"BU KADAR CHP'Lİ TAKLA ATARAK AKP'YE GEÇERKEN..."
🗣️İsmail Saymaz (@ismailsaymaz): Bu kadar CHP'li siyasetçi adı soruşturmada geçiyor diye takla atarak AKP'ye geçerken, Demirtaş yalnızca DEM Partililere 'Oyunuzu AKP'ye verin' dese şimdiye dışardaydı. Buna bile tenezzül etmedi, 10 yılı cezaevinde geçirdi.
@inanmutlu1 Beyaz ette iktidara yakın yeni bi oyuncu giriyor monopol oluyor diye yorumluyorum ben. Artık tavuk yetiştirmenin de yollarını bulmak lazım.
Avukatlar günlerdir burada on gün evli olup ya da bir yıl evli kalıp yıllardır nafaka ödeyen insanları arıyor ama bulamıyor. Oysa 25 yıl evli kalıp bir yıl bile nafaka alamayan binlerce kişiyi anında bulabiliyoruz. Nafaka mağduriyeti sadece yalandan ibaret.
Bundan bir ay önce falan burada, kadınlar kariyer yapmak için evlenmiyor evlenenler çocuklarıyla ilgilenmiyor diye ağlayanlar şimdi nafaka meselesi olunca çalışın kardeşim size bakmak zorunda mıyız diyorlar. İkisini de diyen aynı erkek tipi, aynı kişiler. İlginç
Kemal Kılıçdaroğlu, insanlara direnmeyi, sokağı, meydanları unutturan kişidir. Kılıçdaroğlu'nun 13 yıl boyunca muhaliflere öğrettiği tek şey sinmek ve her yenilgiyi kabullendirmek oldu.
İstanbul'un bütün polis gücü Taksim ve çevresindeydi.
Hatta o da yetmemiş Bursa ve Sakarya'dan yedek polis getirmişlerdi.
Gaz bombası stokları tükenmişti.
Onu da Antalya'dan ikmal ettiler.
Yani Ayağa Kalkmış bir halkın karşısında hiçbir güç duramaz.
Silivri’de; ailemden, sevdiklerimden ve çok özlediğim Şişli’den uzak geçirdiğim dördüncü bayram…
İnsan burada en çok, kendine iyi gelen şeyleri hatırlıyor. Bir çocuğun kahkahasını, bir sofranın telaşını, pazardan dönen bir teyzenin duasını…
Şişli’yi de en çok böyle taşıyorum içimde.
Elbet yine aynı sokaklarda buluşacağız dostlarım.
İyi bayramlar 🌿
Kemal Kılıçdaroğlu’nun demeçlerinden anlıyoruz ki, ne kurultay yapma ne de meclis grubunu toplama niyeti var. Her eylemi ve sözüyle ben buraya genel müdür olarak atandım. Burası artık muhalefet partisi değil, iktidarın tasarrufu altındaki bir genel müdürlüktür diyor. Erdoğan da zaten bunu istiyordu. Çünkü onun gözünde CHP, Cumhuriyet’in kurucu partisi olması nedeniyle yıkılması hedeflenen bir rejimin sembolü ve kalesi. CHP’nin bırakın seçim kazanmasını böyle bir ihtimalle varlığını sürdürmesi dahi Erdoğan’ın kurmak istediği sultanik rejime bir tehdit ve ABD’nin bölge valisi Tom Barrack’ın vurguladığı meşrutiyet rejiminin akamete uğraması demek. Öyle görünüyor ki, CHP’yi kapatmak yerine, onu muhalefet partisi olmaktan çıkarıp, devlette bir genel müdürlük statüsünde varlığını devam ettirmesi hususunda Kemal Kılıçdaroğlu ile uzlaşılmış.
Bu oyunu ancak halkla birlikte hareket eden Özgür Özel bozabilir. İç ve dış tüm güç odaklarının mutabık kaldığı ama halkın aleyhine olan bu yapı yerleşiklik kazanmadan yeni bir yol bulmak başta Türkiye’de demokrasi isteyenlerin ve bunun taşıyıcılığını yapan Özgür Özel’in öncelikli görevidir. Tarihin önümüze koyduğu yol budur. Tam da şimdi hep beraber “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” deme anıdır.
gezi’den sonra türkiye’nin neyi kaybettiğinin resmi izmir’de toma’ya çıkan öğretmenin darp edilerek apar topar tutuklanması ve buna da hiçbir güçlü tepkinin verilememesi.
gezi döneminde polis ve ona dönük halk tepkisi toma tepesine çıkmaktan çok daha fazlasıyken polisin dayağı değil, halkın haklı isyanı meşrulaştırılıyordu ve bu da doğrudan ana akım tv kanallarında rahatça dile getirilebiliyordu.
bugünlerde ise türkiye’de çok partili sistem tedavülden kaldırılırken bir eylemcinim toma tepesine çıkması bir terör ve beka sorununa evriliyor,haber sanki bir adi suçlu yakalandı gibi servis ediliyor.
2013’ten sonra sokağın, halk hareketlerinin türkiye siyasetinden kazınması akp’nin en büyük başarısı ve meşruiyetinin yegane kaynağı. siyasetin tüm imkanı ankara’da bir dolu takım elbiseli adamın kulisine indirgendi. sokaksız ülke olmaz, halk hareketinden korkmayan iktidarın da yapacaklarında sınırı olmaz.
Cumartesi bir algı operasyonu sahnelenmek istenecek!
Kılıçdaroğlu cephesi, genel merkez önündeki bayramlaşma etkinliği için Türkiye’nin birçok ilinden otobüs kaldırıyor. Bunun yanında AKP teşkilatlarından da yoğun katılım sağlanması yönünde çağrı ve organizasyon yapıldığı konuşuluyor.
Daha da önemlisi; partiye çökmeye geldikleri gün para karşılığında getirilen bazı grupların, yarın yeniden kalabalık görüntüsü oluşturmak için kullanılacağı iddiaları var.
Aynı saatlerde ise Özgür Özel, Güvenpark’ta halkla bayramlaşma buluşması gerçekleştirecek. Muhtemelen genel merkeze yönelen kalabalıklara hiçbir engel çıkarılmazken, Güvenpark’taki buluşmanın İzmir’de olduğu gibi baskı ve engellemelere maruz kalacak.
Çünkü amaçları açık:
“Bakın, sosyal medyada anlatıldığı gibi değil; Kılıçdaroğlu’nun hâlâ büyük bir karşılığı var” algısı oluşturmak.
Cumartesi bunu yandaş medya ve bazı isimler üzerinden hep birlikte göreceğiz.
İşte tam da bu yüzden cumartesi Güvenpark’ta olmak çok önemli.
Özgür Özel’e verilen desteği güçlü şekilde göstermek, kurulmak istenen algıyı tersine çevirmek gerekiyor.
Öyle bir kalabalık olmalı ki;
milletin iradesine rağmen alınan kararların ne kadar büyük bir yanlış olduğunu herkes görmeli.
Haydi;
vatanını seven,
demokrasiye inanan,
halkın iradesine sahip çıkan herkes
Güvenpark’a!