksine realist bir uluslararası ilişkiler okumasıdır.
❗ Gerçek bir analiz, ne her şeyi tesadüf sayan bir saflığa ne de her şeyi kusursuz bir üst aklın planı gören kaderciliğe düşmelidir. Bilim, tam da bu iki uç arasındaki rasyonel köprüdür.
🔴 @_agustoperez'in hakkını teslim etmek gerekiyor; meseleyi büyük veri (big data), dijital ayak izi ve psikolojik manipülasyon gibi tamamen rasyonel ve güncel zeminlere oturtarak, ayakları çok daha yere basan ve modern dünyanın karanlık gerçekliklerine dokunan bir dijital sosyoloji ve istihbarat felsefesi analizi sunmuş.
Zaten teknik olarak makyavelizm, Marquis De Sade'ın felsefesi olan dualitenin illüzyonluğu ve mutlak kötü tanrı / mutlak kötü evren anlayışına oldukça paralel bir görüştür. Gerçeklik (doğanın işleyişi) ve şeytanilik (doğanın insana olan izdüşümü) içiçe realitelere sahiptir.
Bu niye oluyor biliyor musunuz? Siz hayatınızda hiç kayıp yaşamamışsınız, kimseyi kaybetmemiş acı çekmemişsiniz bu yüzden değer bilmiyorsunuz. Tutmak, yaslanmak,hayat mücadelesi hiçbirinden haberiniz yok. Sizin sadece canınız sıkılıyor.
Hayata seninle aynı perspektiften bakmayan insanlarla yürümeye çalışırsan; bir süre sonra kendini en açık şeyleri açıklarken, en basit şeyleri savunurken ve karakterini bile gerekçelendirmek zorunda kalırken bulursun.
Ve sürecin mimarı yani inşa edicisi olan taraf, eseri yani ilişkiyi baltalayan etmenlerden cihetle, bir daha onarılamayacak ve yerine konulamayacak kertede, tüm bu gösterilen iyi niyete kefareten, yerini muazzam bir düşmanlık ve kalan ne varsa yok etme arzusuna kendisini bırakır.
İlişkilerimizde 'anlayış zehirlenmesi' diye bir gerçek var.
Sizi anlamak için can atan, hatalarınızı toyluğunuza veren, 'insandır bazen şaşar' ya da 'kötü bir dönemden geçiyordur' diyerek sizi hoş gören o insanlar; zamanla gösterdikleri o sonsuz sabırlarından zehirlenirler. Bu derin anlayışın suistimal edilmesi, kişinin iyi niyete dair inancını kökünden zayıflatır.
Gelinen noktada, bu insanları anlayışsız biri yapmaz; sadece anlayışlarının kötüye kullanılması sonucunda, artık bu çabayı göstermeye dair umutlarını yitirmişlerdir. Onlar aslında anlayış zehirlenmesi yaşayan, nezaketlerinin saflık sanılmasını ya da iyi niyetleri yüzünden aşağılanmayı artık reddeden olgun ruhlardır.